













ZÜLFÜ LİVANELİ’YE
Nasıl başlasam bilemiyorum. Övgüler için hangi cümleleri kuracağımı kestiremiyorum. Ne yazsam seni anlatmakta yetersiz kalacaktır biliyorum. Ama bir yerden başlamak gerek diye düşünerek sana duygularımı yazmak istiyorum.
Özellikle müzik alanında açtığın çığır, ülkenin değil dünyanın en ücra yerlerine kadar ulaştı. Bestelerin klasikleşti. Bağlamayı eline alan senin parçalarını çaldı söyledi. Bütün bestelerini yurdun her yanı söyledi. Ağıt’ı, umudu, düğünü, direnci senin şarkıların oldu.
Leylim ley, karlı kayın ormanı, eşkıya dünyaya hükümdar olmaz, yiğidim aslanım, memikoğlan... Halkın dilinden düşürmediği türkülerdir. Anadolu’da düğünler bile senin türkülerinle şenlenir. Umut, diren, hüzün ve sevinç ile yoğrulur.
Birde o günün koşullarını düşündüğünde; senin büyüklüğün daha bir iyi anlaşılır. Ruhu Su üstadın izinden yürümek, çok sesli müzik çalışmalarının ilkini denemek ve başarmak; halkın sesiyle bütünleştirmek sana has bir iş olsa gerek.
Edebiyat alanında da büyük işler başardın. Eserlerin sinemaya uyarlandı. Seyirciler beğeniyle izledi. Romanların ilgiyle okundu.
…
Müzik ve edebiyat alanındaki başarıların, siyasetteki başarısızlığınla maalesef gölgelendi. İnsanlar büyük umutlar besledi, beklentinler oluştu. İstanbul Büyük şehir belediyesine başkan adayı olduğunuzda, söylediğiniz türkülerinizin arkasında duramamanız is tarihi bir hatanız oldu.
Milet vekilliğiniz çok sönük geçti.
…
Hatırı sayılır gazetelerde yazılarınızı yine umutla okudu insanlar. Müzik ve edebiyatta ki başarının devamını köşe yazılarınızda aradılar. Hep takip ettiler ama en sonunda pes ettiler. Siyasetteki umutsuz, çizgiler hâkimdi köşenizde de.
…
Müzikte devam etmeliydiniz. Daha birçok güzel eserler üretmeliydiniz. Müziğin yanında biraz edebiyat olmalıydı.
Ülkede birçok insan sizin bu çöküşünüzü üzülerek izledi. Halk, birçok kez sitemini dile getirdi ama hiç birini dinlemediniz. Kafanızdaki doğrular peşinde savruldunuz.
Sizin müziklerinizde büyüdü bir kuşak. Onlar için idol oldunuz. Her evde tüm kasetleriniz başköşeyi süsledi. Ankara meydanlarına yüz binleri doldurdunuz. “Güneş topla benim için” tek yürek söylettiniz.
Büyük usta!
Büyük işler başaracak güç ve yetenek var sizde. Bunu biliyor ve buna inanıyorum. Benim gibi yurt ve dünya emekçileri de inanıyor.
Herkesin yüreği bu umutla atıyor.
Biliyorum, “bazen yanlışlar doğruları görmek içindir.”
Güzel ürünler vermenizi umut ediyorum.
