













Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Marmara depreminin gittikçe yaklaştığını belirterek ''Marmara depremine bir gün daha yaklaşıyoruz. 17 Nisan'a kadar 5 ve 5'in üzerinde bir veya iki deprem olursa bunun bizim için sürpriz olmaması lazım'' dedi.
Bu kadar yoğun uyarılara rağmen her şey eskisi gibi...
“Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” mantığı ile yol alınmakta olduğu da bir gerçek…
Veciz sözleri ile gönüllere taht kuran Ziya Paşa’nın değil “Dili yok kalbimin bundan pek bizarım…” diyen İstiklal Marşı yazarımız M.Akif Ersoy’un şiirsel olarak anlattığı bir kıssadan hisse vardır.
Eşek bulmuş yemyeşil otları, güzel de bir hava var, ha bire ot yemekle meşgul… Bir bakmış bütün hayvanlar kaçıyor, neden kaçtıklarını sormuş, aslanın hızla bu yöne geldiği söylenmiş… Eşek şöyle bir kafasını kaldırmış bakmış, sonra dönmüş karnını doyurmaya devam etmiş… “Aslandan korkmuyor musun, neden kaçmıyorsun” demişler… Eşek hiç oralı olmadan “Aslan uzakta, o gelene kadar biraz daha ot yerim” demiş…
Kıssadan hisse; Marmara Depremi o aslan gibi geliyor gelmesine de kimse eşekliği üzerine alınmasın fakat gerekli tedbirler ne kadar alınıyor…
Başbakan Ankara’da durmuyor sürekli şehir dolaşıyor, yaklaşan yerel seçimler için meydanlarda kendini gösteriyor…
Bunca teknolojilere rağmen yüz yüze iletişimi tercih ediyor… Bunun meyvelerini de ne kadar dereceyi 29 Mart’ta belli olacak…
Başbakan bu arada M.Akif Ersoy’un şiirine Ziya Paşa’nın demiş ne önemi var… Bunun telafisi mümkün, “One minute…One minute…” der düzeltilir yani…
“Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey eseri;
Bir eşek göçtü mü ondan da nihayet semeri” demiş Akif…
Söz eşekten açılmışken Ziya Paşa’nın da eşek ile ilgili bir sözü vardır.
Oldukça da meşhur bir söz…
“Eşşek âlim olmaz, taş taşımakla tekkeye,
Adam insan olmaz gitmek ile Mekke’ye.”
Bu tarz eşeklerin göbeğini kaşıyanı da var, göbeğini kaşımayanı da, adam yerine konanı da var, konmayanı da, cahili de var mürekkep yalamışı da…
Artık bunu da kim üzerine alınırsa alınsın…
