Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ali Butaku
alibutaku@haberajans.com
Yine Bir Pazar Sabahıydı...
24 Ocak 2009 Cumartesi 05:37

Yine bir pazar günü. Hem ocak ayının hem pazar gününün kötü hatırası.

Daha 7 yaşındaydım o katledildiğinde. Kim olduğunu bilmiyordum. Dedem sandalyesini televizyonun önüne çekmiş hüzünlü bir şekilde ekrana bakıyordu. Bir eli çenesinde “eyvah” diyordu “eyvah”… Pazar günüydü ve pazar günleri dedemin en keyifli günü olurdu. Bu adam kimdi ki öldürülmesi dedemi bu kadar üzüyordu. Gazeteci dediler, anlamadım. Çok sonra öğrendim ne kadar büyük bir gazeteci olduğunu. Şimdi bile o katliam aklıma geldikçe (tıpkı şuan olduğu gibi) elim benden habersiz çeneme gidiyor ve “eyvah” diyorum “eyvah”…

Uğur Mumcuydu… Hani vurulduğu zaman halkının onu unutmasını istemeyen adam… Hani zalimlerin pusu kurup bedenini paramparça ettikleri insan… Hani şarapnel parçalarının ciğerine saplandığı insan… Şimdi bile bu kadar eksikliğini hissederken, o gün dedemin verdiği tepkiyi şuan çok daha iyi anlıyorum.

Uğur Mumcu ile aynı gün katledilmişti bir başka halk sevdalısı. Uğur Mumcu katliamının üzerinden yıllar geçmiş, ben biraz büyümüş, hatırı sayılır bir haber ajansında çalışmaya başlamıştım. İlk olarak haber ajansının bürosunda görmüştüm onu. Haberler konusunda haber müdürümüzle görüşmeye gelmişti. Çok sıcak bir yüzü vardı. Diyarbakır’ı en az bir Diyarbakırlı kadar seviyor ve halkı kazanmak için mücadele ediyordu. Mücadelesi “birilerini” rahatsız etmiş olacak ki fazla dayanamadılar. Diyarbakır halkının devletiyle barışmasına müsaade etmediler. İbretlik bir suikast işlediler. Hüzünlü bulutlar Uğur Mumcu’dan sonra şimdi O’na yoldaşlık edecekti. Ali Gaffar Okkan’a, tarihin gördüğü en büyük Emniyet Müdürüne…

Biz bu günü unutmayacağız. Sadece klişe laflarla anmayacağız onları. Kalbimizdesiniz hikayelerini bir daha okumayacağız. Bıraktıklarına sahip çıkacak, yapmak istediklerini yapacak, kaldıkları yerden biz devam edeceğiz. Nasıl onların görevi bu halkı aydınlatmaksa, bizimde görevimiz onların yapmalarına müsaade edilmeyenleri yapmaktır. Halk adına kendinden geçmektir. Mevki, makam, para, şan, şöhret peşine düşmeden isimsiz kahramanlar gibi halkı için çalışmaktır. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmamaktır.

Mücadeleniz kaldığı yerden devam ediyor ve edecektir.

"Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Bu bilinci paylaşmak ve bu sorumluluğu yerleştirmek zorundayız. Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci, özgürlüğün de, demokrasinin de tek güvencesidir. Bu güvence sağlanmadıkça, demokrasinin temeline tek bir taş bile konmuş olamaz. Unutmayalım ki "cesur bir kez, korkak bin kez ölür". Önemli olan, insanın böyle bir toplumda "mezar taşı" gibi suskunluk simgesi olmamasıdır. Uğur MUMCU"

Siz suskunluğun değil, isyanın simgesi oldunuz ve hala karanlıkta yolumuzu aydınlatan fenersiniz.

Aziz hatıralarınızın önünde saygıyla eğiliyorum…

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR