













AYLARDIR bu köşede ve ekonomi gazetemizde "dünya finans sisteminin dinamikleri" için ABD ve/veya İsrail'in İran'a saldırmasının "kaçınılmaz" olduğunu iddia ediyorum..
Bu "çıkarıma"
ulaşırken "siyasi bir analiz sürecini de kullanmıyorum", sorguladığım
sadece ve sadece "finansal denklem" ve "olması istenenler, geçmişte
olanlar".
Sevgili dostlar, ne Obama, ne başka bir isim! Hiçbir "tek
adam", dünyayı yöneten ve her anlamda zorlayan "askeri-endüstriyel"
yapıyı durduramaz. Durduramayacağını da çok yakında maalesef göreceğiz.
Burada Türkiye adına çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: "AK Parti'nin İran politikası", ABD ve İsrail'i yöneten "askeri-endüstriyel" yapının "İran'a saldırmak zorunda olmaları" gerçeğiyle "ters düşünce"; seçime giden bir Türkiye'de "iç siyasi denklem" bundan nasıl etkilenecek? Soru bu! Düşünelim, tartışalım...
Ergenekon'da 'yeni ipuçları' ortaya çıkabilir!
DEVLETİN istihbarat birimlerinden pazartesi akşamüstü bana ilginç bir haber ulaştı. Beni ziyarete gelen kişi, "bir süredir emekli kamu güvenlik personelinden" oluşan bir grup tarafından takip edildiğimi, kamerayla kayıt yapıldığını, cep telefonları operatörlerinden konuşma dökümlerimin alındığını ve kullandığım ortamlara dinleme cihazı yerleştirme denemesi yapıldığını detaylarıyla açıkladı. Bu "eylemi yapan" grubun tamamı görüntülerle tespit edilmiş ve içlerinden biri "resmi görevli" olarak çeteye yerleştirildiği için, "karşı operasyon" çok kolay olmuş. Benimle görüşen görevli, "...Bu arkadaşların 'kim olduğunu' bilmemize rağmen, önemli olan 'kimin taşeronları' olduklarını bulmak olduğu için şu ana kadar bir girişimde...
KOMEDİ.