













Yer çekimine inanmıyorum artık...
Kendime göre sebeplerim var tabii ki...
Bir defa yer çekimi diye bir şey olsa bazılarının ayakları yere basardı...
Bu dünyada beni en çok kızdıran şeylerden biri ayrı yazılması gereken “de” bağlacının bitişik yazılmasıdır.
Çok asabım bozulur bu durumda...
Hayatımızda ayrı yazılması gerekirken bitişik yazılan nice “de”ler yok mu?
Özellikle siyasal, ekonomik, sosyal ve toplumsal yaşantımızda...
Atılan cisim mesela taş yere düşse gerçekten bizim AB’ne çoktan üye olmamız gerekirdi...
Terör belası ülkemizden çoktan kalkmış olurdu...
Bunca eğitime yatırım yapılırken bu kadar katil ve cani insanlar yetişmezdi...
Trafiğe bu kadar insan kurban verilmezdi...
İnsanlar birbirlerine hangi meslek mensubu olurlarsa olsunlar daha saygılı daha sevgili olurlardı...
Haksızlığı meslek edinenler ve haksız olanlar bu kadar toplumun önünde olmazlardı...
Yiğitler kuru ekmeğe muhtaç olmazlardı...
Kaçanlar, çalanlar çırpanlar, haksız kazanç yiyenler, yolsuzluğu yaşam biçimi edinenler ve deveyi amudu ile götürenler alkışlanmazlardı...
Yarası olmayanlara bir sözüm yok tabiî ki...
Asla artık beni kimse inandıramaz ne yoğurdun beyaz olduğuna ne toprağın siyah...
Okul çocukları gibi “Türküm doğruyum çalışkanım...” diyerek güne başlamayı teklif ediyorum...
Gerçi bazıları da “Türküm” demek istemezler fakat en azından doğru ve dürüst olmayı öğrenirler...
Vatan gemisini batırmak için gemiye sürekli delik açanlar özellikle...
