Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Sabriye Nişancı
snisanci@haberajans.com
Yeni yıla şikayet mektubu...
31 Aralık 2009 Perşembe 13:57

Şimdi tüm herkes gibi yeni yılınız kutlu, mutlu olsun kişisel dünyanızda huzurlu, mutlu olun, kutlayın yeni yılı, yeni başlangıçları. Sevinin eğlenin sabahlara kadar çünkü bu yeni bir yıl demeyi çok isterdim, ama yine ben olayları çıplak gözle görüp, yorumlayabildiğimden. O pembe gözlükleri insanların gözünde sürekli nasıl tutuklarını bilemediğimden yine ironi dolu, yine hayatın gerçekleriyle dolu bir yazı hazırlıyorum sizlere. Aslında bu 2009’u 2010’a şikâyet eden bir yazıda olabilir.

Çünkü 2009 da ne Dünya olarak, ne Türkiye olarak nede kişisel dünyamda çok fazla sevinilecek bir durum olmadı.

2009 a zaten savaş haberleriyle başladık. Dünya savaş içinde, ölen, ağlayan çocuklar var hala, oysa daha geçen yıl tam saatler 00.00 da tüm dileklerimiz ağlamayan, ölmeyen, mutlu çocuklar, barış dolu bir dünyaydı. Peki, bu dilekler kabul oldu mu? Tabii ki hayır, hatta aksine bu savaş dolu, büyüklerin hırslarla dolu kirli dünyasında olan yine çocuklara oldu. Daha çok ezildiler, her yönleriyle daha çok istismar edildiler. Sanki bu yıl daha mı çok arttı çocuklara taciz, yoksa ben mi fazlaca duymaya başladım bu tür haberleri?

2009 da insanlar daha fazla bir cinnet geçirmeye başladı. İşsizlik, ekonomik kriz, bankalar, ümitsizlik derken, borç batağından cinnet geçiren insanlar, kendilerini ve etrafındaki insanları hiç acımadan öldürdüler ve biz bu yıl bir kez daha anladık ki günümüz dünyasında aslında cinnet geçirmek çok da zor bir olay değil. Yakınındaki insanı öldürüvermek, manyak olmak, bir genç kızın başını kesip çöp konteynırlarına atmak aslında çok kolay.

2009 da bir açılım paketi kondu önümüze, daha hiç kimse ne olduğunu bile anlayamadan teröristler bebek katilini savunarak, hala ne pahasına olursa olsun bebek katilini savunacaklarını dile getirerek, davullarla, halaylarla indiler dağdan. Sevinçle, mutlulukla karşılandılar. Diğer yandan ise şehit anneleri kan ağladı ben evladımı bu yüzden mi verdim diye, gaziler isyan etti, ben bunun için mi gazi oldum diye. Kardeş kavgası bu yıl daha bir alevlendi. Metrekarelik alanlar yüzünden daha hayatının baharındaki bir genç kız yanarak öldü, cehennemi dünyada yaşadı. Sokaklar alev aldı, Türkiye alev aldı, insanların ciğerleri yandı izledikçe, gördükçe, yaşadıkça. Oysa ne umutlarla başlamıştık öyle değil mi 2009 yılına da ve fakat bu yılda umutlar askıda kaldı, hayaller bir sonraki yıla ertelendi.

2009 yılında hala gençlerin birçoğu işsizlikten yakınır halde. Herkes bir şeyler için umut besledi fakat herkes aslında tüm umutlarının boş umut olduğunun farkındaydı. İşsizlik öyle bir hal aldı ki artık, insanlar yaşamlarını idame ettirebilmek için yanlış yollara sapmaya başladılar. Hırsızlıklar belki bu yüzden çoğaldı ve diğer bütün suçlar. Çünkü insanlar aç, çünkü insanlar umutsuz, çünkü insanlar hayalsiz ve umutsuz insan, hayalsiz insan başkalarının hayallerini, parasını ve canını çalmakta kendilerinde hak görmeye başladılar.

            Her geçen yılla birlikte 2009 dada insanların hakları öylesine yenmeye başladı ki. Halkın temsilcisi olduklarını iddia eden büyüklerimiz, çalışanlara %2lik bir zam verirken, bütün ihtiyaç maddelerine, insanların yaşayabilmeleri için her türlü imkâna %100 e varan zamlar koydular ve insanların nasıl yaşayacaklarını, nasıl geçineceklerini bile düşünmeden sırf kendi açıklarını kapatabilmek için yaptılar bunları. Bu yıl geçen yıla göre biraz daha işsizlik arttı, geçinmek zorlandı ve bu yıl birkaç çocuk daha aç ve üşüyerek, korkarak daldı uykuya.

            2009 un son zamanlarına doğru bir hastalık peyda oldu Türkiye’de ve Dünyada Domuz gribi. Ortalığa bir endişe yayıldı onlarca insan öldü ve milyonlarca insan acaba bende domuz gribi olur muyum? Ölür müyüm?   Diye korkarak yaşadı ve hala da yaşıyor. İnsanlar maske takarak sokağa çıkmayı öğrendi, temizlik alışkanlıklarını değiştirdi, hatta ve hatta sevgisini gösterme alışkanlıklarını bile değiştirdi çünkü domuz gribi dolayısıyla öpüşmek yasaklandı. Sonra aşısı çıktı bu hastalığın ve Türkiye birde bu yüzden ikiye bölündü, aşı yaptıranlar ve yaptırmayacak olanlar. Kimisi aşı olunmazsa hasta olunacağını savundu, kimi olunursa. Herkes de bir kafa karışıklığı vardı ve hiç kimse bu kafa karışıklığını atamadı. Aslında bizi yönettiğini iddia eden insanların istedikleri oldu bir yandan insanların kafası karıştı ve Onları sorgulayacak zamanları olmadı, kendi sağlıklarını düşünmekten.

            İşte bunlar ve bunlar gibi bir sürü olaylarla geçti 2009. İnsanlar isyan noktasına geldiler. Eczacılar, avukatlar, tekel işçileri bir sürü insan yürüdü meclise ama kimse seslerini duymadı. Onlar yürüdüler, haykırdılar ama ne sesleri duyuldu, ne istedikleri oldu nede yürümekle kaldırımlar aşındı.

            İşte böyle 2010 böyle geliyoruz sana. Bu gece yeni umutlarla, yine aynı dileklerle karşılayacağız seni. Ama bil ki bizler yine umutsuzuz, senden birçok şey bekliyoruz fakat farkındayız ki sana gelirken de sırtımızda taşıyoruz altında ezildiğimiz yüklerimizi. Senin biraz azaltmanı bekliyoruz fakat bilicindeyiz ki sen bizim yüklerimizi azaltmayacak tersine daha da ağırlaştıracaksın. Bundan 365 gün sonra senide uğurlaya hazırlandığımızda senide aynı şikâyetlerle yolcu edecek, senide 2011 e şikayet edeceğiz. Bu kısır döngü böyle sürüp gidecek ancak düzen düzelene kadar demiyorum. Çünkü çok iyi biliyorum ki düzen düzelmeyecek.

            Ama sen yine de hoş geldin 2010. Bize mutluluk barış ve huzur getiresin. Bu yıl bari çocuklar ağlamasın, kardeşler kavga etmesin. Bu yıl bari öfkeyle yaşamayalım, bu yıl bari harlatmayalım içimizdeki intikam ateşlerini, bu yıl bari bilelim affetmesini.

            Kendim için bir şey istemiyorum. Çoktan öğrendim ben kendim için bir şeyler istersem hayattan, çabalarsam alacağımı. Benim 2010 yılı için istediklerim hayattan, çocuklar için. Aslında en çok onları düşünüp, onlar için üzülüyorum. Bu yıl bari çocuklar ağlamasın, annesiz babasız, eğitimsiz, kitapsız kalmasın. Barış dolu bir dünyaya umutla bakabilsinler istiyorum.

            SEN YİNE DE HOŞGEL 2010. DÜNYAYA HUZUR ve BARIŞ GETİR.

Bu yazı toplam 533 defa okundu.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
ABD'nin Temsilciler Meclisi'nde Onayladığı Karar Doğru Mu?
ABD\'nin Temsilciler Meclisi\'nde Onayladığı Karar Doğru Mu? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR