Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Yeni Bir Dünyaya Uyanmak
05 Kasım 2008 Çarşamba 00:16

Aylardır heyecan içinde beklenen ABD’deki başkanlık seçimleri, okumakta olduğunuz yazı yazılırken yapılmaya devam ediyor. Bütün dünya adeta nefesini tutmuş, büyük bir merak içinde seçimlerin tamamlanmasını ve sonuçların kimi başkan yapacağının açıklanmasını bekliyor.

 

Dünyaya servis edilen haberlere bakılırsa oy kullanma oranı çok yüksek ve bu anlamda, ABD’de daha önce yaşanmamış olan bir hareketlilik var. Oy kullanma hakkı olan seçmenlerin (üniversite öğrencileri vb) çoğunun, daha önceki yıllarda pek ciddiye almadıkları seçimleri çok önemsedikleri ve ülkelerinin değişimine katkı sağlayacaklarına inandıkları Obama’yı desteklemek için sandık başında oldukları ve bu öğrencilerin sayısının da hiç de azımsanabilecek bir miktarda olmadığı konuşuluyor. Dünyadan 354 kilometre uzaklıkta bulunan Uluslar arası Uzay İstasyonu (UUİ)’de bulunan iki astronotun oy kullanmaları ve bu işlemin canlı olarak halka gösterilerek oy kullanımı çağrısı yapılması da Amerikan seçmenlerinin bu seçime verdikleri önemin bir başka göstergesi olarak ortaya çıkıyor.  

 

Amerika’da şu anda devam etmekte olan seçimlerin çok önemli bir yönü var: Bu seçim, dış dünyayı daha önceki seçimlerden çok daha fazla ilgilendiriyor ve bundan dolayı da Asya’da, Avrupa’da, Ortadoğu’da, Afrika’da ya da Orta Asya’da bu başkanlık seçimleri çok yoğun bir heyecan içinde ve beklentilerle dolu bir şekilde izleniliyor. İslam dünyası başta olmak üzere, Amerikan politikasından şu ya da bu şekilde etkilenmiş ve etkilenmekte olan yerkürenin her bir parçası, televizyonlarının başındaki meraklı insanlarla dolu şu anda…        

 

Alaska’nın seksi valisi Sarah Palin’in başkan yardımcısı adayı olarak ilan edilmesinden sonraki kısa bir dönem dışında anketlerde sürekli önde görünen Amerika’nın ilk siyahî başkan adayı Barack Hussain Obama, seçim kampanyasının temeline yerleştirdiği değişim sloganı ile ABD’de yaşayan insanların çoğunun yanı sıra seçimden şu ya da bu şekilde etkilenecek olan ülkelerde yaşayan insanların da büyük bir bölümünün gönlünü çelmiş gibi görünüyor.

 

Amerika’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra büründüğü demokrasi havarisi gibi davranan emperyalist işgalci rolünden rahatsız olan Amerikalı seçmenler, bencil dış politikaların ülkelerinin sırtına yüklediği ağır yükümlülüklerden artık bıkmış durumdalar ve bunun da etkisiyle, (mesela Irak’tan Amerikan askerlerini çekerek) Amerika’nın yayılmacı politikalarına ve işgalci görüntüsüne son vereceğini vaat eden Obama’yı destekliyorlar. Anketlere bakılırsa, hâlihazırda mevcut olan Amerika fenomeninden memnun olan ve bununla gurur duyan muhafazakâr kesimler de McCain’in kazanmasını istiyorlar. Romantik ve benmerkezci bir yaklaşım sergilemekte olan bu kesimler, Amerikan rüyasını görmeye devam ededursun, dünyanın diğer yerlerinde eser rüzgâr da Obama’dan yana…

 

Obama’nın, İran ile koşulsuz olarak masaya oturma düşüncesinden ölesiye korkan İsrail ile yine demokrat adayın Ermeni meselesi ile ilgili yaklaşımı konusunda tereddüt içinde olan Türkiye’nin Obama’ya değil de McCain’e sıcak bakması politik bir tavır olarak göze çarpsa da, olaylara politik yaklaşmaya halklar tarafından Obama en iyi seçim olarak görülüyor. Statükonun devam etmesini sağlayacak yeni bir Bush olarak görülen McCain’in sıradan insanlar arasındaki algılanımı ise bu açıdan son derece olumsuz bir görüntü arzediyor. Çünkü statüko denince, akla, Ebu Gureyb skandalları, Guantamano kampı, işkence görüntüleri gibi rahatsız edici şeyler geliyor.    

 

Öte yandan Fahrenheit 9/11’in yönetmeni Michael Moore gibi radikal Bush karşıtlarının ileri sürdüğü McCain kazanacak iddiası var ki, bu tahmin pek mantıklı görünmüyor. Oldukça sıra dışı/akıl dışı olduğu görülen bu tahminin temelinde yatan şey ise şu: Neoconlar, demokratların kazanmasına izin vermezler. Obama’nın başkan olmasına Amerikan derin devleti ve neocon yapılanması asla müsaade etmez.

 

Obama’ya oy verenlerin hayal kırıklığına uğrayacaklarını, Obama kazansa bile, bunun halka bildirilmeyeceği ve McCain’in başkan yapılacağı gibi spekülasyonların yayılmasının temelinde yatan bu ana argüman ne derece temelli ya da temelsizdir, seçimler tamamlandıktan sonra (birkaç saat daha var bu ana) ortaya çıkacak, fakat şu haliyle bu iddialar tuhaf varsayımlara dayanan kaygılı komplo teorileri olarak gözüküyor. Ayrıca Rus liberal demokratlarının lideri olan aşırı milliyetçi Vladimir Jirinovski’nin, Barack Obama’nın Amerika’nın Gorbaçov’u olacağı ve ABD’yi yıkacağı, ancak yeniden inşa etmeyeceği şeklindeki tezi de pek önemli ve dikkate değer bir tespitmiş gibi durmuyor.

 

Sonuç olarak şunları söylemek mümkündür: Bütün dünya nefesini tutmuş bir şekilde yeni Amerikan Başkanı’nın kim olacağının belirlenmesini bekliyor. Çünkü yeni başkan, yalnızca Amerika için değil, bütün dünya için çok önemli… Küresel krizin boyutları, Ortadoğu’daki Amerikan varlığı, Rusya-Amerikan çekişmesi, Türk-Amerikan ilişkileri vb gibi birçok meselenin geleceğini belirleyecek olan bu seçimlerin galibi, dünyayı değiştirebilme gücüne sahip olabilecek ve şu ya da bu şekilde dünyanın birçok bölgesinin kaderinde önemli bir rol üstelenecek. Tüm bunlardan dolayı da, yarın yeni bir dünyaya uyanacağımızı bilelim: öyle ya da böyle, iyi ya da kötü bir dünya…

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR