













Eğ er terslikler peşi sıra geldiyse yaşamında, daha okul sıralarında yanlış insanlarla tanışıp, seni okuldan soğutacak yanlış eğitmenlerin eline düşüp, yanlış kararlar verip de kendi kendini zora soktunsa eğer,
Ya da pamuklar içinde büyüyüp , yaşam denen zorlu yolda daha önce hiç kendi ba ş ı na yürümeyip , hep istediğ ini aldıysan ellerine,
Ve sonunda sana geldiyse bu ya şam l â birentleri içinde doğ ru yolu bulma sırası,
İlk işin başını iki elinin arasına alıp sessizce düşünmek olacak.
Önce iyi niyetli olacaksı n, kendine verdiğin kadar başkalarına da değer vereceksin, aldatmaya, kullanmaya değil, öğrenmeye çalışacaksın, yaptığın iş ya da i şler her ne ise o işin tezgâh ı nı değil önce mutfağını öğreneceksin , ince ayarları nı bileceksin , bir müteahhit olarak dü şüneceksin kendini iyi niyetli ve işini iyi bilen biriysen sa ğ lam binalar yapar öyle satarsın ve yıllarca içinde oturanlar dua ederler sana. Ama gözünü para hı rsı bürümüşse, dolar yeşili gözlerle bakıyorsan etrafa geleceği umursamazsın ve belki de sende şantiyedeyken günahsız işçilerinle birlikte başına çöküverir o bina ya da en ufak bir sarsıntıda günahsız insanlar yaralanır, ölür ve sen hapsi boylarsın kazandığın o bol sıfırlar ile.
Önce sevilecek biri olacaksı n, saygı uyandıracaksın çevrende. Tabii bunlar sana lüks bir yaşam kazandırmaz, gün gelir faturalarını, gün gelir kiralarını ödeyemez, gün gelir evine ekmek götüremezsin ve hatta seni acı masızca kullanan, üzerine basıp basıp seninle prim yapan arkadaşların tarafından borçlandırılabilir, borç batağına çekilebilirsin hatta varını yoğunu almaya bile çalışabilirler. A ma kimse de senin boynuna haysiyetsizlik yaftası nı takamaz, iş bilmez diyemez, onurun ve şerefin lekelenmez, sana kötülük yapanlar kendi kötülükleri ile ceza buluverirler günü geldiğinde.
Demem o ki değ erli genç arkadaşım beş vakit namazı nı kılmayabilirsin, orucunu tutmayabilirsin onlar senin Allah ile arandadır ve hiç kimse karışamaz. Fakat ya şad ığı n şartlar ne olursa olsun insanlara zarar vermeyi, kullanmayı ve birilerinin sırtına basarak bir yerlere gelmeyi düşünmemelisin, ömür dediğin bir nefeslik zaman içerisinde," nasıl bilirdiniz" sorusuna ağızlardan olduğu kadar yüreklerden de yükselen “ iyi bilirdik” nidaları gelsin aklı na. sen nasılsa yaşadıkça öğrenecek ve daha onlar planlama halindeyken tanıyacaksın sana zarar vermek isteyenleri.
Şimdi ben bunları neden mi yazdım, belki anlar birileri ve belki anlatır birilerine... Mübarek Ramazan-ı Şerif’i yaşadığımız şu günlerde
YA
ŞADIKLARIMDAN Ö
Ğ
RENDİĞİM BİRŞEY VAR
Ya
şad
ı
klarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,
göğ
e,
bütün evrene karışı
rcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
Ataol BEHRAMOĞ LU
“ Kendisine ula şamad ığı m için haber vermeden şiirinin adını yazımın başlığında ve şiirinin tamamını finalde kullandığım, Sayın Ataol Behramaoğlu’na saygılarımla”
