Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Yargıtay\'dan Hükümete Sert Eleştiri
Yargıtay'dan Hükümete Sert Eleştiri
06 Mart 2010 Cumartesi 00:31
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, “Görüyoruz ki yapılmak istenilen düzenlemelerle yürütme, yargıyı daha da kuşatma altına almak istemektedir” dedi.
Facebook'da takip et..

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, hükümetin referanduma sunmayı düşündüğü Anayasa değişiklikleri içinde yer alması beklenen yargıya ilişkin düzenlemelere tepki gösterdi. Gerçeker, YARSAV’ın düzenlediği “Bağımsız Yargı ve Anayasal Düzenlemeler” konulu panelin açılışında şunları kaydetti:

Yargı bağımsızlığı Cumhuriyet’in ayrılmaz unsurlarından olan demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olmanın en temel güvencesidir. Yargıtay olarak yargı bağımsızlığının daha da güçlendirilmesi için yargı üzerindeki idari vesayetin kaldırılmasını, HSYK’dan (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) Adalet Bakanı ve müsteşarın çıkarılmasını, Teftiş Kurulu’nun HSYK’ya bağlanmasını, HSYK’nın ayrı bina ve bütçesinin olmasını sürekli dile getiriyoruz. Şimdi görüyoruz ki, yapılmak istenilen düzenlemelerle yürütme, yargıyı daha da kuşatma altına almak istemektedir. Yargının sorunlarının çözümüne yönelik hiçbir olumlu adım atılmamıştır.

"Yargı Siyasallaşır"
Ülkeyi yönetenler, adaletin hızlı ve güvenilir biçimde gerçekleşmesini sağlamak için gerekli önlemleri almak zorundadır. Yüksek yargı kurumlarına yargı dışından yürütme ve yasama tarafından üye atanması, yargı bağımsızlığıyla bağdaşmayacağı gibi, gerekliliği ve önceliği bulunmamaktadır. Yapılmak istenilen düzenlemeler, yargı bağımsızlığını daha da geriye götürecek, HSYK’nın çalışamaz duruma gelmesine neden olacaktır. Bunun örnekleri, RTÜK ve Rekabet Kurulu gibi üst kurullarda çok açık görülmektedir. Sayıştayda yıllarca parlamentodan üye seçimi yapılamamıştır. HSYK’ya parlamento tarafından üye seçilmesi, siyasallaşmasına neden olacaktır. Kurulda bakan ve müsteşarının olmasının yarattığı istikrarsızlık daha da artıracaktır.

Yüksek mahkemelerle ilk derece mahkemelerinin bir bütünün ana unsurunu oluşturan kurumlar olduğu, bizlerin de o hakim ve savcılar içinden seçilerek geldiğimiz, onları da temsil ettiğimiz gözardı edilerek, juristik, oligarşik sistemden, kast sisteminden bahsedilmesi, yargının onur ve saygınlığıyla bağdaşmayan ’al gülüm, ver gülüm’ gibi tabirlerin kullanılması, çok üzüntü vericidir. Bağımsız olmayan bir yargının tarafsız olması düşünülemez. Demokratik sisteme yapılabilecek en büyük kötülük yargı bağımsızlığını geriye götürmek olacaktır. Bunun için demokratik meşruiyetin gerekçe gösterilmesi de çok büyük bir yanılgıdır. Yargının demokratik meşruiyeti, halk oyuyla kabul edilen Anayasa ile zaten sağlanmış bulunmaktadır. Yargı Türk milleti adına yetkisini kullanmaktadır, demokratik meşruiyet gibi bir sorununu da yoktur.

Her ülke kendi koşullarına göre değişik yargı sistemleri oluşturmuştur. AB ülkelerinde yargı bağımsızlığı tartışması yoktur. Yargı reformu konusunda Yargıtay daha önce açıkladığı görüşlerini muhafaza etmektedir. Alt yapı sorunları çözülmeden yargı reformu yapmanın anlamı yoktur. Yargı bağımsızlığını geriye götürecek düzenlemelerin yaratacağı kargaşa ve sorunların iyi düşünülmesi gerekmektedir.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
HABER YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR