













Demokrasi farklı seslerin aynı anda yaşayabileceğini göstermiştir.İnsanlar demokratik bir hayat için canlarını vermiştir.Demokrasi kimilerinde tam bir şekilde kimilerinde yarım kimisinde ise sadece isim olarak kalmıştır.
Ülkemizin seçim sisteminde başkanlık hegomanyası bu şeçimde de varlığını sürdürecek.Öyle bir sistemdeyiz ki seçmen seçtiği bir milletvekilini zor tanır halde.Öyle bir haldeyiz ki parti başkanın vereceği/verdiği karara oy atıyoruz.Aday adaylarını eleyen ne gariptir ki halk değil parti başkanıdır.Yerel seçimler halkın doğrudan hizmet aldığı başka bir ifade ile aldığı hizmeti doğrudan farkettiği platforma seçeceği insanı bulma sürecidir.Bir milletvekilinin yaptığı iş bazen kasabanın meydanına etki etmez ancak belediye başkanı kasaba meydanının adeta aydınlatmasıdır.Bu yüzden yerel seçimler halkın ihtiyaçlarının karşılanması açısından çok önemlidir.
Her yerel seçim öncesi ortaya çıkan bir sual vardır : 'Partiye mi oy verilir yoksa Adaya mı? ' Çoğu insan ortak bir cevaba yönelemez.Kimileri yaptıkları işten dolayı adayı partiden önde tutar, kimileride önce parti aday önemli değil der.Şimdi bu sorunun cevabını aramaya çalışacayım.Acaba kime oy versek ? .Çoğu insan ilk bakışta aday önceden bilinen ve çalışmış ,işinin hakkını vermiş biriyse onu seçeriz der.Ancak madalynonun birde arka tarafı vardır.Eğer seçtiğiniz aday iktidar partisinin karşısında ise o belediyenin merkezle olan işleri aksar.Öyle belediyeler vardır ki sırf muhalefet olduğu için ödenekleri az gelir ,geciktirilir ya da iptal edilir ödenmez.O zaman hemen iktidar partisine verelim cevabı çıkar ortaya.Verelim vermesine de gelen adayı biz seçmediysek iktidar sahibi kendi insiyatifini kullandıysa istemeyerek oy vermek ne kadar doğru olacaktır.Adayların halk tarafından seçilememesi sorunlarıda beraberinde getirmekte ve seçmenleri kararsız bırakabilmektedir.Demokrasinin tam uygulandığı yaralı bir şekilde yaşanmadığı, parti başkanı kraldır düşüncesinin yerini başka düşüncelerin aldığı bir yerel seçim görmek dileğiyle...
