













Bazen gideceği yönü bilmeden yürür insan. Adeta bir ruh bir gölge niteliğindedir. Yürür yürür nedensiz, apansız ve kayıtsız.Düşünürüm hep sahipsizlik ve kimsesizlik nasıl bir duygudur insan nasıl ait olur bir yere nasıl kopar nasıl kopuk yaşar. Kalanların ardından el sallayan insan nasıl bir duygu yaşar nasıl yaşarmaz gözler hoşçakal derken, nasıl yitip giden yılların ardından yıldönümlerinde kayıtsız sevinç çığlıkları atar...
Bir yetimin nasıl olurda karnı doyrularak sevinç çığlıkları atması beklenir. Gurbettte yaşayan insanın gecesi nasıldır kim bilir. Telefonun ucunda tanıdık bir sesi duymak nasıl bir etki bırakır kimse bilmez .Öğrenci yurtlarında gri kapıların kapanması nasıldır.O gıcırtı ne söyler bilmez,dilinden anlamayana.Başını yorganın altına saklayıpta kaç zaman ağlar insan.
Annesiz çocuk kaç zaman anne diye hayıflanır.Kaç kez anne diye sokakta top oynarken ağrıyan dizininin nazını çekecek birini arar.
Kaç zaman milyonların arasında yürüyüpte bir olamadık. Kaç zaman karabalıklarda haykırmak istedik
- heeeeeeeeyyyy ben burdayım diye
Bazen ruh olur insan kemikten münezzeh.
Bazen kemik olur ruh dan münezzeh
Sen hangisini tercih edersin....
Henüz karnı doyurularak sevinen insan değilsen şükretme vaktidir....
yeniden merhaba diyebilmek için hoşçabakın ruhunuza
sohbet