Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ahmet Okyay
ahmetokyay@ymail.com
Yalan Söyleme Sanatı
22 Eylül 2008 Pazartesi 13:55

İnsan hayatının içinde varlığının yadsınamadığı ,etik olarak pek kabul görmeyen,çoğu insan tarafından iğrenilesi özellikler taşıyan birşeydir yalan.Fakat bazen öyle bir hal ve durum alır ki
insanların sevmediği bu şey hayatlarının parçası olur.Yalan söylemeyi adet haline getiren onu allayıp pullayıp en çok kullanan yıllardır siyaset olmuş,politikacılar bu yolda emin adımlar atmıştır.

Siyaset sosyologları bu işin ne kadar yalan dolanla, kandırmacayla yürüdüğünü bilen ve insanlara anlatan insanlardır.Önemli siyaset sosyologları bizzat bu işin içersinde olmuşlardır.Onlar siyasi havayı birebir teneffüs etmiş, her türlü yalan ve entrikaya maruz kalmışlardır.Örneğin bir İbn-i Haldun siyasetle uğraşmasaydı siyasetin bu yalancı yüzünü görebilirmiydi.Aynı şekilde N.Machiavelli yaşadığı dönem içersinde tarih ve politikayı cok iyi anlayan ve onun diğer yüzünü bizlere gösteren önemli şahsiyetlerin başında gelir.

Siyaset insanın gözbebeklerinin içine bakılarak söylenen yalanların toplamıdır.

Hiç kimse siyasetin, politikanın yalansız bir şekilde yapıldığını iddia edemez. İnsanlık tarihi boyunca bu şekilde süregelmiştir. Günümüzde açıkca gördüğümüz üzere çoğu politikacı gözümüzün içine bakarak yalan söylüyor ve pişkin pişkin işlerine devam ediyor.Başlıkta da dediğim gibi siyaset bir sanattır.

İnsanın içindeki yönetme hissi,tutkusu en tehlikeli duyguların başında gelir.Öyle ki bunun sonucunda etkilenen sadece kendisi değil belki de milyonlarca kişi olacaktır.Bugün dönen entrikalara bakınca ve tarihsel geçmişe ufak bir göz attığımızda görüyoruz ki bu sanat ustalarınca yıllardır sürdürülüyor.

Yönetilen her insan yöneteninden birsey bekler ve bu beklediği şeylerin başında en önemlisi insanca yaşamasına saygıdır.Fakat bu herzaman mümkün olmamaktadır.İktidar hırsı ve aşırı yönetme duygusu bazen çok kötü sonuçlar doğurabilmektedir.Siyasetin bu bakımdan ilk amacı toplumsal düzeni sağlamak olabilir fakat bu düzeni sağlama yolları yönetenin insafına bırakıldığında ortada yalanlarda olur entrikalarda...

Çok adaletli olan ve işinin hakkını veren İbn-ı haldun, devletin en yüksek kademelerinde görev almış olan N.Machiavelli zamanında en büyük iftiralara maruz bırakılmıştır.Çünkü bulundukları yer en tehlikleri yerlerden biridir.Oraya gelmekten çok orada kalmak çok zordur herzaman.Burada atalarımızın dediği meyve veren ağacı taşlarlar sözü devreye hemen girer.Fakat bu taşlama o kadar büyük olmuştur ki sonunda bir sanat diyebileceğimiz düzeye ulaşmıştır.

Siyasetçilerin hepsine yalancı demekle de haksızlık edilmiş olur.Her işte olduğu gibi onunda içinde en iyisini yapanlar mecvuttur.Ancak konunun kökeninde yıllardır süregelen bir yalancılık varsa buna da değinmemek olmaz.Zaten bu kadar uzun geçmişi olan bir mesleği icraa edenlerin hepsine yalancı dememiz etik değildir.Gördüğümüz ve herkesinde gördüğü birşey vardır ki siyaset dünden bugüne bir sanat olmuş.Bu sanatın temelinde de yalan baş köşeye oturmuştur..  

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
yasin as
Yorum :D:D
=))
29 Eylül 2008 Pazartesi 02:06
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR