













Yalakalık tarihten günümüze kadar gelen ve insan yaşamı boyunca da sürecek olan bir yaşam biçimidir…
Daha doğrusu bir yaşam biçimi ve meslek haline gelmiştir.
Tabii bu mesleği herkes beceremez, yürütemez, yüzüne gözüne bulaştırır.
Günümüz dünyasında gerek özel ve gerekse kamu alanında gün gittikçe de revaçta bir meslek haline gelmiş bulunmaktadır.
Bu mesleği icra etmek ihtisas sahibi veya yüksek tahsil görmeye gerek yok. Kıvırmayı becerdiğinde patronun gözüne girer, layık görüldüğün makama getirilirsin.
Bu insanlar efendisine karşı secdeye durur gibi, çok güzel bir duruş sergileyip iyi bir dil de kullanabilmektedirler. Adeta bu alanda uzmanlaşmışlardır. Kendi menfaatini kişisel çıkarlarını her şeyden önce düşünürler. Hayatı ve yaşamı sadece kendi bakış açılarıyla değerlendirebiliyorlar. Yoksa ekmeğiyle oynadığı kişinin çocukları ve sorunları umurlarında değildir. Tek amaçları hayal ettikleri yere ulaşmaktır...
Muhbirlik ve yalakalık dalında kimseye papuç bırakmamakta olup, sadece kendi egolarını tatmine çalışmaktadırlar. Bu kişiler,
aynı zamanda güncel tartışmalarda haksızlığa ve yalakalığa karşı olduklarını da gözlerinin içine baka baka çok güzel bir şekilde söyleyebilmektedirler.
Hele bir de bazı haksızlıklara karşı muhalif isen, o zaman karşı cepheden oluşan ekip çaılşması devreye girer ki akla hayale gelmez iftira ve karalama senaryolarına konu olursun. Pirim üzerine pirim yapan bu kişilere karşı yüreğini avuçlarının içine alıp ta asılsız uygulamalarına karşı çıksan da, pek başarı sağlayamazsın. Bu gibi insanların yıldızları gökyüzünde daima parıldar
efendisine hep ışık verir ve efendisi de bu ışık sayesinde olup biten tüm olayları izleyebilir.
H ayatın her alanında bu böyledir İlle birilerine yağ çekip yalakalık yapacaksın.
İnsan yaşamında kişiliğin büyük bir önemi vardır. Bir insan için en acı şey kişiliğinin başkaları tarafından kullanılmasıdır.
Montesguieu’nun meşhur sözü geldi:aklıma “Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün kazandırdığı faydadan daha fazla olursa o ülke batar.”
