Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Yahudiler ve “Pogrom”
10 Aralık 2008 Çarşamba 00:52

Yahudiler, bilirsiniz, tarihin her döneminde horlanmış ve şeytani bulunarak cezalandırılmışlardır. Halk toplulukları tarafından kendilerinden nefret edilmiş, kendilerinden olmayan insanların kanını emmek için nefes alan acımasız sürüngenler olarak görülmüşlerdir. Hükümdarlar tarafından kuşkuyla karşılanmış, yanlış giden şeylerin nedeni olarak görülmüşlerdir. Komplocu olarak yaftalanmış, kendilerinden başka hiçbir şey düşünmeyen ve kimseye acımayan, bundan dolayı acınmayı hak etmeyen halk düşmanları olarak tanımlanmışlardır.

 

Bu yaygın acımasız algı, kuşkusuz haksız bir yaklaşımın zalimce bir ürünüdür. Belli bir odak etrafında bulunan insanları şu ya da bu nedenle toptan suçlu ilan etmek, onları toplumsal hastalıkların nedeni, varlığa gelen kötülüklerin kökeni olarak görmek ve göstermek, en hafif tabirle ırkçılıktır ve değer yargısını üreten kesimin sakat anlayışını yansıtır.

 

Fakat yerkürenin her yerine ulaşmış olan bir anti-semitizm, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir olgdur. İnsanların içselleştirmiş oldukları yargıları anlamaya çalışmaya çalışmak gerekir. Onların neden bu tür sakat bir anlayış geliştirdikleri, hangi tavırlara karşı geliştirdikleri hangi reflekslerin bu şekilde düşmanca yaklaşımların üretilmesine hizmet ettiğini anlayabilmek için bunu yapmak gerekir. İspanya’nın bilmemhangi bölgesinin bilmemhangi köyünde yaşayan mutsuz bir ihtiyarın neden Yahudi düşmanı olduğunu Fransız Devrimi açıklayamaz diye düşünüyorum.   

 

Yahudiler, bunu kendileri de inkâr etmez, tarih boyunca en çok nefret edilmiş ve sevilmemiş toplulukların başında gelirler. Endülüs Emevî Devleti’nin yıkılmasından sonra İspanya’yı işgal eden Franklar, Müslümanlarla birlikte Yahudileri de katletmişlerdir. Osmanlıların Endülüslüleri kurtarma faaliyetlerinden bildiğimiz kadarıyla, Osmanlı gemileri ile Devlet-i Âliye’ye getirilen Endülüslülerin önemli bir kısmı Yahudi’dir ve bu mazlum insanlar, sarayda çok önemli görevler bile almışlardır.

 

Yahudilerin olumsuz yaklaşımların kurbanı olmaları Ortaçağlarla sınırlı değildir. Eskiçağlarda ve yeniçağlarda da yerkürenin zararlıları olarak görülmüşlerdir. Eskiçağlarda İsrail ülkesinden Mezopotamya’ya sürülmüş olmalarının da, Alman Diktatör Adolf Hitler tarafından fırınlara ve gaz odalarına atılmalarının da nedeni budur. Yani Yahudilere zulmedilmesinin temelinde onların zayıf olduğu düşüncesi değil, sinsi ve zararlı olduğu düşüncesi vardır. Hitler’in, Kavgam adlı manifestosunda Yahudiler, Alman ırkının saflığını bozarak onların yüce vasıflarını körelten, ari ırkın ahlâkını bozarak onları zayıflatan cemiyet mikropları olarak tasvir edilmişlerdir. Yine günümüzde de bazı komplocular, psikanalizmin babası olan Sigmund Freud’un, Karl Marx’ın ve Lenin’in anne tarafının Yahudi olmasını kanıt göstererek, bu insanların, insanlığı karışıklığa ve anarşiye sürüklemeyi hedefleyen bilinçli bir Yahudi planının ürünü olduğunu ortaya atacak kadar ileri gitmişlerdir.

 

Peki, Yahudilerin, tüm bu şeyler karşısındaki durumu nedir? Onların bir sorumluluğu yok mudur yaşanan çirkinliklerde? Kendilerine yaşatılan çirkinliklerde herhangi bir payları olabilir mi? Varsa bu pay ne olabilir?

 

Her şeyden önce şu söylenmelidir ki, tekrar tekrar dile getirilmedir ki, babanın günahını oğlunun, oğlun günahını babasının çekmesi haksızlıktır. Bunu istemek, dilemek, ileri sürmek ve buna neden olmak zalimliktir. Bundan dolayı da Yahudilerin zulme ve gadre uğramalarının nedeni biraz da onlardır, demek, adaletsizlik olacaktır. Çünkü herhangi bir Yahudi’nin yapmış olduklarının diğer Yahudilerin zulme maruz kalmasını normalleştirecek bir özelliğe sahip olduğunu öne sürmek mümkün olmadığı gibi, böyle bir şeyin olabilmesi de muhaldir. Ancak Yahudi topluluğunun, ister zulme maruz kalmışlıktan olsun isterse başka bir şeyden, genel anlamda bir içe kapanma, dıştakini ötekileştirme ve dışsallaştırma eğilimi vardır. Yahudi olmayanın Yahudi olan tarafından tanınmadığı durumlar hiç de az değildir. Bundan dolayı Yahudi olan ile Yahudi olmayan arasındaki ilişkiyi tanımlarken son derece dikkatli ve hassas olmak gerekir.

 

Son günlerde Batı Şeria’nın el-Halil kentinde yaşanan olaylar mevcut manzaranın nezaketi konusunda son derece fikir vericidir. Söz konusu yerde bulunan ve Filistinlilere ait olan konutlara yerleşen sıradan Yahudilerin çıkarttıkları olaylar ve Filistinlilere ateş açarak yerleştikleri konutlardan çıkmamak için direnmeleri, Yahudilerin, Yahudi olmayanların mülklerine olan tuhaf bakışını yansıtır. Mülke olan bakış ise, karşıdaki insana olan bakışın özü olarak görülebilir. Nitekim İsrailli güvenlik güçlerine Yahudi yerleşimcilere müdahale etmelerini ve onları söz konusu konutlardan çıkarmalarını emreden ve bu emrin yerine getirilmesi sırasında çıkan olayları şaşkınlık ve utançla karşılayan İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in söyledikleri, konunun aydınlanması noktasında güçlü bir referans olarak görülebilmesi mümkün olan bir itiraf niteliğindedir:

 

El Halil'de Araplara ateş eden Yahudilerin görüntülerinden bir Yahudi olarak utanç duyuyorum. Tanık olduğumuz için katliam (pogrom) tanımından başka bir şey bulamıyorum. Biz ki, katliamın ne olduğunu bilen bir ulusun çocuklarıyız. Bunu söylemeden önce çok düşündüm ama bu olan başka türlü tanımlanamaz.

 

Sovyet öncesinin Rusya’sında maruz kaldıkları organize pogromların izleri hâla kolektif hafızda taptaze dururken, Yahudilerin, mazlumluklarının üzerinden bir asır dahi geçmeden pogromcu olmaları, kendilerine hamlettikleri kötülüklerden dolayı Yahudi karşıtı olan tarihsel zalimlerin argümanlarını maalesef destekler niteliktedir.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR