Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Berna Nalçacı
berna_is@windowslive.com
Yağmur Yağıyor Seller Akıyor Arap Bacı Camdan Bakıyor
10 Eylül 2009 Perşembe 03:01

En umulmadık zamanda bir aslanın yüreği de bir kuşun ki gibi atabilir. Kelimeler hiç yoktan iyidir çoğu zaman. Bir kelebeğin üzerine nikotini bol sigara dumanı üflerseniz o da en az bir kokarca kadar kötü kokabilir. Sevgiyedir açılışı yani günün.

Bir şehirde yaşayan insanların kimliğinin üzerine yağmaz yağmur, yahut ta sel, bir gece önce gelip, çarpı işareti koyduğu evlerin alayını basmaz bir gün ansızın. Yıllarca dantel örmüş bir kızın, kadınlığa ilk adım attığı tek katlı, az sonra sularla dolacağı evinde, yıllarca çalışıp çamaşır makinesi, televizyon almış kocasının feryatları bu dünya üzerinde yankılanacak.

Ve bitsin diye ne kadar daha bekleyeceğiz gelişmekte olan ülkemin gelişmekte zorlanan altyapısıyla bu feryatların yankısı.

Bir gün bir bebeğimiz olacak. Yeryüzünde ne varsa, onunla birlikte doğacak, yaşayacak, büyüyecek yeniden. Ve bir gün bir torunumuz olacak. Yaslı ve yaşlı ne kaldıysa zamanın içinde eriyerek ilerleyen, bu yeni bebeğin gözlerinde yeşerecek. Ve bir gün, sağanak yağmur başlayacak. Dere kenarında bir ev almışız parasızlıktan. O evde çocuklarımız büyümüş. Torunlarımız büyümekteyken, bir sel alacak, büyütmeye götürecek O'nu. Artık O'nu görmek bir rüyanın insafına kalacak. Ve dünya birden, bir anneannenin gözlerinden akıp gitmiş bir hayatın ardından ağlayacak.

Ağlayabilecek yürekleri kalanlar. Kimdi onlar? Yol kenarında üstleri beyaz çarşaflarla örtülü sere serpe yatanlar mı? Artık hiç birimiz bilemeyeceğiz. Yol kenarlarında, ev kenarlarında mahsur kalmış, bir elin uzanmasını bekleyenler mi? Yanlarına doğru gidersek hala onlarla konuşma şansımız var. Yoksa dolu dizgin akan bir sel suyunun içinde mahsur kalmış bir televizyona ya da bir tencereye, tavaya, çamaşır makinesine el uzatan, adına 'yağmacılar' dediğimiz bu insanlar mı?

'Yağmacılar', kimsenin tanımadığı, daha önce görmediği, konuşmadığı, yalnızca bir felaketin ardından ortaya çıkan ve sular durulduğunda yeniden yok olan insanlar.

Yoksa tanıyor muyuz? Belki de aylardır işsiz dolaşan yan komşumuz, belki de annesini ya da babasını bir önceki felakette kaybetmiş bir çocuk..

Bir felaketin ardından bakan bir çift göz, bir hüzne ya da bir küfre sarılmakta haklıysa eğer, henüz körelmemiş duygularını kime doğrultacağını daha iyi bilenlerden çıkmalıdır artık.

Bu yazı toplam 1944 defa okundu.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Ergün Koçkan
Yorum dünya ağlıyor...
sigara dumanları kara bir bulut oldu, dünyanın üzerinde ne şimşek çaktı ne gök gürledi habersiz geldi. Ankara'yı sel almadı veya bir başka kenti.
23 Eylül 2009 Çarşamba 04:09
mahfuz çelik
Yorum afet
insan güzel bir yazıyı neden yüreğine sancılar saplansa bile okumaya devam eder? işte güzelse bir yazı ama bir o kadar da çirkin bir konuysa sayfanın göğsüne bırakılan, işte acır canı o zaman..
11 Eylül 2009 Cuma 16:52
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
ABD'nin Temsilciler Meclisi'nde Onayladığı Karar Doğru Mu?
ABD\'nin Temsilciler Meclisi\'nde Onayladığı Karar Doğru Mu? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR