Vesselam Aşk...(3)

"Sabahları hep taze bir umutla uyanmaktır. Uyanır uyanmaz akla ilk onun gelmesidir. Her şarkıda onu bulmak, güzelliğini, saçlarının dalgalarını hayranlıkla izlemektir. Herkesi ne kadar komik olduğunuzu kanıtlamak için güldürürken, onun gülüşünü bir daha görebilmek için güldürmektir. Anılarınızı hatırlarken dudağınızdaki gülümsemeye engel olamamaktır... Ondan önce hayatın var olduğunu reddetmektir aşk…


Belki de insanların sizi anlayamamasıdır. Cayır cayır yanan bir ateşin ortasında hiç sönmeyecekmişcesine kavrulmaktır... 2 farklı yerde, 2 ayrı bedende aynı ruhu paylaşmak, aynı anda yanmaktır aşk…


Biz koyduk adını aşk’ın
. Nedir? Neye? Yarar diye sorduk durduk asırlarca. Aslında diyeti Adem ödedi cennetten kovulmakla…


Sakın bana ya “ilahi yanım ne olacak” deme. Sakın “Leyla’yı Mecnunu ne yapacaksın deme” Mecnun değseydi tenhada Leyla’ya, söyle Allah’ını seversen ilahi yan mı kalırdı aşk’ta… Girmeyelim tasavvufa, kendini payelendirme kutsallıkla, asıl olan çiledir sabırdır orda.





…Aşk,

 

 



Tanımıyorum seni,
Kanunun, kuralın bende geçmez.
Yakar kül edermişsin laf-ı güzaf,
Korkum yok, senden gelen bana işlemez.
Namerdim “etme” dersem, işte meydan,
İster kül eyle ister divane,
Ne yaparsan yap, sana küfrüm bitmez.

 



Hayrından çok şerrin
var. Aldığın hep fazla götürdüğünden, neşenden çok hüznün, Lütf’un dan çok kahrın var.




Vesselam aşk;

 


Kazandığın savaşta yitirdiğin evlat gibidir…


Yazar : Cihan Merdanoğlu
http://www.haberajans.com sitesinden 25.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.