













Velevki Deniz Baykal çarşaflı kadınlara CHP Rozeti takmış olsun. Ne olur ki, velevki bu seçim arifesinde oy toplamak için yapılmış olsun. Sağ partilerin oy toplamak adına yaptıklarının yanında bunun ne önemi var ki , çizgisini bozmamak adına duruşundan taviz vermemek sağ partilerin güçlendikçe güçlenmelerine neden oluyor. Bunların karşında güçlü bir muhalefet mutlaka ki ülke yararına olacaktır. Bir tarafın güçlenmesi beraberinde haksızlığı ve adaletsizliği de peşinden getirmiyor mu? CHP nin üzerine bu konuda yüklenmeyi oldukça gereksiz buluyorum. Bu ülkede dinin tek gerçeği türban olarak lanse ediliyor.( Çünkü: bunu takan kadındır: kadın güçsüzdür: karşı çıkamaz, boyun eğer, kendini savunamaz, o yüzden biz erkekler dini bu konuda alet edelim) Peki sağ partiler neden FAİZ konusunda hiçbir şey yapmıyor( çünkü: faiz sistemi para babalarının , yabancı sermayenin, mafyanın, güçlü holdinglerin ellerinde, o yüzden bunlarla baş edemez, faiz yemeye yine devam edelim ve ekonomimizi bunun üzerine kuralım, hem böyle yapmak bu güçlü sermayenin oyunu kazanmaya yardım eder),
Yada bir sürü sapmış İslam inançların yayılmasına neden olan cemaatleşmelere neden bir şey yapılamıyor, çünkü: onlarında oy potansiyeli vardır, yada doğudaki feodal yapının hala devam ediyor olması: çünkü ağaların sözünden çıkmayan marabalar vardır.
Döne dolaşa geldiğimiz nokta, bilinçsiz, eğitimsiz, yoksul, insan kitlelerinin sağ partiler tarafından çok iyi yönlendirildiğidir, karşılığında oylarını rahatlıkla alabildiklerini görüyoruz, buda milli irade oluyor kimilerine göre: ne milli iradesi?. Düpedüz umut tacirliği bunlar.
Günün tavsiyesi:
OKUYUNUZ: Osman Özbek:RAM ( sayfa:158: Recep Tayyip Erdoğan : likit varlığını kapsayan net servet 2 milyar dolar
Okuyunuz: aynı kitap: sayfa:310 Suudilerin 1926 yılında tüm mezarlıkları yıkarken sıra Hazreti Muhammed in kabrine geldiğini öğrenen Atatürk bir telgraf çeker.
EĞER BİR TEK TAŞINA BİLE DOKUNURSANIZ ORDUMU AŞAĞI GÖNDERİRİM
OKUYUNUZ: Cumhuriyet Gazetesi: Oktay Ekinci: ÇARŞAF VE 2B
’’ İşte 169. madde: “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Zamanaşımı ile mülk edinilemez...”
Bunlar yerine “devlet önlem almaz”; ormanları “daraltmak için” kanun çıkarır; mülkiyeti işgalcilere “devredilebilir” ya da “uzun süre işgal edenin malı olur” denebilir mi; denirse adı anayasa olur mu?
2B yağmasının parayla affedilmesine engel olan işte böylesine “haklı” anayasal kuralların seçime kadar kaldırılması mümkün olmadığına göre, AKP’nin yeni 2B raporu ne anlam taşıyor?’’
