













Barack Obama dün resmen tahtına oturdu. Zerre kadar beni ilgilendirmemesine rağmen bir şeyler yazmak istedim. Ben ABD devlet başkanının bizim ve tüm insanların efendisi olduğuna biat etmek istemiyorum. Bağımsızlık hayranı bir genç olarak bunu kabul etmem de mümkün değil. Siyahi olması sebebiyle insanlarda uyandırdığı “artık yeni dönem Bush’tan farklı olacak” hissi çok geçmeden yerini “yine ketenpereye getirdiler bizi, bunların hepsi aynı” duygusuna bıraktı. İran’la ilgili yaptığı savaş yanlısı açıklamalar, İsrail’in vahşetine karşı sessiz kalması (resmen başkan olmasına 2 gün kalaya kadar) aslında onunda Amerikan çıkarları uğruna neleri feda edebileceğini ortaya koydu. Neleri feda edebileceğini yani insanlığı, yani barışı, yani çocukların ölmemesini feda edecek ve bunlardan hiçte rahatsız olmayacak bir insan portresi çizdi. Ne yapılırsa yapılsın ABD’de başkanlar gelip geçicidir kalıcı olan, Amerikan stratejileridir. Peki Obama’nın resmen başkan olması nasıl kutlandı?
Küçük bilgiler vereyim: 2 milyon insan alanda Obama’yı hayranlıkla izledi, alana giren insanların yiyecekleri dahil arandı ve hiçbir madde içeriye alınmadı, yaklaşık 2 milyar insan tv başında yeni efendilerini izledi, bu tören için 150 milyon dolar harcandı, Obama’ya yeni bir limuzin tahsis edildi ve Abraham Lincoln’un elini basarak yemin ettiği İncil o günden sonra ilk defa çıkarılarak Obama’nın yemin etmesi için kürsüye kondu, yeminden sonra yaptığı konuşması internetten canlı izlenme rekoru kırdı. Bütün varlıklarıyla Amerika’da yeni bir dönemin başladığını bize empoze etmeye çalıştılar. Halada bu gayretteler. Oysa biz hala Irak’ta insanların öldüğünü biliyoruz, hala Gazze’de, Filistin’de hastanelerde ilaç bulunmadığını da biliyoruz ve yine biz biliyoruz ki hiçbir şey değişmeyecek. Bundan önce ne değiştiyse bundan sonrada değişecek olan odur. Bizim yapmamız gereken ise vahşetin ve insanlığın üstüne örtülemeye çalışılan KARA ÖRTÜNÜN farkında olmak, hem ona hemde onun işbirlikçilerine, projelerine karşı mücadele etmektir.
Hüseyin Abi