Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Bünyamin Turap
bedesten100@hotmail.com
Üniversiteler ve Gençlik
18 Aralık 2008 Perşembe 11:31

 

 

Yıllar yılı üniversiteler bilim yuvası olarak hizmet amaçlı kurulmuş ve bu amaç çerçevesinde devamlılığını sürdürmüştür ya da sürdürmeye çalışmıştır. Böyle olunca da üniversiteler kendi asli görevleri çerçevesinde büyük başarılar kaydetmişlerdir

 

 İş böyle olunca uluslararası başarıların sağlanması işten bile değildir. Fakat ne zaman kendi doğalarına ters düşecek girişimlere başladıklarında işler sarpa sarmıştır. Bu nedenledir ki dünya üniversiteler sıralamasında ilk beş yüz’e anca birkaç üniversite ile girebilmişizdir. Bu başarısızlığı sadece maddi imkansızlıklara bağlayanlar biraz daha insaflı olmalı ve kendini sorgulamalıdır.

Bunun temeline indiğimizde ;

En temel sorunların başında üniversitelerin toplum ve sanayi ile bütünleş-e-memesi ve bunun neticesinde toplumdan soyut kalmasından kaynaklanmaktadır.

Sorun tam da bu noktada başlamaktadır. Üniversitelerde yetişen yeni nesil ne kalifiye eleman olabiliyor ne de yönlendirici bir misyon yükleniyor. Misal olarak ziraat fakültelerinden mezun olan bir öğrenci çoğu zaman tarım arazisinde uygulama şansı ya hiç bulamıyor yahut birkaç kez uygulama alanlarına girebiliyor. Bu şekilde yetişen bir mühendis ne köylünün değerlerini bilebiliyor ne de ona katkı sağlayabiliyor.


İkinci bir sorun ise  bazı üniversitelerde bilimsel çalışma adına hiçbir çabanın  olmaması ve bunun neticesinde uluslararası  yayın sayısının öğretim görevlisi sayısına bölündüğü zaman kişi   başına  bir yayın bile düşmüyor olması yani 0,4 -0,8 arası bu rakamlarda 1 den eksik olduğumuzu gösteriyor ve eksiğimizi en azından artıya çıkarmamız gerekliliğini yüzümüze çarpıyor.

 

Bu şekil de devam ederse dünya sıralamasında daha çok gerilerde kalacağımızı bilmek için, medyum olmamıza gerek yoktur.Bu nedenle;


Bir an önce üniversitelerde köklü değişimlere gidilmeli üniversiteler kendi misyonunu bilim ve çözüm kanallarını açmalı toplumla üniversiteler arasına örülmüş set yıkılıp sulara karışmalıdır. Görülecektir ki başarı kaçınılmaz olacaktır.

 

                                                                                                    Bünyamin TURAP

 

 

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
mehmet buzak
Yorum yorum
haklısın dayı bence herkese uygulamalı eğitim vermeliler yada daha kaliteli öğreim yöntemleri geliştirmeliler
10 Mart 2009 Salı 15:28
Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA
Yorum Bakış__
Oku diyerek geldi ilk emir, o emirden sonra daha farklı bir şekil aldı insan hayatı. Zaman geçtikçe ilim artıp yükseldikçe ilme ulaşma yolları da gelişti. Eğitim metotları sürekli üzerinde tartışılan ve düzenlenen bir mevzu olmakla kalmayıp eğitim için ikame edilen kurumlar her toprakta kıymetli ve önemli bir mevzii edindi. Ve üniversiteler eğitim yolunun en şahika kısmıydı. İlk ve orta öğretim genci hayata ve eğitimin gerekliliğine hazırladıktan sonra asıl iş asıl sorumluluk üniversitelerindi. Peki gereken değer verilebildi. İşte bu noktada lüzum eden bütün gerekçe ve sonuçlara Bünyamin bey çok güzel değinmiş. Üniversite kurumlarının sorunları ve genel bir mizanda üniversite ve üniversitelilerin durumunu gözler önüne sermiş. Gelinen noktaya sebep olan sıkıntıları dile getirirken çözüm önerileri de ister istemez ortaya çıkmış. Başarı elbette kaçınılmazdır ama bunun için Türkiye milli sorunların üzerinde durup çözümler üretmelidir. Lakin (belki de yeri değil) dikkatler hep başka yönlere çekilip, toplum lüzumsuz konularla oyalanıyor. Tebrikler ediyorum Bünyamin bey. Keşke bu konunun yetkilileri de Bünyamin TURAP gözüyle baksalar… mustafa.cetinkaya@edebiyat.org
12 Şubat 2009 Perşembe 11:59
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR