













Son günlerde çok sık okuduğumuz, gördüğümüz haberler arasında; Aşk cinayetleri, genç yaşta intiharlar, aile içi tacizler, tramvay altında kalan gençlerimiz ve bu gibi haberleri çok sık duyar olduk.
Bir çoğumuzun bu haberleri duyduğunda canı yanıyordur.
Ancak bu olaylar sıradan gelişmeler veya olağan durum değil arkadaşlar.
Türkiye’nin geldiği noktanın çok açık göstergesi bu. Türkiye resmen toplumsal çöküş yaşıyor.
Elbet çözümü vardır bu süreçlerin.
Ancak Türkiye ekonomik, toplumsal çöküşün yanında büyük bir çöküş ile batan bir gemi gibi suyun dibine doğru yol alıyor.
Nasıl bir durum çok açık. Bugün aldığımız bir haber “ Lise Öğrencisi Cennet Yükselici’nin Haliç köprüsünden intiharı“ burada dikkat çeken nokta haberin detayında; "Elden düşme sevgiler değil benim istediğim, ya kalbinin sahibi olayım ya da hiç bir şeyin. Kalbin benim değilse zaten anlamı yok hiç bir şeyin"
Nedir bu durum diye felsefecilerimiz, siyasilerimiz, bilim insanlarımız buradaki sorunu gece gündüz düşünsün, elbet bilen de var bunları nedenini.
Evet Türkiye’nin toplumsal çöküşünün açık ifadesini not ederek gitmiş genç yaşında Cennet Yükselci.
Türkiye’nin gençliği, umutlarını suların dibine doğru atıyor.
Evet düşünelim bunları, bu intiharlar sıradan intiharlar değil.
Geçim sıkıntısı, borçları yüzünden intihar eden vatandaşlarımız, bir birini dinlemeden anlamadan öldüren aşk cinayetleri, bütün umutlarını geleceklerini TV’de bir gösteri yapmakla arayan genç topluluk olundu.
Nedir bu durum?
Nerede bizim umutlarla kurduğumuz Cumhuriyetimiz, Nerede bizim birbiriyle kucaklaşan toplumumuz?
Sazlarını, sözlerini, manilerini, yeteneklerini hayatında ifade ederek yaşadıkları aşkları.
Umutlar Haliç’in bulanık sularında aranıyor arkadaşlar. Bu yaşananları bir kişinin psikolojik sorumluluğuna yüklemek tamamiyle haksızlıktır.
Artık açık şekilde gösteriyor ki Türkiye, toplumsal olarak ‘Haliç’in bulanık sularında umutlarını arıyor.’
Gelecek kuşaklara birkaç kelime bir şeyler mi bırakacağız batarken, görmediğimiz suların dibinde?
Gelecek kuşaklar hazine arar gibi suların dibinde intiharın nedenlerini mi araştıracak?
Kirlenmiş yürekler...