













Başbakan Erdoğan'ın Bakkallar sürecinin bittiğini söylemesi üzerine tepki alan Erdoğan'a Türk halkının büyük çoğunluğundan tepki alırken yazarlar arasındanda eleştiriler geldi.
Güngör Uras köşesinde bakkallağın Türk toplumundaki yerinin farkını yazdı:
Süper market ve market sayısı
artacaktır. Süper marketlerin ve marketlerin iş hacimleri artacaktır.
Bakkalların bazıları kapanacak, bazıları daha az satış yapacaktır. Ama
değişime ayak uyduran mahalle bakkalları yaşayacaktır.
1) Bakkal ile marketlerin fonksiyonları farklıdır. Marketler bakkalların işini yapamaz.
2) Markete otomobille gidilir. Büyük ölçüde alışveriş yapılır. Bakkala yürüyerek gidilir. Küçük alışveriş yapılır.
3)
Bizim cebimizdeki paranın miktarı ve de konutlarımız küçüktür. Önceden
listeler yaparak haftalık, aylık alışverişler yapamayız. Böyle toplu
alışverişleri konutlarımızda saklayacak yerimiz yoktur.
4) Bakkalda müşteri özel, markette geneldir. Bakkal müşterisini, müşterisi bakkalı tanır. Markette ilişkiler “anonim”dir.
5)
Bakkal müşterileriyle ekonomik ilişki dışında, kişisel ve sosyal ilişki
de kurar. Bakkal müşterisine kredi açar. Türk geleneğinde düşük ve az
gelirlilerin “veresiye alışveriş” zorunluluğu vardır.
Markete de bakkala da iş var
6) Türk tüketicisinin günlük taze ekmek ve gazete alışkanlığı vardır. Bu talebi bakkallar sağlar.
7) Bakkal mahallede yaşayanların gelir durumuna, talebinin özelliğine uygun ürün pazarlar
8)
Market modeli, yaygın ve dağınık yerleşim alışkanlığı olan, birbirinden
uzak konutlarda yaşayanların çoğunlukta olduğu ülke ve şehirler için
oluşan ve gelişen bir modeldir. Bu tür yerleşim bölgelerinde bakkal
yaşayamadığından, merkezi bir bölgedeki market toplu alışverişlere
imkân verir. Başka ülkelerde merkezi yerleşim bölgeleri dışında açılan
marketler ve süper marketler
Türkiye’de
merkezi yerleşim bölgelerinde açıldı. Birbirine yakın olarak alışveriş
merkezlerinin kurulmasına izin verildi. Sonuçta başka ülkelerde
görülemeyecek manzaralar ortaya çıktı.
Alışveriş merkezi ile bakkal manav yan yana faaliyet gösterir hale geldi.
Bakkalların müşterisi farklı
Varlıklı
kesim, büyük alışverişlerini marketlerden ve süper marketlerden yapmaya
başlayınca, bakkallara küçük, alım gücü zayıf müşterilere hizmet
vermeye başladı.Varlıklı kesim ancak geçici ihtiyaçları ekmek, gazete
için bakkalın kapısını çalar oldu. Bütün bunlara rağmen bakkalların
önemi devam ediyor.
- Türkiye’de 2009 yılında gıda perakendeciliğinin iş hacmi (cirosu) 91 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.
- Toplam satışların yüzde 60’ını bakkallar yapıyor. Bakkalların 2009 yılındaki iş hacimleri 62 milyar dolar.
- Süper marketlerin ve marketlerin iş hacmi ise henüz 29 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.
Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Başkanı Bendevi
Palandöken’e
göre köylerde ve kentlerde halen 245 bin bakkal var. Tekrar edelim:
Süper marketlerin ve marketlerin sayıları artarken bakkalların sayısı
azalabilir, iş hacimleri daralabilir. Ama bakkallar yok olmaz. Biz
bakkalsız yapamayız...
Güngör Uras
