













Sosyalist aydınların 'kitleler nerede' diye sorması lazım
- Türkiye'de sol yapı size göre şu anda nerede?
Ben solu göreli bir kavram olarak kullanıyorum. Solu sosyalistlik anlamında kullanmıyorum. Sağ ve sol kavramları Fransız Devrimi'nden kaynaklanıyor. Aslında krallığın devam etmesini ama belki meşruti olmasını isteyenler kürsüye göre sağda oturuyorlardı, buna karşın Jakobenler ve Montanyarlar solda oturuyorlardı. Bir süre sonra, Rusya'daki Bolşevik Devrimi ile beraber sol; Marksistlik; Leninistlik'le özdeş anlam kazandı ama bu yanlıştır. Ben barışçı, demokratik, ahlaki ve vicdani bir sol hareket derken göreli bir şey kastediyorum. Bu olur mu, nerden filizlenir konusunda aykırı bir fikrim var.
POLİTİK İSLAM KAZANILMALI
- Bu fikrinizi biraz paylaşır mısınız?
Mesela Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku'na oy verilmesi çağrısında bulunanlar. Nabi Yağcı, Ahmet İnsel, Baskın Oran... Hemen hepsi arkadaşım. Onlar yeni bir sol hareket inşa etmek derken, var olan eski sol örgütlerin kalıntılarını bir araya getirmekten söz ediyorlar. Ben bunun solun eski unsurlarını bir araya getirerek, bir cazibe merkezi oluşturup, bu yolla kitleselleşmek umudunun sıfır olduğunu, bu tarihsel dönemin kapandığını düşünüyorum. MHP'nin tarihsel döneminin kapandığı gibi, eski sol hareketin kırıntılarından yeni bir sol hareket oluşturmaya çalışmanın da tarihsel döneminin tükendiğini düşünüyorum.
- Sizce ne olmalı?
Seçim sonrası başlayacak yeni mücadelede Türkiye'nin sol, Kürt demokratları ve Müslüman demokratları şu veya bu şekilde daha demokratik bir anayasa ve Kürt sorunun çözümü için yeni bir mücadeleye başlayacaklar. Benim seçimlerden güçlü çıkacağını düşündüğüm AKP önderliğini etkileyebilirler veya etkilemezler. Ama çok şey buna bağlı olacak. Benim özlediğim türden bir sol açısından geleceğin; eski sol örgütlerin kalıntılarını bir araya getirmekten değil; sol demokratları, Kürt demokratları ve Müslüman demokratları bir araya getirmekten geçebileceği kanısındayım. Bu aslında tamamen değişik bir yönelim, oryantasyon gerektirir. Özellikle sol demokratlar ile Müslüman demokratların bir araya gelebilmesi için değişik bir siyasi vizyon ve yoğun çabayı gerektirir. Şu anda Türkiye'deki en önemli kitle ve en önemli kültür dairesi -beğenelim, beğenmeyelim- Müslümanlar ve politik İslam. Solcu, sosyalist ve Müslümanların 'Kitleler nerde?' diye sormaları lazım. Kitleleler orada. Birilerini kazanacaksanız, oradan kazanacaksınız. Demokrasi platformuna yeni ve ileri bir demokrasi platformuna insan kazanacaksanız, birileriyle birleşecekseniz, o kitlelerin demokratlarıyla birleşeceksiniz.
Sahte ve sonradan edinilmiş dindarlık
- AKP de bunu yapmaya çalışmıyor mu biraz?
Benim anladığımda demokratları birleştirmeye çalıştıkları kanısında değilim. Ben Müslüman demokratlar derken Elif Çakır, Elif Şafak, Hilal Kaplan vesaire gibi insanları ve benzerlerini kastediyorum. Böyle bir ciddi kesim olduğu kanısındayım. Solun, sosyalist solun; çok uzun süre çok yabancı kaldığı bu politik İslam dünyasına çok daha ciddi ve yakından bakması gerektiği kanısındayım. Bununla, öyle dindar olmaya çalışmak gibi şeyleri kastetmiyorum. Ben tamamen dinsiz ve dindışı bir insanım. Yani dine saygım veya tarihte dinin rolü hakkında tarihçi olarak düşüncelerim filan başka bir şey. Dolayısıyla öyle sahte ve sonradan edinilmiş bir dindarlık taslamak gibi şeyleri de kastetmiyorum. Çağdaş demokratik asgari müşterekler üzerinde buluşmak çabasını kastediyorum. Mesela bugün şiddet yanlısı olmayan Kürt demokratlarıyla, AKP yönetiminden daha ileri bir demokrasi özleyen Müslüman demokratlarla birleşmenin sol geçmişten gelenler açısından hep kendi aralarında birleşmeye çalışmalarından çok daha önemli olduğu kanısındayım.
- Sol ideolojiden gelenlerle muhafazakar demokratların bir araya gelmesi nasıl olabilir?
Öyle demokratik, öyle insanlık asgari müşterekleri var ki, pekala olabilir. İdeolojik olarak; sosyalist, Marksist teorik önermelerden türetilmiş bir ideolojik çatıyı kastetmiyorum.
Türk entelijansiyası şiddetten hoşlanıyor
Türkiye entelelijansiyası da Fransız entelijansiyasına benzer. Maalesef sol aydınlar içerisinde de şiddet hayranlığı hiç eksik olmadı ve bugüne dek geldi. Ben geldiğim noktada buna karşı çok büyük tepki duyuyorum. Mesela ben bu Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun desteklenmesi çağrısında bulunan bu sevgili arkadaşlarımın bu mesele üzerinde düşünmedikleri kanısındayım. Dünyayı silahlı mücadeleyle değiştirmek iddiasında olan bir örgüte sonuç olarak oy verme çağrısında bulunuyorlar. Herhalde 'Mesele davanın haklılığıdır, Kürt halkının ezilmişliğidir. Silahlı mücadele, savaş yöntemleri de bir teferruattır' gibi geliyor. Ben geldiğim noktada artık öyle düşünemiyorum. Ben, ahlaki ve vicdani demokratik, barışçıl bir sol hareket özlüyorum. Maalesef pek de göremiyorum.
Şenay Yıldız/ Akşam
YANLIŞ YOL