













Okurlardan ciddi bir şekilde tebrik ve takdirler gelirken bir kısım okurlardan da hükümet yanlısı olmak ve ülkenin borç batağında yüzdüğü halde bunu deklere etmediğim yönünde eleştiriler alıyorum. Geçtiğimiz hafta içerisinde yapmış olduğum bir araştırma ile ülkemizin borç stokları hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum. Zira kulaktan dolma sağdan-soldan kahve kültürü ile edinilen dayanaktan yoksun bilgi kafa karışıklığından başka bir şey değildir. Öyle ki 2002’de borç stoğumuz Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH)’ya oranı %73’ler seviyesinde iken 2010 yılında % 35 seviyelerine kadar gerilemiştir. Maastricht Kriterlerinin %60 seviyelerinde olduğunu düşünürsek ülkemizin borç stoğunun Maastricht Kriterlerinin oldukça altında olduğu görülmektedir. Aşağıdaki Hazine Müsteşarlığı'nın 2002-2009 Yılı AB Tanımlı Borç Stoku/GSYH (%) verilerinden de anlaşılacağı üzere her geçen yıl borç stoğumuzun Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranla azaldığını görmekteyiz. Bütün bu verilerin yanında ben diyebilir miyim "ülkeyi borç batağına soktular yazıklar olsun bu hükümete?" Elbette diyemem.
Bir kısım kendini bilmez hesaptan anlamaz Cehalet ve ideoloji dolu söylemlerin bangır bangır bağırdığı ve bozuk plak gibi, son 8-10 senedir defalarca bizlere dinlettikleri meşhur Türkiye'nin borç batağına saplandığı safsatası ne kadar gülünç değil mi? Seçim zamanı geldi çattı muhalefet partileri sırf hükümeti karalamak için yalan yanlış bilgilerle halkımızı kandırmaya çalışacaklardır. Bir tanesi iktidarda olduğu dönemde ülkeyi 2001 ekonomik krizinin içine sürükleyen, bir diğerinin de Cumhuriyetimizle yaşıt olmasına rağmen bu ülkeye kan ve gözyaşından başka bir şey veremeyen muhalefet partileri yalan yanlış bilgilerle halkımızı kandırmaya çalışacaklardır. Öyleki proje üretmekten yoksun, yapabileceği en iyi iş birilerini karalamak olan ana ve baba muhalefet partileri son zamanlarda cemaate saldırarak prim yapmaya çalışıyorlar. Bu ülkede cemaat üzerinden prim yapmak isteyenler hüsrana uğrayacaklardır. Hadi CHP bu ülkenin maneviyatına saldırarak prim yapıyor, MHP’ye neler oluyor acaba. 2002 seçimlerinden önce Türkçe ezan söylemleri ile barajın altında kalan onlar değil mi? Yıllardır ekonominin içinde olan birisi olarak ülkemizin ekonomik olarak AB ülkelerinde oldukça iyi bir duruma geldiğini görmek beni gururlandırıyor. Sadece beni değil Ülkesini seven her vatandaşımızı gururlandırması da gerekiyor.
Muhabbetle Kalın…
Bilal KILIKLI
Ekonomist & Mali Müşavir
Tebrik ederim