Bugün gazeteleri karıştırırken bir "Haber" dikkatimi çekti.
2005-2009 arasında üreticilik yapan Çiftçi'mizin hali perişan vaziyetteydi.
Sürekli üretimi düşen,rekoltesi eksilen,yokları oynayan bir duruma gelmiş.
Dilerseniz bu verilere bir bakalım,içler acısı bir durum var ortada.
Tarımı, kendi kendine yeten üç-beş ülkeden biri diye öğrendiğimiz,bildiğimiz Türk köylüsünün,üreticisinin durumu her sene geriye gitmekte,her geçen gün erimekte.
2005'te 21,5 milyon ton olan Buğday üretimi 2009'da 17 milyon ton'a düştü.
2005'te 9,5 milyon ton olan Arpa üretimi 2009'da 6 milyon ton'a düştü.
2005'te 2,3 milyon ton olan Pamuk üretimi 2009'da 2 milyon ton'un altına düştü.
2005'te 520 bin ton kırmızı Mercimek üretimi 2009'da 111 bin ton'a düştü.
2005'te 26 bin ton olan Susam üretimi 2009'da 20 bin ton'un altına düştü.
Bu veriler tarımımızın ne halde olduğunu,nerelere gittiğini göstermesi açısından manidardır.
Sadece bu ürünler mi?derseniz tabi ki hayır,bu işin içinde şeker,pirinç gibi ilk olarak örneklendireceğimiz çeşitlerde var tabi.
Hayvancılıkta da durum aynı...
Son olarak et ithalatı ile gündeme tekrar oturan bu meselede,siyasi iktidarın,geçici çözümlerinden biriydi.
İşe yarar mı?ilk etapta yarayacak gibi duruyor,ama dikkat!!!.
Orta vadede tedbirler alınmazsa,yukarıda ki örneklere bir kalem ürün daha eklenmiş olacak.
Siz, Mazotu ucuz vermezseniz,Gübre ve Yem fabrikalarını çoğaltmaz,gerekirse süvbanse etmezseniz,Hayvancılığımız da,Tarım'ımız da tatlı bir anı olarak kalıp,et ithalatımız kalıcı olacaktır.
Oysa Rahmetli Atatürk ne demişti:
"Köylü Milletin Efendisidir".
Bu bağlam da "üretme çiftlikleri,toprak reformu,makine" kullanımı gibi temel değerleri,Cumhuriyet'in ilk yıllarında aşılamaya çalışmış,vefatına kadar da bu uğur da çaba harcamıştı.
Biliyordu ki;üretmeyen,ekmeyen,dikmeyen,bir ülkenin Köylü'sü olmazsa en acil ihtiyaçlarını dışarıdan almak durumunda kalacaktı ki,onları almak için Petrol'ü yoktu,sanayii'si yok denecek kadar azdı.
Bütün bunları da yaşadığı için de Millet'iyle beraber,çözümler buldu,onları hayata geçirdi.
Aslın da insanın içini acıtan,inciten şu:
Toprağımız var,suyumuz var,makinemiz var,(traktör vs.)yetişmiş ziraat mühendisi,gıda mühendisimiz var.
Hepsi var ama,Helva yapacak Ahçı yok!Ahçı!!!.
İsrail bile Çöl'de Tarım yaparken,Dünya kadar verimli arazilerde,üretim yapamıyoruz.
GAP projesini bile bitiremedik ki,sadece o bölgeye değil,Türkiye'nin tamamına,hatta Ortadoğu coğrafyasına katkı yapacak durumda iken bile yeterince iş bitirici olup,projeyi sonuçlandıramadık.
Şimdi önümüze bakıp,Tarım da, Hayvancılıkta,yine söz sahibi duruma geçmeliyiz,güzelim "Konya şekeri" dururken,tatsız,tuz'suz Şeker ithal etmeyelim,Anadolu'nun semiz hayvanları dururken,ordan burdan "hayvan" almayalım.
Lütfen!Tarım ve Hayvancılık projelerini,siyasi iktidar hesaplarından çıkarıp,ülke olarak projeler üretip,geniş zaman dilimlerine yayalım.
Uzun soluklu,politikalar üretip,insamızı rahat ettirelim.Muhtaç olmayalım ona buna....
Hadi başlaylım,biz bunu yapacak güçteyiz.
Sevgiyle kalın,hoşçakalın...
.