













Turizm yoğunlukla Turgut Özal döneminden sonra sahil şeridinde bacasız fabrika söylemleri ile başladı. Maalesef ki artık turizmde “daha çok turist daha az döviz” durumu söz konusu. 2000 li yıllarda tavan tapan turizm gelirleri gün geçtikçe gerilemekte olup her geçen yıl ülkemize gelen turist sayısı artmasına rağmen bıraktıkları döviz miktarı her geçen yıl düşmektedir.
Turizm gelirlerinin düşmesinde her ne kadar dünyadaki ekonomik darboğazın etkisi olduğu söylense de daha başka sebeplerin olduğu da aşikardır. Global olarak bakıldığında dünyamız o kadar küçüldü ki artık insanlar istedikleri ürünü bir başka ülkeden daha ucuza temin edebiliyor. Bu da esnafımızın kar marjının sürekli düşmesine bir sebep olarak gösterilebilir. Bütün bunların yanında bir çok otelde uygulanan her şey dahil sistemi turistlerin otel dışına çıkmasını engellemekte, esnafın daha az turistle karşı karşıya kalmasını sağlamakta.
Bütün bunların yanında turizm esnafımızın da gelirlerimizin düşmesinde azımsanmayacak ölçüde etkisi var diye düşünüyorum.10$’a alınan bir ürünün turistler fahiş fiyatla 100$’a satılması, yahut sokaktan geçmekte olan turistin kolundan tutularak adeta zorbalıkla dükkanın içine çekilmesi, esnafımızın bir çoğunun yabancı dil bilmemesi, hanutçuluk gibi daha bir çok sebep turizmden daha az gelir elde etmemizin sebepleri arasında gösterilebilir.
Turizm gelirlerinin artırılması için yapılması gerekenlere gelince; yaz aylarında turistleri deniz-kum-güneş üçgeni dışına çıkartarak yayla turizmine önem verilmesi, meyve ve sebze bahçelerine turlar düzenlenmesi, dağcılık turizmine önem verilmesi, gizli kalan tarihi ve kültürel mirasların açığa çıkarılması sayılabilir. Kış aylarında ise, futbol turizmi için daha fazla tesis yapılması, yürüyüş parkurlarının çoğaltılması, bisiklet yollarının artırılması, kaplıcalarımızın etkin tanıtımı, sağlık turizmi için gerekli tesislerin inşası sayılabilir.
Muhabbetle kalın…
Bütün mesele imaj.