













Yıllardır kangren olmuş bir sorun…
Kördüğüme dönmüş, izahı mümkün olmayan olaylar…
Hayatlar karartmış, yuvalar yıkmış çıkmaz bir sokak…
İğdiş edilmiş bir döngü…
Doğruluk eksenini teğet geçmiş bir düşünce eblehliği …
Yeşeren umutları yakan bir ateş…
Kimi zaman yüreklere kor düşüren kıyamet; kimi zaman yürekleri yerinden söken bir cellat…
Onunla doğmuş, onunla büyümüş bir nesil…
Din yerine öğretilmiş, ahlak yerine konulmuş…
Hem hayat felsefelerini oluşturmuş hem de hayatlarını yok etmiş…
Onu bize ilk defa değişik üslupla öğrettiler…
Bize “bunu yapma şunu etme ayıp” sözüyle ilk önce ayıbı öğrettiler doğruyu, yanlışı öğretmek varken…
Daha sonra gelenekleri öğrettiler ilim, irfan dururken…
Daha sonra da töreyi öğrettiler din ayaktayken…
Kuran’ı okutmak yerine törenin kitabını yazdırdılar…
Allah’a itaatı değil; töreye bağlılığı, saygıyı din olarak koydular…
Sevgiyi, şefkati, muhabbeti değil; kini, hırsı, intikamı yeşerttiler…
Affetmeye, yaşatmaya değil; mahvetmeye, öldürmeye ant içtiler…
Oysa kainatın en şereflisi kan davasını ayaklar altına almıştı…
Amcasını öldüren Vahşi’yi affetmişti…
Kötü yola düşen kadın ya da erkeğe: “git rabbine tövbe et, şüphesiz o rahman ve rahimdir” demişti…
Adam öldürmeyi bırakın, bir mahlukata dahi sebepsiz eziyet etseniz cezasını çekeceksiniz diyerek de adaletin tecelli edeceğini bildirmişti.
İnsanlara muhabbeti tavsiye etmiş; kin, öfke şeytandandır demişti…
Öyleyse töreye mi kaldı; namusun bedelini sormak,
kan davasını yaşatmak, husumet beslettirip intikam aldırmak…
Töre dinden üstün mü?
Allah’ın kelamı dururken törenin kitabına mı bakmak gerekir…
Allah’a ram olmak şerefken; töreye köle olmak mı namus…
Kimi kim doğurdu; din mi töreyi, töre mi dini doğurdu?
Eğer bir töre, dinin emirlerine uymuyorsa nasıl uygulanabilir, nasıl başlara tacedilir?
Töre adam öldürmeyi emrediyorsa bu törenin dini var mı?
Bu din menfur olayları tasvip etmez, bu din canlara kıydırmaz…
Bu dinde merhamet, sevgi ve şefkat vardır…
Bu din aşk yoludur, muhabbet yoludur…
Öyleyse elzem olmayan bu töreye ihtiyaç yoktur…
