













Televizyon Terörü devam ediyor…
Oldukça uzun zamandır yani en son Vatan Şaşmaz ve Melike Öcalan’ın sunduğu Sabah Keyfi’nden bu yana sabahları televizyon seyretmek eziyet haline geldi ülkemizde.
Yurdumun iyi niyetli ve bu hainliklerin içini bilmeyen insanları her sabah Televizyon karşısında ağlayarak başlıyor güne.
Son olarak Ebru Gediz 14
yaşında
bir kızcağızın sevdiği ile
isteyerek birlikte olduğunu kuliste ikna ederek kendisine söyletip sonra
da
kamerada ablacığım içeride söyledin burada da söyle vs gibi tatlı
sözlerle kızı
ailesinin yanında küçük düşürüyor.
Magazin
Gazeteciliğini takdir ettiğim ancak Dobra Dobra’dan
sonra Televizyonculuğuna buz kestiğim Müge anlı ise cani ruhlu bir kızın
ailesinin saçma savunmasına deli olan bir hayvan sever canlı telefon
bağlantısı
yaptıktan sonra bakın ne oluyor.
Sıkı
bir hayvan sever olan değerli yazar arkadaşım Özgün Öztürk’ün yeni
asırdaki son
yazısından aktarıyorum
“
Psikopatlık adeta ödüllendiriliyor ve
üstü
örtülüyor, el birliğiyle... Ve anlı şanlı hanımefendi programa bağlanan
bir hayvan
sever telefonu kapatınca sadece şu yorumu yapıyor: "Bu hayvan severim
demek de ne oluyor anlamıyorum. İnsan severim diyor muyuz biz?"
Ben de sizi anlamıyorum sayın anlı şanlı hanımefendi. Sadece bir sokak
kedisi
olduğu için böylesine saçma sapan bir savunmayı kabulleniyorsunuz ve
programınızla bu suçu adeta örtbas ediyorsunuz? Sorgulamanız gereken
"hayvan
sever" denmesi midir, yoksa "bunun bir sonraki aşamasının insana
şiddet olacağı" mıdır?
"İnsan severiz" deyin ama bu yaptığınız aslında insan severlik de
değil. Bugün hayvanlara eziyet edenler biliniz ki yarın da insanlara
zarar
verecekler. Bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.”
Ofisimde sabahları başka bir şey bulamadığımdan 30 yaşındaki insanlara lise üniforması giydirilmiş Arka Sıradakiler dizisini izliyorum. Bugün dizide İbrahim Karakteri’nin ölesiye sevdiği Sibel adlı genç kızın escortluk yaptığını görüyoruz birkaç bölüm önce de bu konu işlenmişti ve yine aynı kızdı ama zorla yaptırılıyor havası vardı, oysa şimdi kız ekonomik hayatını kurtarmak adına kendi isteği ile yapıyor gösteriliyordu.
Birkaç dönemdir devam eden ve izleyicilerinin çoğu oynayanlar gibi 30lu yaşlar da olmayan gerçek liselilerden oluşan bu dizide bu tema yanlış değil midir? Ekonomik sıkıntısı olan bir genç kız “bu yolla para kazanılabiliyor muş gözümü karartıp bende mi denesem” gibi düşünemez mi?
Televizyon
yazarlığının önemli kalemi
değerli büyüğüm Yüksel
Aytuğ bir dönem benimde destek verdiğim Sarı Kurdele adlı bir kampanya
başlatmıştı ve rica ediyorum Yüksel Ağabey haydi yine başlayalım
İstanbul
Anadolu Yakası’ndaki Kurdale dağıtımı benden…
Gökhan Karaduman
Senarizm Terörü