













Mübarek Ramazan ayı boyunca hükümet ve Doğan Grubu arasında geçen tartışmalar ne oldu da bitiverdi, hangi konuda uzaşıldı? Bu sessizliğin arkasında olup bitenleri sorgulayamadan, şehit cenazelerinin gündeme pat diye düşmesi, geçen secim öncesi durumu hatırlatıyor bana. Allah ın bol bol rahmet etmesini dileyerek bu vatan evlatlarının şehadetleri üzerinden nasıl puanlar toplanıyor anlamak zor, üstüne üstlük tam da bu durumda Barzani ile masaya oturma fikri.
Ya da birbirlerine yeni ünvanlar vermiş olan millet vekilleri Fırat ve Kılıçdaroğlu arasındaki tartışmada sessiz ve sedasızca o günkü gazete manşetlerinde kaldı.
Melih Gökçek ve Oddü arasındaki tartışmada askıda kalmış ilişkilerden, araya Karayalçında girebilir mi?
Bütün bu tartışmaların halkı ikiye böldüğünü anlayamayan bir zihniyet mi var. Öyle ki vatandaş da tartışır oldu, her yerde her zaman savunmadayız, hatta bu bile yetmiyor silahli mücadele icindeyiz. Bizi kızdıran biriyle, sözlü küfürlü sataşmalardan sonra silahlar bile çekebilmekteyiz.
Bu toplum nereye gitmekte?
Kompozisyon dersinde bir gün öğretmen, balık baştan kokar atasözünü açıklamamızı istemişti, biraz zorlanmıştım o zamanlar bunu anlamakta, ama şimdi sayfalarca yazabilirim.
Nasıl bir toplum görmek istiyorsak öyle davranmalıyız. Eğer küfür duymak istemiyorsanız, küfretmemelisiniz, eğer kanunlara uyan vatanperver biri görmek istiyorsanız kanunlara uymalısınız. Her şeyi önce siz yapmalısınız ki diğerleri de sizin gibi yapsın.
Her şey bir yana;
Başbakanın da dediği gibi ‘afedersiniz yalaka bir toplum istemiyoruz’
