













Herkesin bildiği fakat herkesin ders almadığı bir hadise vardır…
“Hazreti Ömer …
Halife...
Bir gece...
Makamında...
Ashabtan biri ziyaretine gelir. Selam verir. Selamı alınmamıştır….
Oturur...
Ömer işiyle meşgul... Sahabe bekler... Ömer çalışır... Selam alınmamış, yüzüne bile bakılmamıştır…
İş biter. Ömer mumu söndürür. Bir başka mumu yakar. O anda selamını alır. Konuşmaya başlar...
Sahabe sorar:
- Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve niçin bir mumu söndürüp diğer mumu yaktın ve ondan sonra benle konuşmaya başladın?
Hazreti Ömer :
- Evvelki mum devletin hazinesinden alınmıştı. O yanarken özel işlerimle meşgul olsaydım Allah indinde mes'ul olurdum. Seninle devlet işi konuşmayacağımız için kendi cebimden almış olduğum mumu yaktım, ondan sonra seninle meşgul olmaya başladım.”
Ne kadar büyük bir insan…
Şu davranış biçimine günümüzde ne kadarda ihtiyacımız var…
İşte küçüğünden, büyüğünden yolsuzluk olmamasının reçetesi…
Millete saygı ancak böyle olur…
Allah’tan korkmak, bir gün hesaba çekileceğini bilmek ve ona göre davranmak…
Hesaba çekilmeden kendini hesaba çekmek…
Nefis muhasebesi…
Kendi açımdan böyle bir muhasebeye girmeye karar verdim…
Haberajans’ta sürdürdüğüm ve büyük keyif aldığım köşe yazarlığım da bu muhasebeden nasibini aldı…
Kendi kişisel bilgisayarım henüz olmadığı için, öğle arası mesai saati dışında yani, fakat iş yerimdeki bilgisayardan köşe yazıları yazmamın milletin hakkını gasbetmek olduğu kanaati bende hâsıl oldu…
Bu kanaat elimi ayağımı bağladı…
Ben, bana emanet edilen ve iş üretmem ve iş takip etmem için emanet edilen millete ait bir bilgisayarı kendi yazılarımı yazmak ve paylaşmak için kullanıyorum…
Bu şekilde bir kullanımın inancıma aykırı olduğuna uzun nefis muhasebeleri sonucu karar verdim…
Bundan sonra ya kişisel bilgisayarım ve internet bağlantım olduğunda ya da boş vakit bulup bir internet kafeye gittiğimde köşeme yazı eklemeye karar verdim…
Nihayetinde amaç en azından benim amacım bir köşe yazarı olmak değil her zaman aramak daha iyiyi daha güzeli…
Dünyanın gelip geçici olduğunu bilerek…
Küçülmeden yaşamak…
İnandığım ve sahip olduğum görüş ve düşünceleri paylaşır ve aktarırken vicdanen de rahat olmak…
Bu sebeplerle yazılarımı takip eden okuyucularım ve arkadaşlarımla daha az buluşabileceğimiz için üzülüyorum tabii ki…
Az olsun öz olsun…
Yaz Artık
ameller niyetlere göre