Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Gökhan Karaduman
gokhankaraduman@mynet.com
Tasma takmadan..
11 Temmuz 2009 Cumartesi 12:52

Beklentisiz Sevmek…

Adamın biri gelmiş anlatıp duruyor gecenin köründe, hiçbir hatun onu gerçekten sevmiyormuş efendim, yok önce peşinden koşuyor sonra kaçıyorlarmış.

Sustum ve dinledim önce dakikalarca.

Ve dedim ki.

Seveceksen beklentisiz seveceksin, özgür bırakacaksın, sen seviyorsun diye o senin demek değil ki, kendi halinde bir birey onunda sevdiği yemeği yemek, istediği gibi içmek, gezmek, kitap okumak vs gibi dışarıdan beslenmeye ihtiyacı var aynı ev içerisinde bile olsan özgür bırakacak, boğmayacak, sıkmayacak, daraltmayacaksın.

Ve özeneceksin kendine salmayacaksın hayatın akışına, aksi halde ne olur?

Sen boğdukça o kaçar, sen daralttıkça o uzaklaşır, senin kıskançlık yarattığın arkadaşları ile senden gizli buluşur, görüşür, sen onu yalnız bırakmadıkça sana yalanlar söyleyerek kitap okumak, film izlemek için zamanlar yaratır kendine.

Ve sen salıverirsen kendini, sevgilin sana ağzının koktuğunu, ter koktuğunu söyleyemeyeceği için kaçacaktır senden uzak duracaktır ve senin buna kırılman alınman ise an meselesidir ama küsmeden önce kendine ayna tutabilmeyi becereceksin.

Öyle her şeye şikâyet etmek, tüm hatayı karşı tarafa yüklemek kolay iştir hoca bunu herkes yaparak, dönde bir bak aynaya tamam karizma tipsin hatun olsam uzaktan bende beğenirim ama ağzın leş gibi kokuyor be hoca.

Herkese rest çekmek istiyorum bu günlerde.

Kim var kim yoksa yanımda kendimden kilometrelerce uzağa itmek veyahut uçsuz bucaksız uçurumların olduğu bir yerlere kaçmak.

İnsanın kendiyle ilgili çelişkiler içinde olması kadar kötü bir şey yok.

Çevrenizdeki herkes bir ihtiyacı olduğunda sizi arıyorsa ve siz çözüm bulmak adına elinizden gelen her şeyi yapıyorsanız ve o ya da bu şekilde çözüyorsanız o muhterem eş, dost ve bilumum arkadaşın işini kendinizde bakiyesi hayli yüklü bir özgüven oluşturursunuz.

Ammaa.

O sizden isteklerde bulunanlara sizin işiniz düştüğünde geciktir, yapmaz veyahut hiç önemsemezlerse ve siz sıkıntı içerisindeyken onlar kendi âlemindeyse, o özgüvenin yerini sorular almaya başlar. Acaba ben onlara ne yaptım, bendeki sorun ne vs alır gider başını bu liste.

Ölçer biçersiniz kendinizde sorun olarak gördüğünüz yanları törpülersiniz lakin değişen bir şey olmaz. O’nlar yine aynıdır.

İşte tam burada, yapılacak şeyin ne olduğu bellidir.

Yapılması gereken çevreyi değiştirmek, silkelenmek ve iyice taranıp asalaklardan, arınmaktır.

Amma velâkin öyle bir yerdesinizdir ki.

Sözleri Hasan Hüseyin Korkmazgil’e ait Ahmet Kaya’nın seslendirdiği bir şarkıdaki gibi.

Öyle bir yerdeyim ki
ne karanfil ne kurbağa
Bir yanım mavi yosun
Dalgalanır sularda
Dostum, dostum
Güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe

 

 

 

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR