













Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz mı?
Gerçekten mi?
Herkesin hemen hemen her konuda bir fikri, fikirleri var…
Aynı konuda aklı başında, aydın, ekonomist, siyasetçi, bilim adamı farklı düşüncelere sahip olabiliyor…
Demek fikir sahibi olan bunca insan farklı bilgilere sahipler ki farklı düşünceler üretebiliyorlar…
İnsan bilgisiz yaşayamaz…
Yanlış bilgilere sahip olabilir ancak…
Senin sahip olduğun bilgilerin bazen de kesin kabul ettiğin doğruların benim sahip olduğum bilgileri bazen de kesin kabul ettiğim doğruları döveceği nereden belli…
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Arşivlerini herkese açmış durumda zaten. Ben bu belgelerde Ermenilere uygulanan soykırım izi bulamadım bir de bu soykırımı savunanlar okusunlar da bir tek belge getirsinler ortaya…
Yok onlar hatırat türü sübjektif bazı yayınları okumayı tercih ederler…
Tarih belge ile yazılır diye öğrettiler bizlere…
Arşivler ise tarihi kaynaklar arasında gerçeği en objektif olarak yansıtan belgeler değil midir?
Bu tarihi belgelerle ilgili Başbakanımız Sayın R.Tayyip Erdoğan da defalarca açıklamalar yapmadı mı?
Tarihçiler hangi görüşten olursa olsun gelsin incelesinler demedi mi?
Ben iddia edildiği gibi bir soykırım yok düşüncemi belirtince bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmakla ve Osmanlı Arşivlerini okumamakla itham ediliyorum…
Bana bu köşede düşüncelerimi yazma fırsatını verenlere minnettar olmakla beraber hadi ben kıytırık bir köşe yazarıyım kendi çapımda…
Bu ülkede nice değerli bilim adamı ve siyaset adamı böyle bir soykırım yok, işte size Osmanlı Arşivleri diyor hiçbir şey saklanmıyor…
Ancak insanların sabit fikirlerini parçalamak atomu parçalamaktan da zordur…
Şimdi ben Ermeniler dâhil o günkü ülke ve dünya şartlarında kim olursa olsun çekilen acıları yok mu sayıyorum…
Ancak bu milletin de çektiği acıları kim yok sayabilir…
Üç kıtada hüküm süren bir imparatorluktan Türkiye Cumhuriyeti’ne bu millet nasıl geldi, hangi şartlarda, kaç şehit verdi, gazileri ne kadardı, ne acılar çekildi…
Biraz da bunları konuşup bunları yazalım…
Kim suçlu, kim masum?
Kendi düşüncelerimize sahibiz ancak bunu tarihçilere bırakalım…
Şunu da unutmayalım ki, bu millet dünyanın hâkim gücü iken yapmadığı soykırımları bir var olma savaşı verirken yapar mı?
Bizler Fatih’in torunlarıyız derken hamaset yapmıyoruz, bir gerçeğin de altını çiziyoruz…
O gerçek; Fatih’in insan sevgisi ve hoş görüsüdür…
Bu topraklarda da zulüm olabilir ancak bu topraklar zalim barındırmaz…
Çünkü bu milletin mayası temizdir…
Evet; vatan, millet, Sakarya ancak bazılarının zannettiği gibi bunlar edebiyat değil…
Bizim gerçeklerimiz…
Biz de böyleyiz…
