Başbakan Erdoğan ile görüşen U-2 grubunun solisti Bono, özel notlarını
İngilizce yayınlanan Hürriyet Daily News Gazetesi’ne gönderdiği mektupta
açıkladı.
Bono, mektubu Daily News’un yayın yönetmeni David Judson ile Türkiye’nin
‘Milli damat’ diye tanıdığı ve Daily News’da köşe yazan eski Avrupa
Parlamentosu üyesi Hollandalı Joost Lagendijk’e hitaben kaleme aldı.
Türkiye’de 3 gün boyunca ve konser sırasında siyasete girmekten kaçınan
Bono’nun referandumla ilişkilendirilmekten duyduğu kaygı mektuptaki
satırlara net şekilde yansıdı. İşte o satırlar:
Fırsatların sonu yok
Siyasetiniz muhakkak ki karmaşık, fakat burada kulağıma çalınan en basit
ve güçlü melodi, insanların geçmişin derinliklerine çok fazla dalmak
istemediği. İnsan burada geleceği iliklerine kadar hissediyor. Şeffaf
bir şekilde iyi kararlar alındığı takdirde, Türkiye için büyümenin ve
fırsatların sonu olmadığını görebiliyorsunuz.
Vicdani retçi Suver
Başbakan Erdoğan, bu ozanlar grubuna müthiş bir misafirperverlik
gösterdi ve vaktini büyük bir cömertlikle bize ayırdı. Onunla bir buçuk
saat geçirdik, çok çeşitli meseleler konuştuk, en ciddisinden en
hafifine kadar birçok konuyu ele aldık. Okul kitaplarında bulunan bir
şiiri okuduğu için düşünce suçlusu olarak hapiste geçirdiği günlerden
söz ettik. İnsan haklarından Sudan’a, Pakistan’daki sellerden İnan Suver
gibi vicdani retçilere reva görülen muameleye kadar sorduğumuz bütün
sorulara açık görünüyordu. Vicdani retçilerin durumunu inceleyeceğini
söyledi.
O kadar naif değiliz
Biz Başbakan’ın davetine icabet ettik. Oraya herhangi bir siyasi görüşü
desteklemek için gitmedik. Halkçı liberal bir rock grubunun böylesine
önemli bir referandum öncesinde hükümetle bu kadar yakın görüntü
vermesinin her iki taraf için de riskli olduğunu ve yorum yapmamız
durumunda her iki tarafça da kullanılabileceğini bilmeyecek kadar naif
değiliz. Durum bu değildi. Böyle iç meseleler bizim işimiz değildi.
Sanatçılarla hükümet arasındaki bu tür bir diyalogla ilgili mesele şu:
Bu olağanüstü bir şey olmamalı. Bir bütün olarak toplumun tanımı tam da,
sanatçıların, bilim adamlarının, sporcuların, dindarların, laiklerin ?
herkesin- katkı yapmasıdır.
Gazeteci olurdum
Bir sanatçı diğer yaratıcı veya eleştirel sesler bastırıldığında sesini
daima yükseltecektir. Hükümetlerin gücü, eleştirileri kabul
edebilmesiyle ölçülebilir. Özgür bir basın demokrasinin mihenk taşıdır.
Bir rock grubunun fazla abartılan şarkıcısı olmasaydım, gazeteci
olurdum, bundan kesinlikle eminim. Eleştiren bir gazeteci olurdum. Kısa
bir süre içinde Türk hapishanelerinde muhtemelen 90 düşünce suçlusu
gazeteci olacağını söylediğinizde (Daily News’da çıkan yazıya cevaben)
bunun son dönemde kaydedilen ilerlemenin büyük kısmını heba edeceğine ve
ülkeyi, eşi Hanım’ı ve ailesini konserde ağırlamaktan büyük onur
duyduğumuz Fehmi Tosun’un kaybedildiği karanlık günlere döndüreceğine
katılırım.
Sümeyye’nin bilgisi
Başbakan’ın kızı Sümeyye, kalkınma konularındaki bilgisiyle son derece
etkileyiciydi ve annesiyle birlikte selzedelere yardım götürdüğü
Pakistan’dan daha yeni dönmüştü. Şu an yanımızda, Başbakanlık ofisinin
duvarlarının birinden alınmış bir hediye var: Türkiye’nin 1850’lerdeki
büyük kıtlık sırasında İrlanda’ya gönderdiği yardımın beyannamesi.
Zülfü gibi bağ olur mu?
Pazartesi akşamı Zülfü Livaneli ve kardeşi Ferhat’la sahneyi paylaşmak
bizim için onurdu. Zülfü kitlenin sesini özel bir yere taşıdı ve
nesiller arasındaki ayrımlar eriyip gitti. Fehmi için ‘Kayıp Anneleri’ni
söyledik, bunu Zülfü’nün demokrasi şehitleri için bestelediği ‘Yiğidim
Aslanım Burada Yatıyor’ takip etti. Bütün stad şarkıyı satır satır
söyledi... Kendi kendime U2’nun böylesine güçlü bir bağ kurabilmesi için
kat etmesi gereken uzun bir yol olduğunu düşündüm... ama yine de ilk
buluşma için fena değildi.
Acemi geldik hayran ayrıldık
İstanbul’daki vaktimizin hepsi aktivizmle ve vicdan meseleleriyle
geçmedi bazı büyük aptallıklar da yaptık, köprüden geçerken trafiği
durdurduk sözgelimi (arkada oluşan kuyruktaki insanlardan samimiyetle
özür dileriz), göbek dansı izledik ve cumartesi akşamı birkaç bardak
şampanya içtik. Bu büyük şehre acemiler olarak geldik, hayranları olarak
ayrıldık.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR