













Ergenekon’un 12. dalgasında arkadaşlarımdan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi Ceren Ertürk, Ayşe Ezgi Dilek, Melis Yalçın ve Sibel Kahneci gözaltına alınıp üç gün boyunca içerde tutuldular. 3 gün gibi kısa bir sürede nasıl serbest bıraktılar anlamadım. Suçları ağırdı oysa Ceren’in, Ezgi’nin, Melis’in ve Sibel’in.
Onlar TGB üyesiydiler. Türk gençliğini vatan savunması noktasında bir araya toplamayı şiar edinmiş bir örgüte üyeydiler.
ÇYDD’ye üye olmuşlardı. Üye olmakla da kalmamış ÇYDD’den burs almışlardı.
Cumhuriyet mitinglerine katılmışlardı. “ Ne ABD Ne AB Tam Bağımsız Türkiye” diye slogan atmışlardı.
Emanete ihanet etmemişlerdi. Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet’e sahip çıkmışlardı.
“Irak’ta işgale hayır” mitinglerine katılıp, sınırımızı 300 km ötesindeki insan kıyımlarına karşı çıkmışlardı.
Amerikan’ın beslediği PKK terör örgütünün saldırıları sonrası “ Türk-Kürt Kardeştir, Amerika Kalleştir” diyerek Mehmetçik mitinglerine önderlik etmişlerdi.
Atatürk devrimlerini savunmuşlardı.
Demokrasi, özgürlük, devrimcilik demişlerdi.
“ AKP’den hesabı gençlik soracak” diyerek var olan güçleriyle onları ürkütmüşlerdi.
“Gençlik Ata’sının izinde Anadolu’ya Geçiyor” başlığıyla 16-19 Mayıs arası İstanbul’dan Ankara’ya yürümüş 19 Mayıs’ı Anıtkabir’de "1 numara" ile beraber kutlamışlardı.
Deniz Fenerinden haram yemek yerine onurlarıyla mücadele etmişlerdi.
Fethullahçı olmamışlardı.
Cumhuriyet okumuşlardı, Aydınlık okumuşlardı.
BOP eşbaşkanı Tayyip Erdoğan’a muhalefet etmişlerdi.
Üniversite gençliğindir demişlerdi.
O kadar çok suçları! varki. Sayarsam sayfalar yetmez. 3 günle iyi kurtuldular.
valla helal