













Söylem ve anlam kargaşası
Türkiye yıllardır sivil anayasa özlemini her seferinde alerjik kavramlar yüzünden yerli ve yeterince sağlam bir zemine oturtamamış yahut oturtmaya çalışmamıştır.
Her seferinde sahneye çıkan siyasetçiler yahut politikacılar Türkiye de önyargılı bir çok konuyu masaya yatırmış fakat her seferinde yanlış kavramlar kullanarak koca bir denizin sadece köpüğünü göstererek olayı sulandırmış ve özlenen demokrasi açılımını bir türlü gerçekleştir-e-memiştir.
Bugünlerde hayati bir mesele olan demokratik açılımları yapmaya çalışan siyasetçilerin bir kısmı kamuoyunda yanlış ve bir o kadar da tehlikeli demeçler vererek süreci baltalamaya ve bir o kadar da kutuplaşmaların oluşmasına ve bu demokrasi hamlesinin de heba olmasına yol açmaktadırlar.
Kamuoyu , yazarlar ile sivil toplum kuruluşları ile siyasi partiler ile Türkiye nin bu sefer yakaladığı fırsatı hiçbir şekilde heba etmemeli ve sürece her kesi dahil ederek ortak sorumluluk paydasında buluşturmalıdır.
Bu noktada demokratik açılımların sadece Kürtlere değil tüm azınlıklara da haklarının iade edilmesine ve Türkiye halklarının kalkınmasına ve bununla birlikte huzurlu ve bir o kadar da
ayrışmanın değil kaynaşmanın olacağından kimsenin şüphesi olmasın.
Eğer Türkiye dünya liderliğini kendine rol olarak benimsemişse önce kendi içerisindeki sorunlarını çözer kendi halklarına gereken değeri verirse Türkiye önü alınamaz bir dev-let olur.
Velev ki bu demokratik zıplamayı gerçekleştirmesin ki bunu düşünmek bile demokratik ülkelerde ayıp sayılır işte bu nokta da Türkiye de bundan zarar görmeyecek hiç kimse olmayacaktır..
Çünkü demokrasi bütün insanlığın bütün ideolojilerin kalkanıdır.
Bu kalkanı delersek hiç birimiz bundan fayda görmeyecektir.
fdfdf