Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk,
KPSS'den önce eğitim bilimleri sorularının ham halinin Uludağ
Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden 2007'de mezun olan bir
kişinin e-mail adresine servis edildiğini öne sürdü.
Koncuk,
sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, sendika
tarafından yapılan tespitlere göre, KPSS'ye ilişkin iddiaların 50-100
kişiyle sınırlı olmadığını, binlerce kişiye soruların servis edildiğini
yüzde 100 ispat ettiklerini savundu.
Olayların ortaya çıkmasından
adeta bir korku duyulduğunu iddia eden Koncuk, ''Bu işi yapanların
ortaya çıkmasından da korkuluyor. Belki bu olaylar, geçmiş yıllarda da
yapıldı ancak, bu yıl ortaya çıktı. (Benim adamım yaparsa her şey
mübahtır) anlayışı Türkiye'yi uçurumun kenarına sürükler, bu anlayıştan
kurtulmak lazım. Ahlaksızlığı yapan ahlaksızdır, namussuzluğu yapan
namussuzdur. Bunu tespit edemediğimiz sürece emin olun ülkenin geleceği
hiç de iyi değildir'' dedi.
"ŞİFRE VERİLEREK SORULAR DAĞITILDI İDDİASI"
Koncuk, sözlerinin ardından KPSS eğitim bilimleri sorularını içeren ''PDF'' formatında bir dosyayı gazetecilere gösterdi.
Dosyanın
5 Temmuz 2010'da saat 14.22'de oluşturulduğunu anlatan Koncuk, dosya
tarihinin değiştirilmediğini, orijinal dosya üzerinde değişiklik
yapılmadığını da tespit ettiklerini söyledi.
Konucuk, sınavın 10
Temmuzda, eğitim bilimleri testinin de aynı gün öğleden sonra
yapıldığını anımsatarak, şu iddialarda bulundu:
''Bu dosya 5
Temmuzda oluşturuldu. Bu dosyada ne var? Dosya, sınavdan beş gün önce
oluşturulmuş. Bu dosya bizim tespit ettiğimiz bir e-mail adresine
gönderiliyor. O e-mail adresini hukuken suç olduğu için söylemeyeceğim.
Ama bu bilgiyi ve o e-mail adresinin sahibini biz tespit ettik. Bu
sorular o e-mail adresine gönderilmiş. Bu yüzde yüz. Uludağ Üniversitesi
Eğitim Fakültesi'nden 2007'de sınıf öğretmenliği bölümünden mezun olmuş
bir KPSS adayına ait hotmail uzantılı bir e-mail bu. Bu kişi erkek ve
doğum yeri İç Akdeniz'e doğru bir ilimizin ilçesi. Ayrıca sınavda tam
puan da alamamış. Bu sorular, muhtemelen her il merkezindeki onlarca
kişiye gönderildi ve onların e-mail adresinin üzerinden başkaları bu
soruları aldı.
Yani bir e-mail adresine sorular geliyor. Ben
arıyorum birilerini ve 'benim e-mail adresime gir şifresi de şu. Bu
şifreden soruları al' diyorum. Şöyle de olabilir. Bunların eğitim
bilimleri sınavına ait olduğu da söylenmemiş olabilir. 'Al bundan
faydalan' da denilmiş olabilir. Yani kopya olduğu anlaşılmasın diye. Bu
da mümkündür.''
Bu olayı tesadüfen yakaladıklarını dile getiren
Koncuk, ''İlleri aşmışız ilçelere kadar bu sorular servis edilmiş''
dedi. Koncuk, bu bilgileri istendiği takdirde, savcılığa, YÖK Denetleme
Kurulu'na ve Devlet Denetleme Kurulu'na vereceklerini söyledi.
"IP ADRESLERİNDEN TESPİT EDİLSİN"
Kimlerin
söz konusu e-mail adresine girdiğinin IP adreslerinden tespit
edilebileceğini belirten Koncuk, ''eğitim.son'' adıyla oluşturulmuş bu
dosyanın başka hangi e-mail adreslerine gittiğinin de hotmail
sağlayıcıları tarafından belirlenebileceğini söyledi.
İsmail
Koncuk, bu kişinin bulunduğu ilçenin kopya işlerinin merkezi olduğunu
düşünmediğini de dile getirerek, ''O, e-mail adresine başka e-mail
adreslerinden soruların gelmesi kuvvetle muhtemel. Yani yetkililer çok
net olarak bu e-mailin nereden gönderildiğini ortaya çıkarabilir'' dedi.
"SORULAR HAM HALİYLE SERVİS EDİLMİŞ İDDİASI"
Tespit
ettikleri dosyada yer alan soruların ''ham'' olduğunu, asıl
sınavdakilerden ufak tefek farklılıklar gösterdiğini ve dosyada
sınavdaki 4 sorunun bulunmadığını dile getiren Koncuk, ''Bu durum,
soruların daha baskıya girmeden, birilerinin eline geçtiğini, e-mail
adreslerine servis edildiğini gösteriyor. Telefon trafiğiyle de belli
gruplara servis edilmiş'' dedi.
Bu grupların savcı tarafından
belirlenmesi gerektiğini ifade eden Koncuk, ''Bu, kesinlikle kendi
mensuplarına, menfaat temin etmek isteyen, öncelik kazandırmak isteyen
bir grubun işi. Bunu ortaya çıkarmak benim işim değil. Araştırmalarda
bunların hangi gruplara ait olduğu da ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.
''Servis
edilen sorularda, asıl sınavdaki sorularda bulunmayan bazı yazım ve
ifade bozukluklarının bulunduğunu'' iddia eden Koncuk, ''Bu ham metin
olduğu için birileri alelacele bu soruları bir yere göndermiş. Ama ÖSYM,
bunları baskıdan önce düzeltmiş'' dedi.
"DOST VE AKRABALARINA DA VERMİŞLERDİR"
Soruları
ele geçirenlerin dost ve akrabalarına da bu soruları vermesinin mümkün
olduğunu vurgulayan Koncuk, ''Şunu çok net söyleyebiliriz. Bu sorular,
yüzlerce değil, binlerce insana gönderilmiştir. Hatta sorular öylesine
ortada gezmiş ki ayağa düşmüş'' diye konuştu.
Bu tespitlerinin
ardından savcılık, Devlet Denetleme Kurulu, YÖK Denetleme Kurulu'nun
gerekeni yapması gerektiğini belirten Koncuk, ''Bu işin üzerine
gidilirse bu işe karışmış olan hemen herkes çorap söküğü gibi ortaya
çıkacaktır. Bilgisayar aleminde yazdığınız her kelime attığınız her adım
kayıt altına alınır'' diye konuştu.
Koncuk, bunların ortaya çıkarılmaması halinde olayların arkasında başka konuların bulunduğunu düşüneceklerini söyledi.
"SINAV SİSTEMİ MERCEK ALTINA ALINMALI"
ÖSYM
Başkanı Ünal Yarımağan'ın ''düzgün bir adam'' olduğuna inandığını dile
getiren Koncuk, ''Ama Yarımağan'ın altında yüzlerce insan var. Onun için
ÖSYM sınav sisteminin de bir mercek altına alınması, sorgulanması
gerektiğini olaylar gösteriyor'' dedi.
Koncuk, soruları hakkıyla yapanları korumak istediklerini dile getirerek sözlerini şöyle tamamladı:
''Elimizde
yarım bardak su var. İçerisine yüzde 10 kadar lağım suyu karışmış. (Şu
tarafı temiz kalmış şu tarafını içeyim) deme hakkını kendimizde
bulabilir miyiz? Bu kadar olaydan sonra (ben hakkımla yaptım) diyen
insanlara güven kalır mı? Tüm derdimiz haksızlığa uğrayanlara hakkını
teslim etmeye çalışmak. Ama artık bu kadar geniş boyut kazanmış olaylar
yaşandıktan sonra (ben hakkımla almıştım, benim durumum ne olacak?)
sorusu bayat kalıyor.'' (Habertürk(Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk,
KPSS'den önce eğitim bilimleri sorularının ham halinin Uludağ
Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden 2007'de mezun olan bir
kişinin e-mail adresine servis edildiğini öne sürdü.
Koncuk,
sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, sendika
tarafından yapılan tespitlere göre, KPSS'ye ilişkin iddiaların 50-100
kişiyle sınırlı olmadığını, binlerce kişiye soruların servis edildiğini
yüzde 100 ispat ettiklerini savundu.
Olayların ortaya çıkmasından
adeta bir korku duyulduğunu iddia eden Koncuk, ''Bu işi yapanların
ortaya çıkmasından da korkuluyor. Belki bu olaylar, geçmiş yıllarda da
yapıldı ancak, bu yıl ortaya çıktı. (Benim adamım yaparsa her şey
mübahtır) anlayışı Türkiye'yi uçurumun kenarına sürükler, bu anlayıştan
kurtulmak lazım. Ahlaksızlığı yapan ahlaksızdır, namussuzluğu yapan
namussuzdur. Bunu tespit edemediğimiz sürece emin olun ülkenin geleceği
hiç de iyi değildir'' dedi.
"ŞİFRE VERİLEREK SORULAR DAĞITILDI İDDİASI"
Koncuk, sözlerinin ardından KPSS eğitim bilimleri sorularını içeren ''PDF'' formatında bir dosyayı gazetecilere gösterdi.
Dosyanın
5 Temmuz 2010'da saat 14.22'de oluşturulduğunu anlatan Koncuk, dosya
tarihinin değiştirilmediğini, orijinal dosya üzerinde değişiklik
yapılmadığını da tespit ettiklerini söyledi.
Konucuk, sınavın 10
Temmuzda, eğitim bilimleri testinin de aynı gün öğleden sonra
yapıldığını anımsatarak, şu iddialarda bulundu:
''Bu dosya 5
Temmuzda oluşturuldu. Bu dosyada ne var? Dosya, sınavdan beş gün önce
oluşturulmuş. Bu dosya bizim tespit ettiğimiz bir e-mail adresine
gönderiliyor. O e-mail adresini hukuken suç olduğu için söylemeyeceğim.
Ama bu bilgiyi ve o e-mail adresinin sahibini biz tespit ettik. Bu
sorular o e-mail adresine gönderilmiş. Bu yüzde yüz. Uludağ Üniversitesi
Eğitim Fakültesi'nden 2007'de sınıf öğretmenliği bölümünden mezun olmuş
bir KPSS adayına ait hotmail uzantılı bir e-mail bu. Bu kişi erkek ve
doğum yeri İç Akdeniz'e doğru bir ilimizin ilçesi. Ayrıca sınavda tam
puan da alamamış. Bu sorular, muhtemelen her il merkezindeki onlarca
kişiye gönderildi ve onların e-mail adresinin üzerinden başkaları bu
soruları aldı.
Yani bir e-mail adresine sorular geliyor. Ben
arıyorum birilerini ve 'benim e-mail adresime gir şifresi de şu. Bu
şifreden soruları al' diyorum. Şöyle de olabilir. Bunların eğitim
bilimleri sınavına ait olduğu da söylenmemiş olabilir. 'Al bundan
faydalan' da denilmiş olabilir. Yani kopya olduğu anlaşılmasın diye. Bu
da mümkündür.''
Bu olayı tesadüfen yakaladıklarını dile getiren
Koncuk, ''İlleri aşmışız ilçelere kadar bu sorular servis edilmiş''
dedi. Koncuk, bu bilgileri istendiği takdirde, savcılığa, YÖK Denetleme
Kurulu'na ve Devlet Denetleme Kurulu'na vereceklerini söyledi.
"IP ADRESLERİNDEN TESPİT EDİLSİN"
Kimlerin
söz konusu e-mail adresine girdiğinin IP adreslerinden tespit
edilebileceğini belirten Koncuk, ''eğitim.son'' adıyla oluşturulmuş bu
dosyanın başka hangi e-mail adreslerine gittiğinin de hotmail
sağlayıcıları tarafından belirlenebileceğini söyledi.
İsmail
Koncuk, bu kişinin bulunduğu ilçenin kopya işlerinin merkezi olduğunu
düşünmediğini de dile getirerek, ''O, e-mail adresine başka e-mail
adreslerinden soruların gelmesi kuvvetle muhtemel. Yani yetkililer çok
net olarak bu e-mailin nereden gönderildiğini ortaya çıkarabilir'' dedi.
"SORULAR HAM HALİYLE SERVİS EDİLMİŞ İDDİASI"
Tespit
ettikleri dosyada yer alan soruların ''ham'' olduğunu, asıl
sınavdakilerden ufak tefek farklılıklar gösterdiğini ve dosyada
sınavdaki 4 sorunun bulunmadığını dile getiren Koncuk, ''Bu durum,
soruların daha baskıya girmeden, birilerinin eline geçtiğini, e-mail
adreslerine servis edildiğini gösteriyor. Telefon trafiğiyle de belli
gruplara servis edilmiş'' dedi.
Bu grupların savcı tarafından
belirlenmesi gerektiğini ifade eden Koncuk, ''Bu, kesinlikle kendi
mensuplarına, menfaat temin etmek isteyen, öncelik kazandırmak isteyen
bir grubun işi. Bunu ortaya çıkarmak benim işim değil. Araştırmalarda
bunların hangi gruplara ait olduğu da ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.
''Servis
edilen sorularda, asıl sınavdaki sorularda bulunmayan bazı yazım ve
ifade bozukluklarının bulunduğunu'' iddia eden Koncuk, ''Bu ham metin
olduğu için birileri alelacele bu soruları bir yere göndermiş. Ama ÖSYM,
bunları baskıdan önce düzeltmiş'' dedi.
"DOST VE AKRABALARINA DA VERMİŞLERDİR"
Soruları
ele geçirenlerin dost ve akrabalarına da bu soruları vermesinin mümkün
olduğunu vurgulayan Koncuk, ''Şunu çok net söyleyebiliriz. Bu sorular,
yüzlerce değil, binlerce insana gönderilmiştir. Hatta sorular öylesine
ortada gezmiş ki ayağa düşmüş'' diye konuştu.
Bu tespitlerinin
ardından savcılık, Devlet Denetleme Kurulu, YÖK Denetleme Kurulu'nun
gerekeni yapması gerektiğini belirten Koncuk, ''Bu işin üzerine
gidilirse bu işe karışmış olan hemen herkes çorap söküğü gibi ortaya
çıkacaktır. Bilgisayar aleminde yazdığınız her kelime attığınız her adım
kayıt altına alınır'' diye konuştu.
Koncuk, bunların ortaya çıkarılmaması halinde olayların arkasında başka konuların bulunduğunu düşüneceklerini söyledi.
"SINAV SİSTEMİ MERCEK ALTINA ALINMALI"
ÖSYM
Başkanı Ünal Yarımağan'ın ''düzgün bir adam'' olduğuna inandığını dile
getiren Koncuk, ''Ama Yarımağan'ın altında yüzlerce insan var. Onun için
ÖSYM sınav sisteminin de bir mercek altına alınması, sorgulanması
gerektiğini olaylar gösteriyor'' dedi.
Koncuk, soruları hakkıyla yapanları korumak istediklerini dile getirerek sözlerini şöyle tamamladı:
''Elimizde
yarım bardak su var. İçerisine yüzde 10 kadar lağım suyu karışmış. (Şu
tarafı temiz kalmış şu tarafını içeyim) deme hakkını kendimizde
bulabilir miyiz? Bu kadar olaydan sonra (ben hakkımla yaptım) diyen
insanlara güven kalır mı? Tüm derdimiz haksızlığa uğrayanlara hakkını
teslim etmeye çalışmak. Ama artık bu kadar geniş boyut kazanmış olaylar
yaşandıktan sonra (ben hakkımla almıştım, benim durumum ne olacak?)
sorusu bayat kalıyor.'' (Habertürk)
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR