













Hemen herkesin bugünkü muhabbet konusu dün akşamki derbi maçıdır. Herkes kendi takımının haklı olduğunu diğer takımın hatalı olduğunu söyleyecektir. Kuvvetle muhtemel bütün muhabbetler aynı laflarla edilecektir. “Hakem en başta verse kırmızıyı bunların hiçbiri olmayacaktı. Veremedi abi.” veya “Avrupa’da bu yok. Adamlar onun için iyi yerlere geliyorlar” vs… Bizim derbimiz hiçbir zaman dünyanın en iyi derbisi olmadı, olamaz.
Sebep?
Dünyanın bütün büyük derbileri belli bir ayrımın eseridir. Real Madrid – Barcelona mesela. Real Madrid, Kral Franco’nun takımıyken Barcelona, iç savaşta Franco’ya yenilen ve ayrı bir devlet kurma hayali olan Katalanlar’ın takımıdır. Bir bakıma Kral ile halk arasındaki mücadelenin saha içine yansımış halidir. Kendi aralarında çok az transfer gerçekleşmiştir. Dünyanın en iyi derbilerinden biri olarak gösterilir.
Başka bir örnek: Celtic – Glasgow Rangers. Rangers Protestan kimliği ile dikkat çekiyor ve İskoçya’daki futbol taraftarlarının %’de 95’i Protestan. Celtic ise İrlanda kökenli Katolik bir kulüp. Katolik kilisesi tarafından Glasgow’un doğu kısımlarında yoksulluğu gidermek amacı ile kurulan bir hayır örgütü. Kuruldukları o günden bugüne kadar değişmeyen tek şeyleri ise katı Katolik inançları. Dünyanın en iyi derbilerinden biri olarak gösterilir.
River Plate – Boca Juniors bir başka örnektir. Yine kesin ve kati ayrımları olan iki tabakanın futbolla simgelenmiş halidir. “ Zengin ve orta sınıfın “şımarık çocukları” River Plate ve “alttakilerin” takımı Boca Juniors. Bu tanım “el superclasico’yu” anlatmak için yeterli değildir. Boca - River, bir kimlik savaşıdır. Bir şehrin, bir ülkenin kendisiyle verdiği kavganın, savaşın meydanıdır. Şampiyonluk mücadelesinin yanında hayatın içinde bir yer kapmanın düellosudur.” Bu sözler Arjantin’li gazeteci Herman Soro’ya aittir. Sanırım eklenecek bir şey yok. Dünyanın tartışmasız en iyi derbilerinden biridir.
Peki bizdeki “Dev derbi” neyin nesidir? İşte orası maslahatın en karmaşık konusudur. Aralarında kati hiçbir ayrım olmayan, aynı dini, aynı dili, aynı mekanları ve hatta aynı evi paylaşan bu iki grup arasında ki “ezeli rekabet” nedendir? www.footballderbies.com adlı site gecen yıl mayıs ayında Fenerbahçe-Galatasaray arasındaki derbiye 8,5 puan vererek “dünyanın en iyi derbisi” olarak niteledi. Aralarındaki ayrımı ise şöyle ifade etti.
“Fenerbahçe’yi çalışanlar kurmuştur. İşçi sınıfı daha çok destek verir. Galatasaray’ı ise Galatasaray lisesi öğrencileri kurarken içinde daha çok zengin ve ünlü isimi barındırır.” Site bu tahlili yaparken zengin ve ünlülerin desteklediği Galatasaray’ın 223 milyon TL borcu vardı. Siteye göre işçi emekçi takımı olan Fenerbahçe’nin borcu ise 149 milyon TL. Yurt dışındaki tahlillerin ve yorumların anlamsızlığı ortadadır. Peki hiçbir numarası olmamasına rağmen bu derbi neden bu kadar önemlidir?
Anlayan varsa beri gelsin…
Dünya Derbisi...
ÇOK DOĞRU
sana göre