Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Soğuk Savaş ve Küreselleşme
24 Eylül 2008 Çarşamba 00:00

Amerikan ekonomisini altüst eden ve hükümetin paraya müdahalesini zorunlu kılan finansal kriz, önümüzdeki günlerde aşılacak gibi görünse de, bundan sonra kimse Amerikan rüyasından bahsedemeyecek. Mükemmel finans sistemi artık tarihe karıştı.

Şudur: ABD başta olmak üzere modern batı ekonomisinin temelini oluşturan değerler hâlihazırda büyük bir tehdit olmaya devam eden finans krizi tarafından ciddi bir biçimde hırpalanmış durumda…  

 

Öte yandan…

 

Kafkasya krizinden galibiyetle çıkan Rusya’nın yeniden dünya sahnesine çıkarak ABD eksenli tek kutuplu dünya sisteminin sonuna gelindiğini ilan ettiği yönündeki iddialar güç kazanırken, ABD’de patlak veren ekonomik krizin ürkütücü boyutları da bu iddiaları desteklemekten geri kalmıyor.

***

Ana hatlarını vermiş olduğumuz bu tablo, bazı yazarları ve fikir işçilerini II. Soğuk Savaş’ın başlamak üzere olduğu, tüm bu gürültünün sebebinin bu olduğu yanılsamasına sürüklüyor. Tarihin tekerrür etmekte olduğu yönündeki altyapısız önermelerden geçilmiyor gazete sütunları ve televizyon ekranlarında…

***

Soğuk savaş korku-kehanetini pompalayan kesimler, yalnızca iki süper gücün var olduğu bir evren tasavvur ettiklerinden dolayı, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk yarısının temel paradigmaları ile düşünüyorlar. Hâlbuki 19 ve 20. yüzyıllar artık geride kaldı ve 21. yüzyılı yaratan küresel değerler, geçmişin görece daha sığ ve yerel değerlerinin pabucunu dama attı.

 

Başta ekonomi olmak üzere her şey küreselleşiyor. Bu küreselleşme o kadar güçlü ve yayılmacı ki, yiyecek ve içeceklerimizden tutun, giydiğimiz kıyafetlere, dinlediğimiz müziklere, dinsel inanışlarımıza, dünya görüşlerimize, felsefi algılarımıza vs her şeye bulaşıyor. Bu bulaşma işlemi ile aynılaşma-benzeşme sürecine giriyoruz. Dünyanın diğer ucundaki bir başka kimseye, firmaya, devlete, şirkete bağlanıyoruz; onları kendimize bağlıyoruz. Onlara benziyoruz, bize benziyorlar…

***

Küreselleşmenin getirdiği benzeşim ve zorunlu kıldığı birbirine muhtaç olma durumunun en önemli örneğini Kafkasya krizi sırasında AB ülkelerinin Rus askeri harekâtına vermiş oldukları cılız tepkide gördük. Parmağını öfkeyle Rusya’nın yüzüne uzatan ABD, Avrupa’dan beklediği desteği göremedi. Evet, Avrupa Birliğine üye devletler Rusların hareketini kaygı ile karşıladıklarını gösteren tepkiler verdiler, fakat yalnızca bir mırıldanmaydı bu. Rusya’ya, Avrupa’dan çok sert bir tepki gelmedi. Hatta ABD ile Rusya arasında ortaya çıkması muhtemel yüksek gerilime, Avrupa Birliği’nin dönem başkanlığını yürüten Fransa’nın cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy’nin yatıştırıcı girişimleri ile müdahale edildi ve kriz, kısa süre içinde anlaşmayla sonuçlandı.

 

Neden peki?

Avrupalılar neden tamamıyla ABD’nin yanında yer almadılar ve tıpkı Amerikalılar gibi Ruslara çok sert tepki göstermediler? Hatta neden Gürcistan ile Ukrayna’yı tereddütsüz bir şekilde NATO’ya almadılar? Neden Rusya’nın hoş karşılamayacağı girişimlerde bulunmadılar?

 

Nedeni basit:

Küreselleşme…

Rusya’ya olan bağımlılıkları…

Rusya’nın, Avrupa doğalgazının büyük bir bölümünü neredeyse tekelinde tutması…

Rusya’dan gaz gelmediği takdirde orta ve küçük çaplı Avrupa ülkelerinin enerji kaynaklarının tamamıyla kuruyacak olması… [Avrupa’nın, İran’a saldırmak için her şeyi bahane etmeye çalışan ABD’nin aksine, meseleye çekinceli yaklaşmasının da nedeni budur? İran’ın da bir enerji devi olması.]

 

Artık hiçbir şey eskisi gibi değil…

Amerika’da patlak bir veren kriz, Rus borsasını altüst edebiliyor.

Herhangi bir yerde meydana gelen herhangi bir olay, herhangi bir ülkenin ekonomik sistemini felce uğratabiliyor.

Herkes birbirine mahkûm, herkes birbirine mecbur…

 

Amerikan ekonomisinin S.O.S. vermesi sadece Amerikan halkını değil, diğer dünya halklarını da korkuya sürüklüyor. Haberlerde batan Amerikan bankalarını gördükçe hepimiz kaygılanıyoruz. Kafamızı sağa sola sallıyoruz memnunsuzlukla 

 

Bundan dolayı...

Savaş savaşana yarar değil zarar sağlıyor artık. [Rusya’nın Kafkasya krizinden sonra içine düştüğü ekonomik bunalım, bunun en canlı göstergesi. Yabancı yatırım durmuş, bankacılık sisteminde problemler ortaya çıkmaya başlamış ve piyasalar güvensizliğe teslim olmuş…]

Tarihsel küskünlükler bile büyük ekonomik yararlar getireceği düşünülen anlaşmalar için rafa kaldırılıyor.

Herhangi bir yerde çıkan ulusal sorunlar, yarın-bir gün ucu bize de dokunabilir endişesiyle diğer uluslar tarafından çözülmeye çalışılıyor.

Çözülüyor da…

 

Ateşli silahlarla yapılan ve fetihçi hedeflere odaklanan savaşlar tarihte kaldı artık…

Ya da ikinci sınıf milliyetçiliklerin hâkim olduğu etkisiz ve küçük toplumlarda…

Diplomatların eliyle yapılıyor savaşlar, istikrarlı ekonomilerle…

Dünya, soğuk savaşı imkânsız kılacak derecede çok kutuplu artık…

 

Yani…

Soğuk savaşın çıkmasını bekleyenler…

Bence beklemesinler…
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
biLqeKraL
Yorum ....?
güzel bir calısma payLaşımın için tesekurler
24 Eylül 2008 Çarşamba 21:31
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR