Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Mustafa Alican
alicanmustafa@gmail.com
Soft Revolution
26 Haziran 2009 Cuma 11:14

İran’daki karışıklıkların nereye gideceği, tüm bu sürecin nasıl sonuçlanacağı konuşulurken, İran’ın yarı-resmi haber ajansı MEHR’in raporu gündeme bomba gibi düştü. Rapora göre, CIA 2009 yılının başından beri İran’da bir “sotf revolution” (yumuşak devrim, iyi huylu ihtilal) yapmaya çalışıyordu. İran’ın savaş yerine çeviren tüm bu protestoların kaynağı işbu CIA komplosuydu ve henüz 32 milyon dolarlık bir bütçenin harcandığı faaliyetlerin ardından deşifre edilmişti.

 

MEHR’in hazırladığı rapora göre, projeyi yürütmekte olan 4 profesörden ikisinin ismi (Biri HIV diğeri AIDS uzmanı olan Dr. Arash ve Kamyar Alaei kardeşler) kamuoyuna duyuruldu. Devrim projesi, Woodrow Wilson Vakfı, Soros Vakfı, Açık Toplum Enstitüsü, AIPAC (Amerikan-İsrail Politik Eylem Komitesi), “Türkiye”, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’te bulunan CIA ajanları tarafından tezgâhlanmış.

 

Rapora göre plan şu şekilde işliyormuş: CIA, “angaje” ettiği bilim adamlarını, sporcuları, sanatçıları, şunları-bunları bilimsel, sanatsal ve sair toplantılara iştirak etme bahanesiyle ABD’ye davet ediyormuş. Bu kişiler katıldıkları toplantılarda eğitilip projenin nasıl yürütüleceği konusunda ilgi ve bilgilendiriliyormuş. Bunların ceplerinde Dubai kaynaklı kredi kartları varmış ve ihtiyaçlarını bu kartlar vasıtasıyla karşılıyorlarmış.

 

Sürekli “mış” diye söz ettiğim fark edilmiştir. Nedeni açık: MEHR yarı-resmi bir haber ajansı ve İran hükümetinin politik propaganda vasıtası olarak görülmeye açık bir kurum. Bundan dolayı, kurumun (bu tür kurumların) raporlarını okurken “-dili geçmiş zaman” eki ile anlamanın, “habere angaje olmama açısından” her zaman değerli ve yararlı olacağını düşünürüm.

 

Konuya dönersek; MEHR kaynaklı raporun sözünü ettiği türde bir komplonun olup olmadığını şu anda kesin olarak bilemeyiz (hiçbir zaman da bilemeyebiliriz). Ancak raporda mevcut olan verileri realite ve muhalefetin beyanatları ile birlikte okursak, sağlıklı sonuçlara varabilme ihtimalimiz var.

 

Halen seyretmekte olan karmaşanın özetini vererek, raporu ve olanları okumaya çalışalım:

 

1.) Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçları açıklandığı zaman seçimi kaybeden Mir Hüseyin Musevi seçimlerde hile olduğu iddia ederek seçim sonuçlarının yeninden değerlendirme için itiraz başvurus yapmıştı. Ayrıca ortada bakanlığın dini lidere gönderdiği söylenen ve gerçek seçim sonuçlarını veren “kuşkulu” bir mektup dolaşıyordu. İnsanlar patlamaya hazır bomba gibiydiler ve gerginlik had safhadaydı. Musevi fırsatı kaçırmayarak halkı direnişe çağırdı: “Bu ülke size aittir, yalanı ve hileyi protesto etmek hakkınızdır.”  

 

2.) Ahmedinejad’ın olaylar karşısındaki tutumu ise her zamanki gibiydi. Seçimleri kendisi kazanmıştı. Halkın büyük bir kısmı kendisine bir kez daha teveccüh göstermişti ve onu yeniden cumhurbaşkanı yapmışlardı. “Büyük Şeytan” Amerika ve diğer “İslam ve İran düşmanları” ne yaparlarsa yapsınlar İran halkı devrimi koruyacaktı. Eski ve yeni cumhurbaşkanı, hoşnutsuz kitlelerle dalga geçer gibi bir ilişki kurdu: “Takımları maçı kaybeden öfkeli futbol taraftarlarına benziyorlar.”

 

3.) Musevi, kendisine ait internet sitesinde itirazını geri çekmesi için yoğun baskılara maruz kaldığını, kendisi ile görüşen bilim adamlarının ve gazetecilerin tutuklandığını, yönetimin yerli ve yabanı basına savaş açtığını ve “medya ile yasadışı bir biçimde karşı karşıya gelmenin dış müdahalenin yolunu açacağını” söyledi. Bunun dışında dökülen kandan da seçim sonuçlarına hile karıştıranların sorumlu olduğunu söyledi.  

 

4.) Son olarak da, Ahmedinejad yumuşadı. Yaptığı açıklama ile halkı hedef almadığını, kendisinin, halkın canına ve malına kasteden, petrol istasyonu ve cami yakan isyancılardan söz ettiğini söyledi.

 

Özetlediğimiz süreci realite ve rapor ile paralel okuduğumuz zaman, bazı örtüşmeler olduğunu görüyoruz. İlk olarak, Musevi’nin “protestoyu teşvik eden” açıklamalarının yerine ulaştığını ve halkın eylemleri sürdürdüğünü, hatta bunun sonucunda birçok insanın hayatını kaybettiğini biliyoruz. İkinci olarak Ahmedinejad’ın “öfkeli futbol taraftarlarına” benzettiği protestocuların gerçekten de öfkeli futbol taraftarlarına benzediğini görüyoruz. Çünkü sokaklarda yalnızca muhalifler değil, Ahmedinejad ve İslam devrimi bağlıları da eylem yapıyorlar.

 

Üçüncü bir örtüşme de, Musevi’nin basın ile ilgili açıklamalarında görülüyor. Evet, onunla görüşen bir yığın bilim adamı ve gazeteci gözaltına alındı. Musevi’nin yöneticisi olduğu “Kelime-i Sebz” gazetesi kapatıldı ve çalışanları içeri alındı. Newsweek muhabiri Kanadalı Maziar Bahari gözaltına alındı ve BBC Tahran muhabiri John Leyne sınır dışı edildi.

 

Bunlar realite ile uyuşan olgular. Bir de MEHR’in raporu ile uyuşan kısım var. Mesela, yukarıda üçüncü maddede vurguladığımız Musevi’nin, “dış müdahalenin yolunun açılması” şeklindeki tuhaf ve ilgi çekici açıklaması. Burada hükümet açık bir biçimde, MEHR’in raporunda sözü edilen “dış güçlerle” tehdit ediliyor. Bu, manzarayı anlamaya çalışırken çok önemli bir anahtar işlev görebilir.

 

MEHR’in raporundaki iddiaların çoğu somut delillere göndermede bulunularak belirtilmiş. Bundan dolayı doğruluk payları mevcutsa, delillerin ortaya konulmasından sonra açık bir şekilde ortaya çıkar. Kredi kartları ile ilgili iddialar, bilim adamlarının isimleri vs…

 

Sonuç olarak, İran’da “komplocu düşünce biçiminin” çok yaygın olduğunu biliyorum elbette, ama kimse de kalkıp İran’a kimse müdahale etme hevesinde değil, kimse karışmıyor da demesin. Biz asıl ona değil de, MEHR’in listesinde Türkiye’nin ne aradığına bakalım, o konuyu araştıralım, Türkiye’nin neden dolayı ve tam olarak ne ile suçlandığını öğrenelim, derim.              

     

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR