













Mart sonu itibariyle sandığın yolunu tutacağız.Takvim yaklaşıyor.
İsteyenler tutacak tabi bu yolu.Kendini yönetenleri seçmeyi umursayanlar! Sonralarda sızlanmaya,şikayet etmeye hakkı olacak olanlar! En önemlisi 'Birey' olabilmişler..
Sandık başı yapıp,oy kullanacağız ama gel gör ki kendini yerel anlamda yönetecek,hizmet sağlayacak,bir çok işlemlerini yapacak kişileri seçecek olan bizler,bu duruma çokta ilgili değiliz.
Nasıl olsun?
İşsizlik,geçim derdi almış yürümüş.Kış soğuklarıyla mücadele ederken doğalgaz zammı iç yakıyor,keza elektrikte öyle..
Borçtu,yemekti,içmekti derken ülkede bir seçimin olacağını bilmek,takip etmek önceliği,çok aşşağılarda kalıyor..
Seçimin can damarı olan biziz,oylarımız.Bizim için yapılıyor bu seçim.Bizim için harcanıyor trilyonlar..
Bu ilgi,herkeste şimdilerden başlamasada seçime doğru birazcık oluşursa,''Birey'' olarak sandıka gidersek;en azından sokağımıza dökülmeyen asfaltın,olmayan ışıklandırmanın ve bunun gibilerinin sorgusunu yapabiliriz beş yıllık süreçte.
Muhtara gittiğimizde ''İkametgah belgesi'' ve ''Nufüs sureti'' için neden o kadar para ödediğimizi sorarız.Karşı çıkarız.. vs. vs..
Seçime hiç ilgi göstermeden,onca aday arasından kendine yakın bir aday belirleyip oy vermeden,en basitinden muhtarını seçmeden,hiç bir şeyden yakınma,eleştirme hakkımızın olamayacağı,olmaması gerektiği apaçık!
Ülkede gündem o kadar ani ve hızlı bir şekilde değişiyor ki yakalayıp takip edebilene ne mutlu.
Ergenekon,ekonomik kriz,Gazze derken seçim gündemi hafiften oluşmaya başladı.On beş yirmi gün öncesine kadar sokakta dolaşıp oy kullanacağız ne düşünüyorsunuz desek çok enteresan cevaplar alırdık ama şimdilerde özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yaşanan rekabet havası seçimin varlığını hissettirmeye başladı.
Adalet ve Kalkınma Partisi var olan adayıyla Kadir Topbaş'la giriyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı ise İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Demokrat Parti seçimden sonra açıklayacak herhalde..
Neyse geçelim..
İki güçlü adayın esnaf gezmeleri,halkla konuşmaları şimdiden başladı.Haberlerin birinde birisi var diğerinde birisi.
Seçim tarihi yaklaşmadan esnaf gezmek,dert dinlemek,halkla konuşmak yasak(!) bizim başkanlara,o yüzden zamanı geldi,turlar başladı..
İlçeler bir bir geziliyor.Çamurlu ayakkabılarla kameralar önünde oynayanları bile var.
İstanbul'u yönetmeye talip olanların, ''Kağıthane'' yerine ''Kağıttepe'' dedikleri hatta adayı olduğu şehirde oy kullanamayanların olduğu bir seçim öncesi yaşıyoruz.
İstanbul'u yönetmek zor iş.Her şeyiyle hem de.
2010 Kültür Başkenti olma heyecanı ve isteğiyle birlikte sorumluluk iyice artmış vaziyette.
Yolları,suyu,trafiği derken halledilmeyi bekleyen yığınla işi var koca şehrin.
Bu zorluklarla başedeceğine inanıp aday olanlara kolay gelsin..
Seçime doğru oyumun rengini,isteklerimi yazarım.
Ayağa Kalktım