Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Dr. Ulaş Başar Gezgin
ulas@teori.org
Kent Ekonomisi
07 Mart 2012 Çarşamba 09:48

- Bu yazı, tatkaçırıcı/ oyunbozan (spoiler) içermektedir. Bu yazının kitap okunmadan önce okunmaması önerilir.-

 

Sovyetler’in çöküşüyle birlikte, yeni-serbestçi akımların genişleme devrine girdiği günlerde (ki bu günlerin bombası 2008’de patladı), iktisat, yersiz-yurtsuz ve zamansız ve demek ki yetim ve öksüz bir biçimde çalışılıyordu. Bu çağda, “sosyalizmin yenildiği tescillenmiş” ve “klasik iktisatın doğruluğu kanıtlanmıştı”. Geleneksel iktisatçılar, sayılara boğup varsayımlarla kurban ettikleri gerçek yaşamın farkına, Politzer’in idealizm eleştirisi gibi, ancak, 2008 onlara çarptığında vardılar. 2008’e dek olan süreçte, yine de, az sayıda da olsa, aykırı yaklaşımlar ve aykırı konular bulunmaktaydı. Marksçı, kurumsalcı, Budacı vd. yaklaşımlar dışında, iktisatın geleneksel konularından taşarak, çevre ve kent konularını işleyen iktisatçılar vardı. Bunlar, sözgelimi, geleneksel iktisatın hesaba katmadığı çevresel zararlara dikkat çekiyorlardı. Neyse ki, bu aykırı iktisatçılar, hâlâ varlar ve sayıları, 2008’den sonra katlanarak artıyor. İktisatın bu yersiz-yurtsuzlaştırılması ve zamansızlaştırılması sürecine meydan okuyan bir alan, kent ekonomisi. İktisat, geleneksel anlamda, yersiz yurtsuzdur. İktisatçı, dünyanın her yerinde (belki de evrenin her yerinde!) geçerli olan modeller ve kuramlar peşindedir. Kent iktisatçısı, bu genel geçerlilik çabasını onaylamakla birlikte, yerel farklılıkları gözardı etmez. İşte O’Sullivan’ın ‘Kent Ekonomisi’ kitabı, bu iktisata yeniden yer-yurt kazandırma çabası dolayısıyla, tanıtmaya değer bir kitap.

 

Kitap, 16 bölümden oluşuyor. Her bir bölümde ele alınan konular, şöyle:

 

1. “Giriş ve Kent Ekonomisinin Aksiyomları”

 

Bu bölümde, konuya giriş yapılıyor; kent ekonomisinin 5 aksiyomuna yer veriliyor (“örneğin, dışsallıklar (hesaplamalara katılmayan yararlar ya da zararlar), verimsizlik yaratır”) ve temel kavramların (kent alanı, kentli nüfus, büyükşehir alanı, küçükşehir alanı, anakent) tanımları sıralanıyor. Bir kentin gelişmesi için 3 koşulun gerekli olduğu belirtiliyor. Bunlar, tarım artı-değeri, kentli üretim, ve mal değişimi için toplutaşıma. Bölümde, Birleşmiş Milletler’in verilerine dayanılarak, dünyada kentleşme oranları, en büyük büyükşehirler, en kalabalık kentler vd. sunuluyor. Bölüm, genel kitle açısından merak uyandırıcı sorularla kapanıyor: “Kentler neden varlar?; kentteki ekonomik büyümenin nedeni ne?; kentlerde işler neden çeşitli alanlara dağılmış durumda?; neden toplutaşımayı çok az insan kullanıyor? (bu, ABD için geçerli bir soru elbette); kentlerde suç oranları neden yüksek?” vd.

 

2. “Kentler Neden Varlar?”

 

Bu bölümde, iktisadın temel kavramlarından olan mutlak üstünlük ve karşılaştırmalı üstünlük üzerinden örnekler verildikten sonra, ticaret kenti kavramı işleniyor; sanayi devrimi ve sonrasında kentlerin fabrikalaşması inceleniyor.

 

 

 

3. “Şirketler Neden Yığışıyorlar?”

 

Bu bölümde, çeşitli üretim alanlarının neden belli bölgelere ve kentlere odaklandığı sorusuna yanıt aranıyor. Bilişim teknolojileri, uçak motorları, finans hizmetleri, ilaç, mücevher ve değerli taş, kimyasal ürünler vd. çeşitli üretim alanlarının Amerikan büyükşehir bölgelerindeki dağılımı, çalıştırdığı çalışan sayısı ve ülke düzeyindeki payları sunuluyor. Şirketlerin yığışma nedenleri arasında, işgücüne yakınlık, müşteriye yakınlık, üretim tutarının düşüklüğü vd. inceleniyor.

 

4. “Kent Büyüklüğü”

 

Bu bölümde, kent büyüklüğünün yararları ve zararları konu ediliyor. Bu bağlamda, kent büyüklüğünün ulaşım gibi yaşam giderleri üzerindeki etkisi inceleniyor. Birçok ülkede, dikkat çekici bir nokta, ülke nüfusunun büyük bir yüzdesinin birkaç kentte toplanmış olması.

 

5. “Kent Büyümesi”

 

Bu bölümde sıralanan, 4 geleneksel kent büyümesi nedeni, şunlar: Sermayenin derinleşmesi, insan sermayesindeki artış, teknolojik ilerleme ve ekonomik toplaşma. Kentiçi üretim ve kentdışı üretim (kentin dışasatımı) ayrımı yapılıyor. Çeşitli üretim kesimlerinin kent için yarattığı çarpanlı büyüme sunuluyor. Emeğe talebi belirleyen beş etmen sıralanıyor. Bunlar, dışasatım talebi, emek üretkenliği, iş vergileri, sanayiye yönelik kamusal hizmetler ve arazi kullanımı siyasaları. Emek arzını belirleyenler ise (diğer bir deyişle, insanlar, neden, belli bir kentte yaşamayı yeğliyor), kentin çekici yanları, kentin itici yanları, oturum vergileri ve yerleşime yönelik kamusal hizmetler. Bu bölümde incelenen bir diğer konu ise, çevre vergisinin kent ekonomisi üstündeki etkisi.

 

6. “Kentte Arsa Kiraları”

 

Bu bölümde, kentlerde arsa kiralarını belirleyen etmenler, ayrıntılı olarak inceleniyor. Ek olarak, ev kiralarıyla işyerlerine uzaklık arasındaki ilişki ele alınıyor.

 

7. “Arazi Kullanımı Örüntüsü”

 

Bu bölümde, işlerin ve insanların uzamsal dağılımı inceleniyor. Kimi kentlerde, işlerin çoğu, göbekte; kimilerinde ise, çevre ilçelerde. Diğer bir inceleme konusu, kentiçi ulaşımda, göbekiçi, çevre içi ve göbek-çevre arası ulaşımın oranı. İkinci olarak, kentlerde nüfus yoğunluğu ele alınıp çeşitli dünya kentlerindeki nüfus yoğunluğu sunuluyor ve tek-merkezli kent anlayışından çoklu-merkezli kent anlayışına ve yörekentleşmeye (varoşlaşma) geçiş süreci irdeleniyor. Üçüncü olarak, birçok AB(D) kentinde sorun yaratan ‘kentsel yayılım’ olgusu, masaya yatırılıyor. Yörekentlerde kiralar düşük; ancak ulaşım, büyük sorun. Merkezde bir yandan kiralar yüksek, bir yandan da çeşitli toplumsal sorunlar var. Ayrıca, bu süreçte, zenginlerin ve yoksulların uzamsal olarak ayrışması gözlemleniyor. Eski günlerin tersine, yoksulla zengin, aynı mahallede yaşamıyor.

 

8. “Mahalle Seçimi”

 

Bu bölümde, zengin mahalle-yoksul mahalle ayrımı işleniyor ve bu mahallelerde yaşayanların ekonomik açıdan farkları inceleniyor. Bu ekonomik farklar, kuşkusuz, yaşam niteliğini etkiliyor. Bunun en görünür örneği, eğitim. Zenginin okuluyla yoksulun okulu, gelir uçurumunun büyük olduğu ülkelerde, çok farklı. Yoksul mahallelerde, ev ortamı, çalışmaya elverişli değil; öğretmen niteliği, düşük; yaşıtlar, eğitime ilgili değil; ve sınıflar, kalabalık. Eğitimsizlik, eğitimsizliği doğuruyor; suç oranları da artıyor (gerçi, bilindiği gibi, zenginler, daha akçeli suçlar işledikleri için, karda yürüyüp izlerini bırakmamayı iyi biliyorlar). Bir mahallenin yoksulluğu ve zenginliği, arsaların ve evlerin kiralarını ve satış bedellerini de belirliyor. Ayrıca, birçok ülkede, mahalle düzeyinde etnik ayrışma var. Bununla, Türkiye’de, son günlerde, daha sık karşılaşıyoruz.

 

9. “Bölgelendirme ve Büyüme Denetimleri”

 

Bu zengin-yoksul ayrımını, kimi yerel yönetimler, bölgelendirme siyasaları dolayısıyla, kendi elleriyle yaratmış oluyorlar: Zenginler, kapalı site bölgelerinde yaşıyorlar. Öte yandan, bölgelendirmenin, SİT alanı örneğinde olduğu gibi, olumlu uygulamaları da var. Ayrıca, bir kentte yeşil alanların korunması için, bölgelendirme, önemli bir araç. Bölgelendirme siyasaları, yeşil bölgelerin yapılaşmaya açılmasını önlüyor ya da en azından, önlemeyi amaçlıyor. Bunun dışında, bir kentin büyümesinden ve çevrenin yapılaşmaya açılmasından nemalananlar var. Bunların etkisi, sağlıklı bir kentleşme önünde büyük bir engel.

 

10. “Arabalardan Kaynaklanan Dışsallıklar”

 

Bu bölümde, özel araçların toplam kent ulaşımındaki oranı, yolculuk nedeni yüzdeleri ve ortalama yol alma uzunluğu, zamanı ve hızı gibi verilere yer veriliyor. Kuşkusuz, temel bir konu, trafik. Trafik sıkışıklığının tutarı hesaplanıyor. Kimi kentlerde, kentin göbeğine girmek için özel bir trafik vergisi ödeniyor. Diğer örneklerde, özel araçlar, en yoğun zamanlarda (zirve zamanlar) ek vergi ödüyor. Bunlar, özel araç sahiplerini ya da özel araç alacakları, daha ucuz olan toplutaşımaya yönlendiriyor; zirve zamanlar yerine başka zamanlarda yolculuk etmelerini sağlıyor; daha az sıkışık yolları kullanmalarına yol açıyor; ve kimi durumlarda, kentliler, bunun yerine, evlerini daha uygun yerlere taşıyorlar. Diğer bir öneri ise, yolların genişletilmesi; ancak, yol, bir mıknatıs gibi: Ne kadar genişletilirse, o kadar çok araç çekiyor; bir süre sonra, trafik sorunu yeniden beliriyor. Bu tür önlemler, toplutaşımayı güçlendirmeden, özel araç bağımlılığına son vermeden uygulanan çözümler. Asıl çözüm ise, toplutaşımaya ağırlık vermek. Arabalarla ilgili diğer büyük sorunlar, hava kirliliği ve kazalar. Bu bölüm, bunların tutarlarına odaklanıyor.  

 

11. “Toplutaşıma”

 

Bu bölümde, çeşitli toplutaşıma araçlarının üstünlükleri ve zayıflıkları inceleniyor. Gündelik yaşamda hep gözlemlediğimiz gibi, toplutaşıma araçlarını çoğunlukla yoksulların kullandığı görülüyor. İnsanların hangi toplutaşıma araçlarını neden seçtikleri/seçmedikleri ele alınıyor.

 

12. “Suç”

 

Bu bölümde, kişisel suçlarla (cinayet, saldırı vd.) malk-mülk suçları (araba hırsızlığı vd.) arasında ayrım yapılıyor; hangi suç türlerinde artış olduğuna bakılıyor; bir suçun mağduru olma olasılığının, gelir düzeyi, mahalle ve ırk/etnik kökene göre değiştiği görülüyor. “Büyük kentlerde suç oranı neden daha yüksek?” biçimindeki soruya 3 maddeyle yanıt veriliyor: Suçla gelen kazanç, büyük kentlerde daha yüksek; yakalanma olasılığı, daha düşük; ve hane başının kadın olduğu evler, büyük kentlerde daha fazla. Ayrıca, 1990’larda suç oranlarının düşmesinin nedenleri tartışılıyor.

 

 

13. “Konutlandırma Neden Farklıdır?”

 

Bu bölümde, konutlandırmanın diğer ürün ve hizmetlerden farklı olmasının nedenleri sıralanıyor. Bunlar, evlerin çok çeşitli olması (metrekaresi, yaşı, biçemi, iç tasarımı, konumu vd.); evlerin, eskime olasılıkları bulunsa da uzun ömürlü oluşları; ve ev taşımanın masraflı olması nedeniyle, alımsatımın yavaş olması.

 

14. “Konutlandırma Siyasaları”

 

Bu bölümde, çeşitli toplukonut uygulamaları, ev niteliğindeki çeşitlilikler, evsahipliği oranı ve kira tavanı siyasası inceleniyor.

 

15. “Yerel Yönetimin Rolü”

 

Bu bölüm, yerel yönetim çeşitleri ve yerel yönetimin harcamalarının bir dökümü (örneğin, eğitim, güvenlik, yönetim, sağlık, konutlandırma, itfaiye, parklar, çöp, doğal kaynaklar vd) ile açılıyor. Daha sonra, yerel yönetimin bu süreçlerdeki 3 rolünden söz ediliyor. Bunlar, işsizlik ve enflasyonla savaş, gelirin yeniden dağıtılması, ve kaynakların bölüştürülmesi.

 

16. “Yerel Yönetimin Geliri”

 

Bu bölümde, yerel vergiler inceleniyor ve çeşitli örneklerle, vergileri kimlerin ödediği tartışılıyor.

 

 

Sonuca gelelim: Kitabın 2008’den önce yazılmış olması, güncellenmesini zorunlu kılıyor. Öte yandan, kitabın çoğunluğu, 2008’den önce de sonra da geçerli olabilecek bir içeriğe sahip. Kitap, ABD odaklı; yeterince eleştirel değil; yine de, başlangıç okuması olarak önerilebilir.

 

 

Kitabın Künyesi

 

O’Sullivan, A. (2007). Urban economics. Boston vd: McGraw Hill.  

 

 

Ulaş Başar Gezgin

Ağsayfası: http://ulas.teori.org     

Facebook Grubu: Ulas Basar Gezgin Okurları: http://www.facebook.com/groups/214939625258670/

Facebook/Yüzdefteri: http://www.facebook.com/gezginulas

Facebook/Yüzdefteri Yazar Sayfası: http://www.facebook.com/pages/Ulas-Basar-Gezgin/195934110481685

Twitter: http://twitter.com/#!/gezginulas  

E-posta: ulas@teori.org; ulasbasar@gmail.com

Gezgin Kaynakça (Tüm Yapıtları): http://www.scribd.com/doc/70192554
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR