













*
(Diyeceksiniz ki, o liman zaten iki sene önce satılmamış mıydı?
Satılmıştı ama, ah o Danıştay yok mu Danıştay, durduruyordu... Anca iki
sene durdurabildi. İttir kaktır sattılar.)
*
Mustafa Samsun’a bi
varacak ki “özel mülkiyettir” levhası, girilmez... “Madem öyle, Ordu
Limanı’na yanaşalım” dese... Satıldı. “Çek Trabzon’a” dese, satıldı.
Rize? Gitti. Hopa? Çoktan. Dön Sinop’a? Satıldı. Peki ya Ereğli? Geçmiş
olsun. “Yarımca da mı yoksa?” Yarımca da.
*
“Bana millete ait
liman bulun kardeşim” dese, Anadolu’ya Karadeniz üzerinden ayak
basabilmesi mümkün değil maalesef... “Öbür tarafa giderim anasını
satayım, Tekirdağ Limanı’na çıkarım, oradan yüze yüze karşıya geçerim”
dese... Satıldı.
*
“Kır dümeni Ege’ye” dese... Dikili, İzmir,
Kuşadası, Marmaris’ten haberi yok tabii garibimin, komple.
*
“İlk
hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” dese... Antalya gitti, Alanya gitti,
Mersin gitti, İskenderun gitti, boydan boya... “Ana olmuyorsa, yavruya
çıkayım” dese, Talat itiraz eder, BM filan der.
*
Demem o ki...
İsmet araya girip “illa millete ait olsun diye tutturma, liman limandır,
çıkalım gitsin işte” diye ikna etmezse, Mustafa’nın işi zor.
NOT:
“Bir numara” belli oldu...
Ergenekon’un
bir numarası.
Taraf’a baktım, yok.
Sabah’a baktım, yok.
Atlamışlar
haberi...
İhbar edeyim bari.
Çarşamba günü Adana’da 4 yaşlı Arap
taylarının katıldığı Ergenekon Koşusu yapıldı... Kim “birinci” oldu
biliyor musunuz?
Özdil :)
yazılarınızı takip ediyorum