













Şarkıcı Kız
Haftalardır görmüyordum seni, ilk zamanlar yıpratıyor, hırpalıyordu yokluğunu hissetmek ve sanki her şey bana karşı birlik olmuşçasına seni hatırlatıyordu, baktığım her yerde sana benzer birini görüyordum. Kafamı dağıtmak için girdiğim süpermarketin diskjokey ’i bile senin söylediğin şarkıları çalıyordu beynime kurşun sıkarcasına.
Kolay değildi yaptığını hazmetmek, söylediğin yalanları, oynadığın oyunları unutmak kolay değildi,
Kolay değildi inanmak yaptıklarına gözlerime sevgiyle bakan kişinin aslında bana oyun oynadığına inanmak kolay değildi.
Seni soruyordu ortak tanıdığımız her kes, sahne aldığın barın barmeni, garsonu, sahibi ve hatta müşteriler bile seni soruyor, senin yerine gelip de sahne alan şarkıcılara benim masama uğramamasını özellikle tembih ediyorlardı, yani Şarkıcı Kız sen hariç her kes farkındaydı acımasız yalanlarınla arkanda bıraktığın enkazın. Hatta acıyorlardı bana mikrofon ne vakit bana gelip de bir şiir okumam istense senin için haykırıyordum yürek yakan mısralarımı seni şikâyet ediyordum şiirlerimle, senin anlayacağın kolay olmamıştı seni unutmak, unutmaya çalışmak, yokluğuna alışmak, unuttuğumu sanmak HİÇ KOLAY OLMAMIŞTI.
Derken haftalar sonra bir yakın dostumun hatta can kardeşimin zoru ile yeniden ayakbastım o mekâna, çaktırmamıştı ama vardı fikrince bir şey, sana karşı hissettiklerimi biliyor ve üzerini kumla örttüğüm yürek ateşimin, kalp ağrımın dinmesi için sana karşı birkaç kelime söyleyip de kendimi rahatlatmamı istiyordu kendince.
Amma olmadı Şarkıcı Kız, kahretsin ki yine dayanamadım,
Yine sana aldandım, kıyamadım sana kötü söz etmeye, kalbini kırmaya dayanamadım.
Ve hani “surat asıyorsun küsmüyüz” demiştin ya Şarkıcı Kız, aslında rol yapıyordum, seni ne denli özlediğimi belli etmemeye çalışıyordum. “Hastaydım Ameliyat oldum kafana takacağını biliyordum o yüzden senden kaçtım, Yeni numaramı vermek için arayacağım” dediğinde “arama” demiştim ya hani inanmadın değil mi?
Neden Aradın beni
Hani Sende Unutmuştun
Düzenini Kurmuştun
Başkasının olmuştun
Neden Aradın beni.
Ecel mi katil misin?
Yoksa Azrail misin?
Neden Aradın beni.
Unutmuşken tam seni
Cellâdım oldu birden
Ettiğin o telefon
Can Afacan
