Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ali Butaku
alibutaku@haberajans.com
Sansürsüz
28 Temmuz 2009 Salı 02:20

Dün gece Habertürk’te Yiğit Bulut’un sunumuyla “Sansürsüz” adlı program yayımlandı. İki taraftan aydınları çağırıp bu sorunun çözümü nasıl olabilir diye konuştular. Programın adı sansürsüz ama emperyalizm kelimesine öyle bir sansür uygulanmış ki tek bir kez kullanmadılar. Hangi sorun olduğunu söylememe gerek yok sanırım ama var. Bu ülkede o kadar çok emperyalizm eliyle meydana getirilen sorun varki… Kürt meselesini konuştular. Bizde fikrimizi söyleyelim. Türkiye’de Kürt meselesi denen bir mesele yoktur, türban sorunu da yoktur, irtica sorunu da yoktur…

Var olan sorun emperyalizm sorunudur.

Yıllardır dedilerki “PKK’yi dış kuvvetler doğurdu ve halada besliyor”. Doğrudur ama madem PKK’yi dış kuvvetler doğurdu bu adamların bugünkü tavırlarında eskiye nazaran bir değişiklik var mı? Hayır. O zaman ne değişti. Planda bir sonraki aşamaya geçildi. Emperyalizm’in iki öğesi vardır. Böl ve yönet. Önce ülkede türlü ayrıştırmaya girdiler. 1923’ten bu yana çıkan kutuplaşmaları hatırlayın. Hangisinin çözümü oldu? Menderes idam edildikten sonra aldığımız Marshall yardımını iade mi ettik yoksa İhtilal açıklamasının sonuna “Nato ve Cento’yla yapılan tüm antlaşmalara bağlıyız” mı dedik? 1980’de gerçekleştirilen Amerikancı Faşist darbenin nedenini hatırlayın. “…ülkede her gün artarak devam eden ölüm olaylarını durdurmaya siyasi iradenin gücü yetmediğinden, demokrasi kendi kendini kontrol edemediğinden…” bu açıklamadan sonra ne oldu sorunlar çözüldü mü? Hayır. Sağ-Sol olayları yerini Türk-Kürt, Alevi-Sunni, Laikler-Müslümanlar (sanki laik olan Müslüman olamıyormuş gibi) kutuplaşmalarına bıraktı. Yazının hepsini buraya koymak istemiyorum.

Kürt sorunun çözümü ne silahların bırakılması ne insanların birbirini affetmesi ne de genel bir af çıkarılmasıdır. Bu sorunu temelinden halletmek lazım yani emperyalizm noktasından. Bu ülke insanları nasıl Kurtuluş savaşında anti-emperyalist mücadeleyi vererek sınırlıda olsa bağımsız bir ülkede yaşamamızı sağlayabildilerse bizde bugün aynısını yapmalıyız. Kültürel haklar, dil özgürlüğü, üniversitelerde Kürdoloji kürsülerinin kurulması bütün bu masum taleplerin ancak o zaman geçerli olur ve o zaman ortaya çıkan insanlar hakikatten Kürt’lerin haklarını ve özgürlüklerini savunur. Şu an konuşanların hepsi kendi dümenlerini çevirme derdindeler.

Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök 2 ay öncesine kadar bebek katili olarak bahsettiği ve bu topraklarda 46 bin kişinin ölümünden mesul olan Apo için şimdi entelektüel yazılar yazıyor. Yok 1000 tane kitap okumuş, yok iyi bir düşünürmüş, yok fikirleri muhakkak dikkate alınmalıdır vs vs vs. Bu yazıdan hemen sonra diğer bütün gazeteler aslında Apo’nun o kadar da kötü bir insan olmadığını yazmaya başladılar.

Akabinde TÜSİAD denen kuruluş durumdan vazife çıkaran cahiller grubu Apo’nun avukatlarıyla görüştüler ve değerli İmralı düşünürünün fikirlerini aldılar. Bunların hepsinin tesadüf olması size de anormal gelmiyor mu? Sanki tek elden yönlendiriliyormuş hissini vermiyor mu? Dağlardan taşlardan bizim bir millet olduğumuzu gösteren, bir halk olduğumuzu gösteren, birliğimizi dirliğimizi temsil eden “Ne Mutlu Türküm Diyene” lafını sırf psikolojik olarak Kürtler kendilerini iyi hissetsinler diye silmeye başlamadılar mı? Kolaycılığa kaçıp sileceğine sen neden bunun ne demek olduğunu anlatmıyorsun. “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” demek olduğunu neden izah etmiyorsun? Yoksa bütün bunlar siyasi iktidar ve onu besleyenlerin işine mi geliyor? Sahi Taraf gazetesinde çıkan “kağıt parçası” vardı ya ne oldu o soruşturma. Bir şey çıkmadı daha değil mi? Ama hemen arkasından ne yaptık askerlerin sivil yargıda yargılanmasıyla ilgili kanun yaptık. Neden? Bugün ülkede ayakta kalan tek sağlam kurum TSK’de onun için. Ne diyordu Fethullah “Son kalenin son makamı ele geçirilinceye kadar sabır.” Az kaldı dostlar bölünmeye de sömürge bir devlet olmaya da…

Her şeyi yapın. “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü de silin (ki silmeye başladınız), okulların isminin başında Türkiye Cumhuriyeti yazısını da silin(ki sildiniz), devlet dairelerinden Atatürk’ün portlerini de indirin(ki tasarı halinde AB uyum yasaları çerçevesinde)... Her şeyi yapın ama şunu unutmayın ki kalbimizden bağımsızlığı, beynimizden Kemalizmi ve vücudumuzun her zerresinde olan anti-emperyalizm’e karşı mücadeleye hiçbir şey yapamayacaksınız. Elbet bu ülkeye oynadığınız oyunların bir gün bozulur ve ettiğiniz kötülüklerin hesabı sorulur. O günlerde yakındır.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Mert Sonay
Yorum 14 Ağustos Cuma günü (BUGÜN) saat 21.00’de Sayın Adnan Oktar CANLI YAYINDA
14 Ağustos Cuma günü (BUGÜN) saat 21.00’de Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları tarafından evrimcilerin Haber Türk’te Sansürsüz programındaki tüm safsatalarına anı anına verilecek cevapları www.harunyahya.tv adresinden canlı olarak izleyebilirsiniz.
14 Ağustos 2009 Cuma 19:07
ümit efekan
Yorum MUTLAKA İZLENMELİ
14 Ağustos Cuma günü (BUGÜN) saat 21.00’de Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları tarafından evrimcilerin Haber Türk’te Sansürsüz programındaki tüm safsatalarına anı anı na verilecek cevapları www.harunyahya.tv adresinden canlı olarak izleyebilirsiniz.
14 Ağustos 2009 Cuma 18:49
türkan
Yorum teşekkür ediyorum
ali butaku arkadaşımıza teşşekür ediyorum bu ülkenin sorunlarını cesurca dile getirdiği için.. bu yazı benim için kendini sözde 'aydın' diye niteleyen birsürü insanın yazdıklarından daha değerli.
01 Ağustos 2009 Cumartesi 02:18
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR