













SANATÇI OLMAK…
Kolay iş değil Sanatçı olmak, Hayatını mesleğine göre yaşamak…
Eğer seni izleyen sevenlerini, seni örnek alan hayranlarını, seni evlerinin kızı, oğlu gibi gören aileleri düşünerek üretmiyorsan eserlerini, hayatını onlara göre yaşamıyorsan sen zaten sanatçı değil sadece icracısındır.
Ya şarkıcısındır, ya resim yapmaya, şiir yazmaya, öykü-roman yazmaya çalışan birisindir.
Nitekim şu an Ekranlarda gördüğümüz isimlerin Çok ciddi bir Çoğunluğu işte böyle sadece İcracı, zira benim şanslılığım zaman, zaman aralarında bulunduğum Ustalardan Halit Kıvanç, Erkin Koray, Erol Günaydın, Kurtalan Ekspres ve Cem Karaca ile Barış Manço’nun yakınlarından dinlediğim anılar öyle gösteriyor. Barış Manço’nun Üvey Babası Muhittin Kocataş’dan bir anı “Yıllar evvel Bir Konser için gidiliyor bir şehre Konser sırasında Gençler Muhittin Baba’nın kim olduğunu bilmeden
“Abi diyor sen bu çocuğu tanıyor musun”
“Ne olacak”
“Birlikte bir yemek, yemek isterdik ama gelmez tabii bizim yediğimiz yeri beğenmez”
“Olur mu canım siz bir deneyin bakalım ne yapacak”
Ve Muhittin Kocataş hemen kulise gidiyor Manço sahneden iner inmez
“Bak oğlum diyor şimdi birkaç çocuk gelecek sana ağabey yemek yer misin diyecek sen sakın ha! İstemeyip “Siz nerde yiyorsunuz deyip onlarla beraber bir köfteciye gideceksin onların yemek yediği yere” diyor ve hadise aynen böyle gerçekleşiyor olay.
Şimdi ise nerelerden geldiğini unutan 3 şarkısının klipi dönen şarkıcı kendini bir şey olmuş sanıyor , korumasız gezmiyor, yaşamına dikkat etmiyor ve son dönemde de gördüğünüz gibi uyuşturucu alemleriyle gündeme geliyor.
İsim mi ne gerek var canım vermeye zaten rezilliği diz boyu her yerde…
