Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Burhan Kale
mavi264@mynet.com
Sadece Yoksullar Özgürdür...
16 Haziran 2009 Salı 11:26

Zenginler ekonomi, yoksullar siyaset konuşur, tartışır...

 

Bu nedenle, ABD ve AB zengindir ve zenginliğini sürekli çoğaltır malum memleketler ise sürekli siyasal çatışmalar ve iç karışıklıklar yaşar...

 

Bu nedenle, bizler genellikle yaz tatilini bulunduğumuz şehirlerde turistler ülkemizin en güzel şehirlerinde geçirirler...

 

Birilerinin kulaklarına, kalplerine başka birileri ne fısıldarsa onu yazar, onu tartışır...

 

Bu yüzden birileri hakkında birileri raporlar hazırlar birileri zamanı gelince birilerine haber verir ve birileri haber yapar ve memleket aslını faslını tartışırken zenginler daha zengin yoksullar daha yoksul olur...

 

Olsun demokrasi sağ olsun, darbe olmasın da cunta olmasın da...

 

İnsanlar işsiz ve aç olsalar da işsizim acım desinler de kendilerini ifade etsinler de...  

 

Özgürlük zaten paranın icadıyla birlikte alınıp satılan bir şeydir...

 

Bu nedenle sadece yoksullar özgürdür...

 

Mevziler sadece savaşta değil belki daha fazla barış zamanlarında kurulur ve kuvvetlendirilir...

 

Bu yüzden bazı davalar açılır kimi örgütler yıkılır kimisi zamanı gelince yıkılmak üzere kurulur...

 

Düşmanlıklar barış zamanlarında palazlanır...

 

Kin, nefret tohumları her mevzii sahibinin ya da sahiplerinin planladığı ya da planladıkları farklı gelecek modellerine göre durmaksızın atılır, yayılır barış zamanlarında...

 

Bunların örnekleri siyasi tarihte gerçekten çoktur...

 

Herkesin korkması gerekenler de farklıdır...

 

Neden çünkü insanlar birbirlerinden farklıdır...

 

Kimileri şeriat gelecek korkusu ile nasıl davranmaları gerektiği hakkında eğitilir...

 

Kimileri laiklik elden gidecek korkusu ile...

 

Kimileri sistemin kazanımlarının kendilerine göre kaybedildiği korkuları içinde...


Kimileri geçim derdi ile...


Kimileri gelecek belirsizliği karşısında olanaklarını ya da makamlarını kaybetme korkuları ile...

 

Sürekli eğitim alır...

 

Buna sosyalleşme denir...

 

Bunların da ötesinde “Dünyada ölümden başkası yalan” safsataları içinde hayatı yaşamayı başkalarına bırakanlarımız var...

 

Bu dünya böyle gelmiş böyle gider” deyip ümitsizliğe düşenlerimiz de var...

 

Gidişat o ki bu özgürlük ve demokrasi içerinde aydınımız cahilimiz galiba hepimiz fikrimizi zikrimizi özgürce söylerken yazarken çizerken yaptığımız tek şey eteğimizdeki taşları dökmek değil eteğimize yeni yeni taşlar almak...

 

Galiba güven sorununu aşmadan bu taşlardan kurtulmak mümkün değil...

 

Ne acıdır ki bu güven sorunu var; insanlar bizim insanlarımız, kurumlar bizim kurumlarımız iken...
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Cumhurbaşkanı'nın Görev Süresi Kaç Yıl?
Cumhurbaşkanı\'nın Görev Süresi Kaç Yıl? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR