Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Ruşen Hakkı Kimdir
Ruşen Hakkı Kimdir
11 Nisan 2011 Pazartesi 21:57
Sennur Sezer yazısı: Daha İzmit’e girmeden Ruşen Hakkı adı geçer içinizden. İlk kez buraya geliyor olsanız bile, yabancılık duygusu yaşamazsınız.

21 Temmuz 1936 günü Kütahya’da doğdu. Kütahya Erkek Sanat Enstitüsü Demircilik Bölümünü bitirene dek türlü işlerde çıraklık ve kalfalık yaptı. 1956-82 yılları arasında kadastro teknisyeni ve fen memuru olarak çalışıp emekliye ayrıldı. 1964 yılından beri İzmit’te yaşıyor ve 1971’de Işık gazetesinde “Günce” başlığı altında günlük yazılar yayınladı. İlk şiiri ‘Yollarda’ 1954 yılında Yeşilay dergisinde yayınlandı. Torun Balıkçı ve R. H. imzalarını da kullanmıştır. Şiirleri: Köprü (1962), Yuvarlak Masa Oturumu (1964), Hüznün Dalgın Kuşları (1968), Dağlama (1974), Çakmaktaşı Kav Kıvılcım (1980), Canevimden (1989), Üretimde Sevda (1993), Elini Hünerle-Kuşlara Yelek Giydir (1999). Hikayeleri: Sokağın Ucu Deniz (1977), Irmak (1979), Kentin Konukları (1991), Sırtı Çil Çiçeği Bahçesi Kadın (1996), Benim Sevgili Papatyam (Çocuk hikayesi, 2001). Romanı: Umudun Çiçeklendiği Günler (1991). Günlüğü: Bir Şafaktan Bir Şafağa (1997).

Sennur Sezer'in Günlük Evrensel gazetesinde, Ruşen Hakkı için yazdığı yazı:

Merhaba Ruşen,
İnsan yaş aldıkça incinir oluyor, esen yelden, uçan kuştan. Zor hayatların bir armağanı bu elbet. Sonra arkadaşlara bir hoşça kal diyemeden helallaşıveriyoruz dünyayla.Dostlar sıcacık anıyorlar bizi. Ne var ki duymuyoruz. Oysa  ardımızdan söylenenleri hastayken duysak iyi gelirdi belki. Bu yüzden genç arkadaşlardan biri, Kadir İncesu hastalığını duyurduğu arkadaşlarımızdan selamlar da toplamış. Hepsini sıcak sıcak sana iletiyorum. Şifa niyetine .
Dostluk yaşasın diyorum sonra. Çünkü senin yüzün dostluğun yüzüdür.

Kocaeli’nin Şiir Feneri

Bir şehir bir adla çağrılabilir. Ruşen Hakkı için :“Kocaeli’nin Şiir Feneri” demiştim, bir yazımda. Onun yaşadığı yerde, hatta başka kentlerde; şiire-yazıya gönül vermiş herkesin dostu, öğretmeni, abisi olduğu bilinir... Daha İzmit’e girmeden Ruşen Hakkı adı geçer içinizden. İlk kez buraya geliyor olsanız bile, yabancılık duygusu yaşamazsınız. Nasıl olsa derya deniz Ruşen Hakkı oradadır ve her yol ona çıkar. İnandığı değerlerden ödün vermeyen, emeğin mücadelesini ömür boyu sürdüren, bulunduğu her yerde aydınlığın, bilimin izini süren, her türlü savaşımında öfkesini akıl ve bilinçle yönlendiren bir kimlik Ruşen Hakkı. Esip, gürleyip, yanıp yakan değil; seven, kollayan, gözeten, eğiten biri. Bunları yaparken de yalandan, yalakalıktan uzak duran, baş eğmez tutumuyla ironisini ve gülüşünü duyuran birisi. Bir insan için; bunca özellik ve güzelliklerden başka ne olabilir?... Biliyorum ki, şimdi çıkıp yanına gitsem, yine gülmeden kırıp geçirecek bizleri. İyi ki varsın Ruşen Hakkı!..

ARİFE  KALENDER

Ruşen Hakkı, Kocaeli’nin koca şairi… Unutulmaz insan… Sağlığına kavuşman hepimizi mutlu edecek…

MEHMET BAŞARAN

Benim görüşüm odur ki Ruşen Hakkı şiirimizin büyük ustalarındandır. Onun şiiri halkın şiiridir, yaşayan iyi insanın, dürüst insanın şiiridir. Ezilen insanın, dünyaya emek vermiş ve karşılığında güzellikler elde ederken kendi için hiçbir şey elde etmek istememiş bir aydının şiiridir. Ruşen Hakkı’nın adı İzmit’le özdeşleşti, ama o hepimizin şairi oldu. Onda yaşayan İstanbul’dur, İzmir’dir, Adıyaman’dır ve her yerdir. Biz onda gerçekçiliğin anlamını bulduk, gerçeğin ne olup ne olmadığını öğrendik. Bir gün gene birlikte kadeh kaldıracağız.

AFŞAR TİMUÇİN

Sen ki, Türkiye insanını ve değerlerini, doğduğun kent olan Kütahya çinilerinde olduğu gibi dizelerinde nakışlayansın.
Sen ki, yaşamını sürdürdüğün, ortasından tren geçen kenti, şiirlerinde emekçileriyle birlikte  yüceltip güzelleyensin.
Sen ki, hayatın demirden çeliğe dönüştürdüğü bir insansın. Kolay kolay peşkir atmazsın biliyorum.

GÜNGÖR GENÇAY

Kapıyı çaldım ses yok, içeri girdim/Seslendim usulca: nerelere saklandın?/Ve birden ürktüm sensizliğimden,/Uçup gitti pencereden aklım… demiştin bir şiirinde. Geldim. Çaldım kapını! Kimseler açmadı. İçimde bir sıkıntı var sesini duyamadım ya belki de ondan! İçimdeki sıkıntı bir nar gibi dağılsın diye önümdeki beyaz kağıda, o en çok sevdiğim şiirini yazıyorum; Bir türküyü dinliyorum sırtımda duvar/Adımlarından anlıyorum saçları panayırlı/ Geçip gidiyordu - Ardından güz çiçekleri./Bir kumsalı akşamlıyorum sırtımda eli/Duruşundan anlıyorum ucundayız sevişmenin/Usulca uzanıyor - Gözleri menevişli./Bir döşeği atıyorum gerildikçe kollarım/Soluğundan anlıyorum tükendi tükenecek/Köprü olsa - Altından ırmaklarım./Ürkek ama hep ürkek/Hüznün dalgın kuşları. 

EROL ÖZYİĞİT

Sözcükler dökülsün yine beyninden. Hepimizin gereksinmesi ışığınıza. Bekliyorum kitaplarınızı... Oldu mu?

MUZAFFER İZGÜ

Ruşen Hakkı, “ellerini hünerleyip kuşlara yelek giydiren”, “rakıyı öpen”, su gibi dökülen sesiyle, “havalandırmaya inen türküler” söyleyen hüzünlü şiirlerin ozanıdır. Adı aklımızdan hiç çıkmayacak izleri vardır bizde. Her yeni çıkan kitabımız için yazılar yazan, emekçileri yalınayak bırakan “Sermaye kuşlarıyla” savaşımda olan, umudun filizlenmesi için çalışan bir sanatçımızdır. Sevgileri, sevileri, kentleri, doğayı sorguladı, türküledi, yüzünü hüzünlerle yıkadı, içimizi ısıtan şiirler yazdı.

HASAN AKARSU

Devirip geçtim yüzyılın yarısını
Ama ezberleyemedim hâlâ çiçek adlarını  (Ruşen Hakkı)
O, yukarıya aldığım dizelerinde onca ömürde çiçeklerin adlarını ezberleyemediğini söylüyor ama, sakın kanmayın… Ürettiği şiirler ve de dünyaya yansıttığı her soluğunda sözcüklerden oluşturduğu şiir evreninde duygunun çiçeklerini de üretmektedir Ruşen Hakkı. Bu çiçeklerin artık solabilmesi olası değildir.

CELAL ÖZCAN
 
Ruşen Hakkı, İzmit’te bir deniz feneri olmuştur dostlarına. Açık denizlerden gelen insanların sığındığı bir limandır o. Onun bulunduğu sofralar cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün sofrasına benzerdi. Kültürün, sanatın, edebiyatın, dostluğun, özverinin, şiirin, onca güzelliğin boy verdiği bu sofralara oturduğunuz andaki durumunuzdan bambaşka bir kimlikle kalkardınız.
Bir an evvel sevgiden oluşturduğumuz halayın bir ucundan tutmasını diliyoruz.

AHMET ÖZER

Yazmanın erdemine inanmış, taşra koşullarını edebiyatçılığının lehine çevirmiş biri Ruşen Hakkı. Taşrada kalıp Babıali dergilerine kabul ettirmiştir kendini. Yani zor olanı başarmış Ruşen Hakkı; edebiyat dışında bir uğraşısı olmamıştır. Bir derviş tevazuu içinde ve ipekböceği sabrıyla kozasını örmüş, bundan dolayı da kimselerden alkış, ilgi, ödül beklentisi olmamıştır. Buna karşılık İzmit’e yolu düşen herkesi ev sahibi sıcaklığıyla ve içtenliğiyle karşılamıştır.
Umuyor ve diliyorum ki, daha uzun yıllar, bizleri dostluğuyla onurlandıracaktır.

NECATİ GÜNGÖR

İzmit’te yaşamak, O’nunla hep güzel olmuştur. Yakın çevresinde bulunanlar olarak, O’na Şiir Çınarımız dedik. Özverili kişiliğiyle birçok yazar ve şaire destek olan Ruşen Hakkı, edebiyatımızın sevilen kalemler listesinde başta olan değerlerimizdendir. Ruşen Abi iyileşmiş olarak çıkacak, çıkmalı yoğun bakımdan. Yürekten inanıyorum buna. Abi! Sevenlerin seni bekliyor.

İHSAN TOPÇU

İnsan, toplumdan doğadan ve dünyadan aldıklarından fazlasını onlara geri verendir. İnsan, “ben” demeden, “biz” diyendir. Ruşen Hakkı, şiir öykü ve günlüğün onurlu ismi ve tanımlamaya çalıştığımız insanın adıdır. Sevgili Ruşen Ağabey, hastalıklar karamsarlık yaratsa da yüreğimizin aydınlık yanı o karamsarlığı dağıtır. Şimdi ben o dağılmış karamsarlıktan fışkıran umudun aydınlığın sesiyle sana “geçmiş olsun” diyor, bir an önce yanı başında seni bekleyen şiirlere, öykülere ve biz dostlarına dönmeni istiyorum.

HASAN HÜSEYİN YALVAÇ

55 yıllık dostum körfezin değerli Şairi Ruşen Hakkı’nın rahatsızlığını duydum, çok üzgünüm. 1970 TRT Öykü Büyük Ödülü aldığım zaman benimle “Türk Yolu Bizim Şehir” gazetesine ilk röportajı Ruşen Hakkı yapmıştı. Bir kaç yıl önce Ruşen Hakkı’nın 50. Sanat Yılında İzmit’te yapılan toplantıda bir konuşma yaptım. Ruşen Hakkı şiirinde sözcükleri süte dönüştüren, Türkçenin tabletinden çıkmış çok seçkin bir şairimizdir. Sevgimle, Saygımla...

OSMAN ŞAHİN

Sayrılık da sağlıcak da biz insanlar için. diye bir söylem var. Duyduk ki, iş yoğun bakıma kadar varmış. Kendine iyi bak! desem, “Hayır, yaşamım şu an sağaltanlarımın elinde” diyesin gelebilir. O zaman Ruşen Hakkı’ya iyileştikten sonra bol şiir ve öykülü güllerle!
MÜSLİM ÇELİK

Ruşen Ustam, duydum ki sayrıymışsın. Sen ne sayrılıklar gördün, tınmadın. Yine öyle olacak, merak etme. Sevgili şairim, İhsan hoca, sen, ben, birlikte İda Dağlarına yaptığımız şiirli yolculuğu anımsıyor musun? Ben hiç unutmadım. Hani derler ya; O yolculukta “çocuklar kadar şendik.” Yaşamımın en güzel ve kaygısız yolculuğuydu. İda dağları bu bahar da bizi bekliyor. Çabuk iyileş olur mu...

AYTEN MUTLU  

İzmit’in koca eli...şimdi eline el, yüreğine yürek, nefesine nefes, canına can olma zamanı.
Şimdi, şairin söylediği gibi “başını gövdeme yasla, gövdem gövdene can olsun. Senin dudağında açan bordo gül, yüreğimde patlayan isyan olsun” deme zamanı.
Tez ayağa kalk Ruşen Abi.
Sesim sesini, bakışlarım bakışlarını özlüyor.

YILMAZ YEŞİLDAĞ

Haydi Ruşen Ağabey,
“Ben uzak sevgilere dadanmış insan,
bütün şiirlerimi sana adadım
Sen yoluna kurbanlar kestiğim
Gelinim, iki gözüm,” dediğin Türkan Ablayı daha fazla bekletmeyelim. Bize kahve yapacak…
Ruşen Ağabey,
Seni bekliyoruz, kollarımız, yüreklerimiz açık…


Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
HABER YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR