Başbakan
Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç, Beşiktaş'taki çalışma
ofisinde cemaat vakıfları yönetim kurulu başkanları ve dini liderlerle
bir araya geldi.
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Musevileri
Hahambaşı İshak Haleva, Gürcü
Katolik Kilisesi Vakfı adına Simon
Zazadze,
Ermeni Ortodoks Vakfı adına Başpiskopos Aram Ateşyan, Süryani
Kadim Ortodoks Cemaati adına Yusuf Çetin'in de aralarında bulunduğu 21
kişi katıldı.
Bülent Arınç burada yaptığı konuşmada, "
Türkiye'de son yıllarda temel hak ve özgürlükler
alanında
ciddi adımlar atıldığını belirten
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı
Bülent Arınç, Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan
herkesin Türkiye'nin asli unsuru olduğunu ve kimsenin bir diğerine
üstünlüğünün söz konusu olamayacağını belirtti. Arınç,
"Bu güne
kadar birçok sorun tamamen çözülmemiş olabilir, şartlar bir kısım
gelişmelerin daha yavaş seyretmesine, bir kısım ilerlemelerin çok
kapsamlı ve çok yaygın şekilde hayata geçmesine sebep olmuş olabilir.
Ancak şunu samimiyetle ifade etmek durumundayız. Biz hiçbir sorunu
görmezlikten gelmiyoruz. Hiçbir sorunun üzerini örtmüyoruz. Hiçbir
sorunu yok saymıyoruz. Daha önemlisi, bu sorunları üreten zihniyetin,
bu sorunların
devamını arzulayan yaklaşımları da tasvip etmiyoruz. Her konunun makul bir
çözümü olduğuna inanıyoruz." Şeklinde konuştu.
Arınç,
gazetecilerin
"Ruhban okulu konusu toplantıda gündeme geldi mi?"
şeklindeki sorusu üzerine Arınç, "Heybeliada ruhban okulu
konuşmalarımız içinde geçti. Sayın Patrik bu konudaki düşüncelerini
ifade etti. Bu düşünceleri zaten hepimiz de biliyoruz. Bu konuda bir
çalışma yapıldığını zaman zaman Sayın Başbakanımız, Milli Eğitim
Bakanımız, Devlet Bakanımız ifade ediyorlar. Biz iyi niyetle olaya
yaklaşıyoruz. Ama geçmişten bu yana Anayasa Mahkemesi ve diğer mevzuat
hükümlerinin bu konuda kısıtlama getirdiğini hepimiz çok iyi biliyoruz.
Hükümetimizi bu konudaki düşüncesini tekrar ifade etmek istiyorum.
Dini
inançlara sahip, ülkemizde yaşayan, insanların azınlık statüsünde
değerlendirilsin, değerlendirilmesin,
Lozan'dan kaynaklanan hakları söz
konusu edilirse edilsin. Kaldı ki biz onları bu ülkemizin vatandaşı
olarak başkalarından farklı bakmıyoruz. Onların dini adam veya din
görevlisi yetiştirme ihtiyaçlarını, dini inançlarının bir gereği olarak
haklı ve makul bulunuyoruz. Dolayısıyla Heybeliada Ruhban Okulu'nun
Hukuki mevzuatımız içinde tekrar eğitime başlaması hususunda
hükümetimizin, şahsımın bir kararı olduğunu söylemeliyim. Ancak
Önümüzdeki engelleri yine bir hukuk devleti olan Türkiye'nin kendi
mevzuat içinde umarım çok fazla geçmeden gerçekleştireceğiz. Bu konuda
sayın Patrik ve yetkililerle görüşmemiz devam ediyor.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR