











Çarşaflı ve baş örtülü kadınlara CHP tarafından rozet takılamaz diye düşünenler oldukça fazla. Neden bu kadar güçlerine gitti bu durum ve neden bunu kaldırabilecek kadar aydın olamıyor insanlar. Bu düşüncelerin temelinde yatan aslında hiç bir şeye, hiçbir yere yakışmıyor kadınlar. Kadın dediğin evinde oturmalı çünkü. Değil mi? Erkek egemen bir toplumda kadının yaptığı her çıkış bir şekilde bastırılıyor, önleniyor. Çünkü en kolay sömürülen, en kolay faydalanilabilen kadındır.
Gözlemlerim o ki: kadının toplum içinde bir yer edinebilmesi, tepkilerini gösterebilmesi hala mümkün değildir.
Aynı düşüncedeki bir erkek üniversitede okurken, başı örülü bir kadın okuyamamaktadır ve bu durum kimseyi rahatsız etmemektedir, ne kızın ailesi, dayısı, teyzesi,amcası,dedesi, partisi, hiç kimse o kadın çığlıklarının yanında olmamaktadır. Neden? Temel düşünce: ne işin var okuyupta, otur oturduğun yerdedir.
Başörtülü öğrencilerin asıl desteği yakın çevresi , ailesi, mahalledeki komşuları olmalıdır, yürüdükleri zaman hep beraber yürümelidir.
Belki de zamanla kadının kendiside aynı şeyi düşünmektedir. Okuyabilirsem okurum, okuyamasam evlenirim. Zaten okusam da evlendiğimde çalışmayacağım, ki bu tur kızlarla evlenmiş erkeklerde çoğunlukla kadını çalıştırmayı da düşünmezler.
Erkeklerin cirit attığı siyaset meydanlarında da kadının işi yoktur ne yazık ki. ve bu sebeple çarşaflı bir kadının, o haliyle olsa olsa yeri kocasının evidir, bir siyasi parti değil.
Sadece yabancı sermaye, Avrupa birliği ve iş adamlarıyla kucaklaşıp kaynaşan SAĞ PARTİlerden belki o çarşaflı kadın bıkmıştır artık ne dersiniz?
Solun hayır dediği başörtüye Sağ Parti varken sahip mi sanki kadınlar? Ve beklide istediği tek şey başörtüsü takma özgürlüğü değildir kadının: beklide istediği: Vatanın Bölünmeyecek bütünlüğüdür, komşu ülkelerindeki savaşların üssü olmamaktır, Abd egemenliğinin kalkmasıdır, adalettir, yoksullukla birlikte zenginliğinde artmamasıdır.
