Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Cüneyt Kanat
cuneytkanat@haberajans.com
Postmodern Ortadoğu!
04 Nisan 2011 Pazartesi 21:01

Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler, bölgede artık ciddi bir değişim sürecinin başladığını ortaya koydu. Pek çok ülke bu değişim rüzgarından etkilendi. Buna bağlı olarak Ordoğu halkları öncelikli olarak demokrasi için harekete geçtiler. Ancak henüz sonuç alınan bir ülke yok.

Ama olacak?

Hareketlerin başladığı bu ülkelere başkaları da katılacak. Merak edilen ise şu; peki bu hareketlerin etkisiyle koltuklarını terketmek zorunda kalan liderlerin ardından ne olacak? Yani bütün bu diktatörler gittikten sonra tam olarak ne olacak? Demokrasi mi gelecek, iç çatışmaların olduğu müthiş bir kaos ortamı mı ortaya çıkacak? Asıl önemli olan bu diye, düşünüyorum.

Asırlık liderlerin uzaklaştırılması bazen ülke halkı, bazen ise batılı güçlerin etkisiyle mümkün oluyor. Fakat sonrasında, Mısır ve Tunus örneğinde gördüğümüz gibi, halkın emeği ve katkıları ile ortaya çıkan bu sonuç yine onlar lehine bir dönüşüm hareketi olarak karşımıza çıkmıyor. En azından şu ana kadar böyle olmadı. Hâlâ bekliyoruz. Bunun en güzel örneğini Mısır’da gördük. Mübarek gitti ama yerine asker geldi.

Halkın istediği ise bu değildi.

İşte Ortadoğu için asıl tehlike burada başlıyor. Yani eğer bütün bu çabalardan sonra, ortaya beklenmeyen bir kaotik durum çıkarsa bu Ortadoğu için çok kötü sonuçlar verecektir.

Ben kötümser olmak istemiyorum. Ve bütün bu gelişmelerin sonucunda dinamik, demokratik, daha özgür, refah düzeyi daha yüksek, eğitimi ön plana alan, özellikle kadın hakları konusunda duyarlı bir Ortadoğu beklentisi içerisindeyim.

Bu konudaki postmodern beklentilerimle çok mu iyimserim, bilmiyorum?

Felaket haberleri çok fazla. Ayrıca bunun için durmaksızın çalışan batılı ülkelerin sayısı hiç de az değil. Bütün bunları hepimiz biliyoruz.

Hareketin son merkezi olan Suriye’ye bakalım. Beşşer Esad reformlardan söz ediyor. Ancak şu ana kadar ortada somut bir şey yok. Şunu kabul etmeliyiz ki, Beşşer Esad babasından çok farklı, en azından Türkiye ile olan ilişkilerinde yapıcı, pozitif ve tutarlı bir politika sergiledi bugüne dek. Ancak, şu ana kadar, sadece kabinenin istifası dışında önemli bir gelişme göremiyoruz. Aslında halkın beklediği de bu değil.

Halk uygulayıcıların değil, sistemin değişmesini isitiyor.

Ama bu yönde herhangi bir adım atılması söz konusu değil. Hiçbir lider bu konuda gönüllü ve isteyerek bir adım atmaya yanaşmıyor. Fedakarlık yapmayı istemiyor.

Bütün problem de burada başlıyor zaten.

Halbuki halkın isteklerine kulak verilse, ülkenin demokratikleşmesine yardımcı olmak için ilk önce bu asırlık liderler harekete geçse, her şey ne kadar kolay ve ne kadar güzel olurdu.

Post modern bir Ortadoğu düşünün. Zaten pek çok ülkede petrol var. Yani refah seviyesi ile ilgili bir sorun yok. Sadece yönetimsel bir gelişme bu ülkelerde her şeyi kolaylıkla yoluna koyacak. Böylece modern dünyaya her anlamda entegre olmuş bir Ortadoğu, hem dünya devletleri hem Ortadoğu için çok daha güzel günlerin habercisi olmayacak mı?

Eminim olacak. Ama ne zaman?

Beklemeye devam edeceğiz!

 

Da Vinci Şifresi

Bu konuya temas etmeden geçemeyeceğim. Kısacık da olsa bir eğitimci değil belki ama çocuğu sınava girmiş bir veli olarak birkaç satır yazmak istiyorum.

Özellikle matematik sorularındaki şifreleme gerçekten hayret verici. Çok ciddi bir çalışma sonucunda ortaya konmuş bir sonuç. Dün saat 11.00 de hemen hemen tüm kanallardan yapılan açıklamayı dikkatle dinledim. Söz edilen kitapçıktaki şifreleme zaten yetkililer tarafından inkâr edilmiyor. Ancak böyle bir durum nasıl ortaya çıktı bunun cevabı da tam olarak verilemiyor. “Master kitapçıktan tek nusha olarak üretilen basın için yaratılmış bir kopya imiş!” İyi de neden böyle bir şifrelemeye gidildi. Bunun tesadüf olması hiç kimseye inandırıcı gelmiyor.

Bana da gelmedi.

Çocuğum da çok endişeli.

Ayrıca, dün yapılan açıklamada, saat 12.30'dan itibaren her aday kitapçığını görebilecek dendi. Ama nerede! Pazartesi akşamı saat 20.00 itibariyle, sadece Adana ile Burdur illeri arasındaki sınav merkezlerinde uygulanmış olan kitapçıklara ulaşılabiliyor.

ÖSYM sayfasındaki bu konu ile ilgili açıklama aynen şöyle:

2011-YGS'ye giren adaylar kendisine ait soru kitapçığı koduna http://sonuc.osym.gov.tr/Sorgu.aspx?SonucID=1097 adresinden erişebilirler. Soru kitapçık numarası ve bina kodu bilgisiyle kendi kitapçılarını ftp://2011ygs-kitapcik.osym.gov.tr adresinden görüntüleyebilirler. Şu ana kadar ADANA - BURDUR illeri arasındaki sınav merkezlerinde sınava giren adayların soru kitapçıkları hazırlanmıştır. Diğer illerde sınava giren adayların kitapçıkları hazır olduğunda sisteme eklenecektir. Kitapçıklar tüm kamuoyuna açıktır.”

 Ciddi bir iletişimsizlik ve kurum içi kopukluk var. Bunlar beni bir veli olarak endişeye sevk ediyor. Evet sayın başkanın söylediği gibi kendilerine ve kuruma güvenmek istiyoruz ama, bu nasıl olacak. Bizi nasıl ikna edecekler merakla bekliyorum.

Sadece “Bize güvenin” ifadesi bunun için yeterli değil.

Daha somut adımlar atılmalı.

En azından ben bir veli olarak bunu bekliyorum. Ve biliyorum ki, bütün veliler ve sınava katılan gençler bunu bekliyor.

 

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Emre yılmaz
Yorum ortadoğu ve ygs skandalı
sevgili hocam,ortadoğu da yaşanan şeyler aslında hiçte hoş değil.bir sürü sivil insanın hayatını kaybetmesine sebep oldu.keşke bütün bunlar yaşanmadan gerekli değişimler yapılabilse.ya da keşke halk bu tür ayaklanmalar yapmadan onları dinleyen birileri olsa.bu konuda iyimser olmak,ümitli olmak evet güzel ama düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı,kadın haklarına pek önem verilmeyen bir toplum için ne kadar iyimser olabiliriz..dileğim tabiki bunlarının aksinin gerçekleşmesi...ygs skandalına gelince bugüne kadar hangi kuruma tam olarak güvenebildik ki..üzüldüğüm tek şey biz de bu sınav sürecinden geçtik..sürecin ne kadar zor olduğunu nelerden fedakarlık yapıldığını biliyoruz sınava giren arkadaşlarımızın emeğine üzülüyorum sadece..
12 Nisan 2011 Salı 19:09
Savaş Yavuz
Yorum Post Modern Ortadoğu Düşüncesi ve YGS Skandalı
Sevgili hocam, öncelikle her iki yazınız için teşekkür ederim. Birinci yazıda yani Ortadoğu ile ilgili yazınızı çok beğendim.Yalnız ifade ettiğiniz gibi ''Halbuki halkın isteklerine kulak verilse, ülkenin demokratikleşmesine yardımcı olmak için ilk önce bu asırlık liderler harekete geçse, her şey ne kadar kolay ve ne kadar güzel olurdu. Post modern bir Ortadoğu düşünün. Zaten pek çok ülkede petrol var. Yani refah seviyesi ile ilgili bir sorun yok. Sadece yönetimsel bir gelişme bu ülkelerde her şeyi kolaylıkla yoluna koyacak. Böylece modern dünyaya her anlamda entegre olmuş bir Ortadoğu, hem dünya devletleri hem Ortadoğu için çok daha güzel günlerin habercisi olmayacak mı? Eminim olacak. Ama ne zaman? Beklemeye devam edeceğiz!'' Çok iyimser olmamış mı? Çünkü yıllardan beri aynı olaylar devam ediyor Krallar servetlerine servet katıp halkı oyuncak!! gibi kullanmaya devam ediyorlar Bunun değişeceğine inancım çok az.Çünkü Avrupa toplumu o evreleri yüzyıllar önce aşıp ta bu duruma gelebildiler Belki sizin gibi iyimser olup o günleri bir gün göreceğiz ama bir gün ne zaman gelir, o meçhul... İkinci konu ise gündemde 1-2 haftadır hatta daha da fazladır yer tutan YGS Skandalı...Tamamıyla eğitim siteminin oturmamışlığından kaynaklanan büyük bir sorunun kolu gibi... Tıpkı Nil Nehri'nin sayısız kolu gibi. Yok bilmem KPSS, yok bilmem YGS, yok bilmem ÖSS kalksın YGS ve LYS gelsin. Biz hala büyük olayın kollarıyla uğraşıyoruz.Gözlerimizi yerden hala alamıyoruz Ve bu kollarla uğraşmak yerine ana soruna yönelmedikçe çok skandallar, iptal olunan sınavlar ve üzüntülü aileler ve gençler göreceğiz...
09 Nisan 2011 Cumartesi 13:10
Kağan GÜRBÜZ
Yorum ÇELİŞKİLER !
Kıymetlı hocam KPSS skandalından sonra bu memlekette hiç bir öğrencinin ve velisinin sınavı organize eden kuruma güveni kalmamıştır.Yapılması gerekenlerin yapılacağını zannetmiyorum.Ülkede her kurumda reform denilerek birçok yenilikler yapıldı.Görüyoruz ki yapılan reformlar rayına oturmamış,eğer yapılan reform sa bize bugüne kadar reformu yanlış anlatmışlar.Büyük bir tehlike gerçekten eğer böyle bi şifrelemeyle yıllardır bazı sistemler yürüyorsa şimdi bazı şeyleri daha iyi anlıyorum.Mesela bir sabah kalkıyorum gazetede şu yazıyor apandist ameliyatı olacak kadının böbrekleri alındı yada bir beyefendi için kürtaj olması gerek gibi raporların hekimlerce düzenlenmesi.Anlatmak istediğim bu çıkan doktorlar acaba bu şifreyi bilerek mi tıp fakültelerini kazandılar.Tabi ki bunlar her meslek dalı için de geçerli.
05 Nisan 2011 Salı 17:54
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR