













İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), 9 Kasım’da 71.543 puana kadar yükselmişti. Geçen hafta 62.667 puana kadar geriledikten sonra bir miktar tepki alımı ile toparlandı ve haftayı 63524 puan seviyesinde tamamladı. Avrupa borsaları ile vadeli ABD endekslerinin olumlu bir görünüm sergilemesi İMKB'nin açılışında etkili oldu. Geçen haftanın son işlem günü Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) faiz indirim kararının ardından, İMKB'nin ilk seansta yurtdışındaki alıcılı seyre bağlı olarak kısmi bir yükseliş yaşadı. Ancak günün ikinci yarısında yurtdışı piyasalarda gözlenen satışlar İMKB'nin teknik açıdan kritik seviyede bulunması nedeniyle, düşüşün hızlanmasına neden oldu. TCMB kararlarının bankacılık sektörüne olumsuz etki edeceğine yönelik beklentiler de kar satışları üzerinde etkili oldu. Bunun yanında ABD Doları geçen hafta yaklaşık beş aylık aradan sonra 1,5400 TL seviyesini geçti. İstanbul serbest piyasada avronun satış fiyatı 2,0450 lira seviyesinde kapattı.
Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,3226, sterlin-dolar paritesi 1,5514, yen-dolar paritesi ise 84,07 düzeyinde seyrediyor. ABD ekonomisinin bu defa toparlanmaya geçmesi bizim gibi gelişmekte olan ülkeleri endişelendiriyor. Zira konut piyasalarındaki ve istihdamdaki olumlu gelişmeler faiz artışlarını gündeme getirecek, bu olay da bol likiditenin sonu anlamına gelecek. 2008-2009 yıllarındaki ABD kaynaklı, AB destekli küresel krizin büyük bir çöküşe yol açmasını engellemek için alınan önlemler, parasal genişlemeler 2009 yılı Mart ayından bu yana finansal piyasalarda özellikle gelişmekte olan ülkelere doğru fon akışının hızla sürmesine yol açmıştı. Bu dönemde Türkiye'ye de ciddi sayılabilecek fon akışları oldu. İMKB 2009 yılında 2,2 miyar dolarlık bir yabancı alımıyla bir önceki yıla göre yüzde 96 yükseldi. 2010 yılında ise özellikle Haziran-Ekim döneminde 3,2 milyar dolarlık yabancı alımı, endeksin 71 bin puanı aşmasını sağladı. Bu yıl borsa yılbaşına göre yüzde 20 artış yapmış durumda. Ancak Kasım ayından bu yana İMKB endeksinin belirgin bir düşüş trendine girdiği görülüyor. Borsa geçen hafta boyunca banka hisselerine dönük satışlarla aşağı yönlü dalgalanmasına devam etti. Geçtiğimiz hafta içerisinde AB liderler zirvesinde alınan daimi kurtarma mekanizması ile ilgili karar cuma günü kısa bir süre endeksi yüzde 2'ye yakın yukarıda tutsa da özellikle banka hisselerine yönelik yoğun satışlar, endeksin 64 bin desteğini kırmasına yol açtı.
Kasım ayı başında yaptığımız değerlendirmelerde bilanço beklentilerinin sona ermesinin ardından bir düzeltme beklenmesi gerekliliğini sizlerle paylaşmıştık. Yaşanan düşüş sürecinin beklediğimiz bu düzeltme olduğunu söylemek mümkün. Gelişmiş ülkelerin ve ABD borsalarının yükselişe geçtiği bir sırada Türkiye borsasının düşüşe geçmesinin en önemli nedeni endekse gereğinden çok fazla etki yapan banka hisselerinde yaşanan satışlar olduğu kanaatindeyim. Bankalar artık eskisi gibi kolay para satamıyor ve kolay mevduat toplayamıyor. Özellikle yabancı yatırımcılar banka hisselerinde satışa geçti. Çünkü Türkiye, halen kârlı oldukları ve rahatça kârlarını realize ederek çıkabildikleri bir piyasa. Merkez Bankası'nın politika faiz oranını yarım puan indirmesi ve sıcak paranın oluşturacağı tehditlere karşı aldığı önlemler piyasalarda risk iştahını bir süre erteleyecek olması da bu düşüşte etkili oldu. Ayrıca bankaların kâr marjlarının düşeceği söylentileri ve beklentileri de olumsuz ayrışmada önemli bir etken. Ama gelişmiş ülkeler ile Negatif bir ayrışmanın Türkiye'nin makroekonomik verilerinden kaynaklanmadığı, geçici bir yabancı satışından ibaret olduğunu da söyleyebiliriz. Bol Kazançlı bereketli bir hafta dileğiyle…
Muhabbetle kalın…
Bilal KILIKLI
Mali Müşavir & Ekonomist
Kilikli_bilal@hotmail.com
